Paketlerin içindeki gizli tehlike: Bir çocuk ölümden döndü, koruyucu maddeler çocuklar için büyük risk oluşturuyor

Antalya’da marketten alınan paketli çikolatalı kekin içinden çıkan nem önleyici paketi çikolata sosu sanarak tüketen 6 yaşındaki Alpaslan Büyüközer, üç gün süren yoğun bakım tedavisinin ardından hayata tutundu. Yaşanan olay, hazır gıdalardaki …

Paketlerin içindeki gizli tehlike: Bir çocuk ölümden döndü, koruyucu maddeler çocuklar için büyük risk oluşturuyor
Yayınlama: 18.06.2026
11
A+
A-

Antalya’da marketten alınan paketli çikolatalı kekin içinden çıkan nem önleyici paketi çikolata sosu sanarak tüketen 6 yaşındaki Alpaslan Büyüközer, üç gün süren yoğun bakım tedavisinin ardından hayata tutundu. Yaşanan olay, hazır gıdalardaki “Yemeyiniz” uyarılarının özellikle küçük çocuklar için oluşturduğu riskleri yeniden gündeme getirirken, uzmanlar ambalaj güvenliği ve denetimlerdeki eksikliklere dikkat çekti.

Kekin içerisinden çıkan demir oksit içeren nem önleyici paketi çikolata sosu zanneden küçük çocuk, paketin içeriğini kekinin üzerine dökerek yedi. Hastaneye kaldırılan Alpaslan Büyüközer, yoğun bakımda üç gün süren tedavinin ardından hayati tehlikeyi atlattı.

Yaşanan olay, hazır gıda ambalajlarında yer alan “Yemeyiniz” uyarılarının yeterliliği konusunda soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Özellikle okuma yazma bilmeyen küçük çocuklar için bu tür koruyucu paketlerin ciddi hayati risk oluşturduğu belirtildi.

“Paketli gıdalar güvenli gıdadır”

Hürriyet’ten Selin Irmak Kaçmaz’ın haberine göre, Gıda Yüksek Mühendisi Handan Doğan, olayın ardından kamuoyunda merak edilen sorulara yanıt verdi. Paketli ürünlerin belirli standartlar çerçevesinde üretildiğini vurgulayan Doğan, açıkta satılan ürünlerin aynı ölçüde denetlenemediğine dikkat çekerek, paketli gıdaların tüketici açısından güvenli gıda kategorisinde değerlendirildiğini söyledi.

Paketli gıdaların en büyük düşmanı oksijen

Hazır gıdalarda temel önceliğin gıda güvenliği ile raf ömrü boyunca besin değerlerinin korunması olduğunu belirten Doğan, oksijenin paketli ürünler için en büyük tehditlerden biri olduğunu ifade etti. Bir ürünün lezzetinden önce mikrobiyolojik açıdan güvenli olmasının önem taşıdığını kaydeden Doğan, paket içerisinde bulunan oksijenin küf oluşumuna, yağların bozulmasına, renk değişimine ve tat kaybına yol açtığını söyledi.

Alternatif teknolojiler daha güvenli ancak daha maliyetli

Demir oksit bazlı oksijen emicilerin paket içerisindeki oksijeni kimyasal reaksiyonla ortadan kaldırarak ürünün raf ömrünü uzattığını belirten Gıda Yüksek Mühendisi Handan Doğan, bu yöntem sayesinde mikrobiyolojik bozulmanın önemli ölçüde yavaşladığını ve özellikle oksidasyona hassas besin ögelerinin daha uzun süre korunabildiğini söyledi.

Paketleme teknolojilerinde alternatif yöntemlerin bulunduğunu belirten Doğan, “Modifiye atmosfer paketleme (MAP), paketin içindeki havayı azot gibi inert gazlarla değiştiriyor. Vakumlu ambalajlama da benzer şekilde oksijeni ortamdan uzaklaştırıyor. Bu yöntemler tüketici güvenliği açısından çok daha az risk taşıyor. Ancak özel ekipman ve daha yüksek üretim maliyeti gerektiriyor.” dedi. Doğan, demir oksit bazlı paketlerin ise düşük maliyetli ve üretim hatlarına kolay entegre edilebilir olması nedeniyle tercih edildiğini belirtti.

Mevcut sistemde ciddi bir boşluk var

Aktif ambalaj bileşenlerinin kullanımına ilişkin Türk Gıda Kodeksi’nin belirli şartlar öngördüğünü ifade eden Doğan, nem alıcı paketlerin sızdırmaz olması, gıdaya kimyasal geçişe neden olmaması, toksik özellik taşımaması ve özel koruyucu keseler içinde bulunması gerektiğini söyledi.

Yaşanan olayın çocuk güvenliği açısından önemli bir eksikliği ortaya çıkardığını vurgulayan Doğan, “Bu olay, mevcut sistemin bu açıdan ciddi bir boşluk taşıdığını gösteriyor. Sertifikasyon kriterlerine çocuk güvenliği perspektifinden yeni parametreler eklenmesi artık tartışılması gereken bir konu” değerlendirmesinde bulundu.

Sızıntı riski tamamen ortadan kaldırılamıyor

Paket içindeki koruyucu maddelerin gıdaya bulaşma ihtimaline ilişkin değerlendirmelerde bulunan Handan Doğan, iki farklı risk senaryosunun bulunduğunu söyledi. En somut riskin, üretim veya taşıma sırasında koruyucu paketin fiziksel bütünlüğünün bozulması olduğunu belirten Doğan, “Eğer kese yırtılır ya da delinirse, içindeki demir tozu veya silika jel partikülleri doğrudan gıdaya karışabilir. Bu gerçek ve somut bir kontaminasyon riski” dedi.

‘Yemeyiniz’ uyarısı tek başına yeterli değil

Ambalajlar üzerindeki “Yemeyiniz” ibaresinin teoride doğru bir uygulama olduğunu ancak pratikte yetersiz kaldığını belirten Doğan, küçük puntolarla yazılmış uyarıların okuma yazma bilmeyen çocuklar, görme engelliler ve diğer hassas gruplar için yeterli koruma sağlamadığını söyledi. Doğan, “Mevcut uyarı sistemi aslında en savunmasız tüketici gruplarını tamamen dışarıda bırakıyor” ifadelerini kullandı.

Tüketiciler nelere dikkat etmeli?

Paketli ürünlerin üretimden raflara kadar belirli standartlar ve denetimlerden geçtiğini belirten Doğan, tüketicilerin de bazı temel kontrolleri yapmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Doğan, ambalajı şişmiş, ezilmiş veya hasar görmüş ürünlerin satın alınmaması, son kullanma tarihinin kontrol edilmesi, ürün açıldıktan sonra renk, koku ve görünümünün incelenmesi gerektiğini ifade etti. Nem tutucu ve oksijen emici paketlerde sızıntı veya açılma tespit edilmesi halinde ürünün tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan Doğan, çocuklara verilmeden önce ambalajın ebeveynler tarafından açılarak kontrol edilmesini önerdi.

( ALINTI www.hurriyet.com.tr/gundem/paketlerin-icindeki-gizli-tehlike… )

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.