Erdoğan’dan yeni anayasa çıkışı: Muhalefet, Ali Rıza Bey ağzımızın tadı kaçması modunda siyasetçilik oynuyor

Erdoğan: AK Parti’nin yeni anayasa iradesi güçlüdür, dinamiktir. 28. devirde Meclis’in kendisinden bekleneni bilhassa yerine getirmesini ümit ve arzu ediyoruz

Erdoğan’dan yeni anayasa çıkışı: Muhalefet, Ali Rıza Bey ağzımızın tadı kaçması modunda siyasetçilik oynuyor
Yayınlama: 21.12.2024
6
A+
A-

Grand Yazıcı Clup Turban Otel’de gerçekleştirilen STK Temsilcileriyle Buluşma programında konuşan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Muhalefet sorunun katlanarak büyümesi için elinden geleni gerisine koymuyor. Ülkenin herhangi sorununda teklifleri var mı? Yok. İstemezükten öbür lügatlarında söz var mı? O da yok. Aman Ali Rıza Bey ağızımızın tadı kaçması modunda son derece konforlu alanda siyasetçilik oynuyorlar” sözleriyle muhalefete yüklendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, STK Temsilcileriyle Buluşma programında Maraş ve Çorum katliamından, Kürt sıkıntısından ve başörtüsü problemden örnekler vererek bu problemleri ve yaşanan katliamların tesirlerinin kendi iktidarı döneminde aşıldığını ileri sürdü. Muhalefeti konforlu alanda siyaset yapıp problemlere teklif getirmemekle itham eden Erdoğan, “AK Parti’nin yeni anayasa iradesi güçlüdür, dinamiktir. 28. devirde Meclis’in kendisinden bekleneni bilhassa yerine getirmesini ümit ve arzu ediyoruz” sözleriyle yeniden yeni anayasa daveti yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Sandık tercihi ne olursa olsun 85 milyonun her ferdi canımızın parçasıdır”

Bu ülkenin yakın geçmişinde nitekim büyük acılar yaşandı. Milletin tercihleri yok sayıldı. Milli iradeye darbe vuruldu. Gençlerimizi sokak olaylarında kurban verdik. 40 yıllık terörle uğraşımızda kaç koç yiğit ömrünün baharında iken toprağa düştü. Maraş ve Çorum olaylarında insanımızı birbirine kırdırdılar. Sermayenin renklere ayrıldığı, baskıların, tehditlerin, insanların fişlendiği olağanüstü devirler yaşandı. Kürt kardeşlerimiz bir tarafta terör örgütünün diğer tarafta dikta heveslisinin cenderesine sıkıştırıldı. Kılık kıyafetinden, dış görünüşünden ötürü insanlarımız ayrımcılığa maruz kaldı.

“Kerameti kendinden menkul seçkinler mutlu hayat sürüyordu”

Alevi-Bektaşi vatandaşlarımız kimliklerini korkusuzca dile getiremiyordu. Başörtülü kızlarımızın en temel hakları keyfi sebeplerle gasp edilmiş, kısıtlanmıştı. Kerameti kendinden menkul seçkinler mutlu hayat sürüyordu. Bunun benzeri sayısız zorluk, sınamayla karşılaştık. Allah’a hamdolsun bunların neredeyse tamamını artık geride bıraktık. Türkiye’yi son 22 yılda tekrar ayağa kaldırdık. 2002’de 230 milyar dolar ekonomik büyüklüğü olan ülkemizi geçen sene 1 trilyon 130 milyar dolarlık büyüklüğe kavuşturduk.

İhracatımızı 36 milyar dolardan aldık, 261 milyar doların üzerine çıkardık. Ayrıyeten bizden önce hayal dahi edilemeyen kaç çok önemli ıslahatı, hak ve özgürlük atılımını, sabır, azim ve kararlılıkla hayata geçirdik. Türkiye’yi güven ve istikrarla ahenk içinde birlik, beraberlik, kardeşlik içinde hamdolsun bugünlere getirdik. Yapılanları objektif olarak değerlendiren her bir insanımızın ülkemizin kat ettiği büyük arayı tasdik ve takdir ediyor. Ekonomi, diplomasi, ticaret, turizm, savunma, sağlıkta hasılı aklınıza gelebilecek her alanda nitekim hiç umulmadık başarılara imza attık.

“Darbe anayasanın kamburundan kurtulmak gerek”

Hayatın dinamizmi içerisinde beklentiler ve talepler de dönüşmektedir. Dünya değiştikçe insanın aynı kalması fıtrata aykırı durumdur. Siyasetin görevi sorulara ve meselelere makul yanıtlar üretmek, halktaki değişim iradesini doğru enstrümanlarla yönetmektir. Türkiye benzeri demokrasisi 42 yıl önce yapılmış darbe anayasasıyla malul olan ülkelerde değişimi yönetmek çok daha çetrefillidir. Bunun için Türkiye’nin darbe anayasası kamburundan kurtulmasının kural olduğunu ısrarla dile getiriyoruz. Bu çağrıyı da muhalefetin ileri sürdüğü benzeri gündem telaşından değil tam tersine ülkemizin yeni anayasa muhtaçlığını gördüğümüz için yapıyoruz.

Muhalefet sorunun katlanarak büyümesi için elinden geleni gerisine koymuyor. Ülkenin herhangi probleminde teklifleri var mı? Yok. İstemezükten diğer lügatlarında söz var mı? O da yok. Aman Ali Rıza Bey ağızımızın tadı kaçması modunda son derece konforlu alanda siyasetçilik oynuyorlar. Mızıkçılık yaparak, işi yokuşa sürerek, kaçarak bu ülkeye hizmet edilir mi? Muhalefet demek her şeye karşı çıkmak, her şeye itiraz etmek midir? Muhalefet samimi davetlerimize kulak tıkasa da siviller eliyle yapılmış demokratik, kuşatıcı, özgürlükçü anayasa gereksinimimiz var. Yeni anayasa Türkiye için lüks değil, çok kalmış bir gereksinimdir.

Meclisimizdeki partilerin birçoklarının ilk 4 madde başta olmak üzere hemfikir olduğunu memnuniyetle müşahede ediyoruz. AK Parti’nin yeni anayasa iradesi güçlüdür, dinamiktir. 28. devirde Meclis’in kendisinden bekleneni bilhassa yerine getirmesini ümit ve arzu ediyoruz. Böylelikle evlatlarımıza özgür, müreffeh, güçlü bir ülke bırakma idealimize biraz daha yaklaşmış olacağız. Muğla’nın iş dünyası, sivil toplum, kant başkanlarıyla bizim yanımızda olması çok kıymetlidir.

“Su problemini çözmek DSİ’nin görevi değildir”

Muğla Akdeniz’le Ege’yi ve İç Anadolu’yu birleştiren pozisyonuyla ülkemizdeki her ferdin hayallerini süsleyen bir yerdir. Bütün avantajlarına karşın Muğla yerel idareler boyutunda mlesef hak ettiği ilgiyi görmüyor. Muhalefetin siyasi problemlerdeki lakayt tutumu, yerel idarelerle ilgili mevzulara da sirayet ediyor. Sorun çözmek, milletin meşakkatlerini ortadan kaldırma benzeri kaygıları yok. Polemiklere harcadığı enerjiyi kentlerine hizmete ayırsalar inanın kentlerimiz çok farklı yerlerde olurdu.

Her yıl Muğla ve Bodrum yaklaşık 1,5 milyon konuk ağırlıyor. Ülkemizin turizmdeki maksatları büyüdükçe buralara gelen yerli ve yabancı ziyaretçi sayısı doğal olarak artıyor. Turizmde amacımız 60 milyon ziyaretçi. Biz turizmde gaza basarken yerel idarelerde bir atalet; hatta sabotaja varan duyarsızlık görüyoruz. Turizmden önemli gelir elde ediyorlar, iş altyapı, üstyapı adımlarına gelince hiçbir adım atmıyorlar.

Bodrum olmak üzere Muğla’nın birçok ilçesinde içme suyu külfeti çekiliyor. Bu asırda bu zamanda! Lakin görevi içme suyu sıkıntısını çözmek olanlar sorunu görmezden, duymazdan geliyorlar. İstanbul benzeri kentin belediye başkanlığını yapmış kardeşiniz olarak, çöp, çukur, çamur, susuzluk bunları yaşayan bir İstanbul devralmıştım. Orada bütün bu problemleri 1 yıl içerisinde sildik, süpürdük. Şu Anda aynı durum mlesef Muğla’da var. Kirlilik sebebiyle neredeyse canlının yaşamadığı İzmir Körfezi’nde aynı şeyler geçerli.

“Van’ın su meselesini o zaman DSİ ile çözdük”

Eser ve hizmet siyasetiyle temayüz etmek yerine endişeleri körükleyerek, ideolojik belediyecilik yaparak beceriksizliklerini örtmeye çalışıyorlar. Su meselesini çözmek DSİ’nin görevi değildir. Su meselesini çözmek büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerinin misyonudur. Sorunu ben yaşadığım için söylüyorum. İstanbul’u susuzluktan aldık, kısa zaman içerisinde sorunu çözdük. Şu Anda CHP’nin büyükşehir belediyelerine bakın. Sanki bu problemleri çözdüler mi? Bu türlü bir sıkıntıları var mı? Muğla büyükşehirde su sorunu niye çözülmez? Aynı durum Van’da vardı. Van’da Veysel Bey bakan olduğu zaman baktık ki Van mlesef su meselesini çözemiyor Veysel Bey’e dedim ki ‘Burada yaşayanlar bizim insanımız, yatırımı yap ve Van’ın su meselesini DSİ ile çözelim’. Van’ın su problemini o zaman DSİ ile çözdük.

Muğla’nın, Bodrum’un içme suyu sıkıntısını çözmek için kolları sıvadık. Muğla’nın içme suyu gereksinimini inşallah karşılayacağız. 7,6 milyar lira maliyeti olan proje ile yıllık 7,32 milyon metreküp içme suyu depolama ve günlük arıtma tesisi ve 12,3 kilometresi tünel olan toplam 80 kilometrelik isale sınırını devreye alacağız. Bodrum Barajı’nın proje çalışmalarını da seneye başlatıyoruz. Bodrum’un içme suyu problemine inşallah merhem olacağız.

Bodrum-Yalıkavak yolunun kalan kilometresinin ihalesini yaptık, inşallah seneye onu da bitiriyoruz. Söğüt-Seydikemer yolunun 20 kilometresini bölünmüş yol olarak tamamladık. Seydikemer-Kalkan yolunun 12 kilometresini tamamladık, kalan kısmı ile çalışmalarımız sürüyor. Marmaris-Datça yolunun 50 kilometresini bitirdik. Biz yorgunluğa sürat kesmeden, yılgınlığa prim vermeden hem Muğla’yı hem diğer 80 vilayetimizi kalkındırmaya devam edeceğiz. Rabbim yâr ve yardımcımız olsun diyorum.”


Kızıl Goncalar kamera ardı: Cüneyd, Hasna, Sadi Hüdayi Güneş ve Müyesser konuştu!



Günün öne çıkan haberleri

Palandöken’de Judo Milli Takımı idman yaparken çığ düştü: 16 yaşındaki şampiyon sportmen öldü, 4 atlet yaralandı

Özlem Gürses’in ifadesi alındı; “Dil sürçmesinden ötürü üzgün”

Almanya’da Noel pazarında kalabalığın üzerine araç sürüldü: 5 kişi hayatını kaybetti, en az 200 kişi yaralandı, Zanlı Suudi Arabistanlı bir doktor

Nazım Daştan ve Cihan Alım eylemi: Gazeteciler gözaltına alındı

 

 

 

 

 

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.