Dünya Okul Yemekleri Günü’nde 108 ülkede uygulanan okul yemeği ülkemizde “tasarruf”, “bütçeye yük” gerekçesiyle uygulanmıyor
Birgün yazarı Feray Aytekin Aydoğan, “Bugün Dünya Okul Yemekleri Günü… Dünyada 108 ülkede dört yüz milyonu aşkın çocuk okul yemeğine ulaşabiliyor. Angola’dan, Etiyopya’ya, Sri Lanka’dan Burkina Faso’ya, Almanya’dan, İsveç’e, Norveç’e, Polonya’ya, Burundi’ye uygulanan okul yemeği programı ülkemizde ‘tasarruf’, ‘bütçeye yük’ gerekçesiyle uygulanmıyor” dedi.
Aydoğan’ın, bugünkü yazısı, şöyle:
“Sınırlı şekilde var olan okul yemeği hakkı tasarruf münasebeti ile çocukların ellerinden tek tek alındı. Genel seçim öncesinde siyasi iktidar tarafından okul yemeğinin tüm kademelerde yaygınlaştırılacağı söylediği söz verildi. Lakin seçim sonrası görüldü ki bu söz bir aldatmacadan ibaretti. Çocukların en temel kamusal hakkı; göz boyamak, oy almak için istismar edildi. Seçim sonrası önce okulöncesinde okul yemeği programına son verildi. Sarsıntı bölgesinde okul öncesinde devam edileceği açıklandı fakat sarsıntı bölgesinde de sonlandırıldı. Taşımalı eğitimde ikili eğitim gören öğrenciler için de okul yemeğine son verildi. Hepsinin münasebeti tasarruftu.
Çocukların okul yemeğini tasarruf münasebeti yapanlar aynı günlerde önce özel meslek lisesi sonra zelzele bölgesindeki özel okul işverenlerine halkın bütçesinden teşvik ismiyle milyonlar aktardı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bütçesi 2014-2018 yılları arasında merkezi yönetim bütçesinin yüzde 12-13’üne denk geliyordu. Bu oran dahi korunmuş olsaydı MEB’in 2025 bütçesi 316 milyar TL daha fazla olabilirdi. Bu bütçeyle Türkiye’deki 15,8 milyon öğrenciye iki yıl boyunca bedelsiz ve sağlıklı öğlen yemeği sağlanabilirdi.
Ancak tercih tekrar çocuklardan değil sermayeden, şirketleşmiş tarikatlardan yana oldu. Halkın vergileri bir kere daha milyonlarca çocuğun okul yemeği hakkı için değil bir avuç sermaye için kullanıldı.
Okul yemeği dünyada ihtiyaç temelli bir destek, lütuf, yardım değil kamusal bir hak, yurttaşlık hakkı, kalıcı eşitsizliklerin aşılmasında sosyal siyaset aracı, kamu hizmeti olarak tanımlanıyor. Araştırmalar; okul yemeğinin, akademik başarıyı, okullaşma oranını önemli oranda artırdığını çocukların ruhsal, sosyal, fizikî gelişimine, toplumsal cinsiyet eşitliğine olumlu tesirlerini bilimsel datalarla kanıtlıyor. Örneğin Pakistan’da 1998-2004 yılları arasında her ay okula 20 gün gelen kız öğrencilere 4 litre yağ verilmesiyle altı yılın sonunda kız çocukların okullaşma oranı yüzde 135 oranında artıyor.
Ülkemizdeki datalar ise artan yoksulluğun, eşitsizliğin en çok çocukları etkilediğini, okul yemeği hakkının ne kadar vazgeçilmez bir öncelik ve hak olduğunu açıkça gösteriyor. PISA 2022 bilgileri ile Türkiye, Kolombiya ve Meksika benzeri ülkeleri de geride bırakarak OECD ülkeleri arasında 15 yaş kümesinde en dezavantajlı çocukların olduğu ülke oldu. Çocuk yoksulluğunda birinci sıradayız. En az beş çocuktan biri parası olmadığı için haftada en az bir gününü okulda aç geçiriyor. En zenginle en fakir kesitin eğitim harcamaları arasında fark 42 kata ulaştı. Gelir adaletsizliğinin, yoksulluğun, eşitsizliğin arttığını gösteren Gini katsayısı 2023’te son 18 yılın en eşitsiz düzeyine ulaştı. Yoksulluğu artışı ile eğitim dışına çıkan çocuk sayısı son üç yılın zirvesinde.”