Avrupalı bir istihbarat servisi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e karşı olası bir darbe hazırlığından söz ediyor. Bu iddialar ne kadar gerçekçi? Güvenlik Konseyi Sekreteri Şoygu’nun rolü var mı?
Kremlin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin etrafındaki güvenlik önlemlerini ciddi ölçüde artırdı. Bunun nedeninin artan suikast ve darbe korkularının olduğu öne sürülüyor.
Rus araştırmacı gazetecilik platformu “Important Stories” (Önemli Hikâyeler) ile CNN ve Financial Times’ın alıntıladığı, Avrupa kaynaklı bir istihbarat raporunda böyle bir olasılıktan söz ediliyor.
Rusya’daki olası darbe planları iddiası, gözlemcileri ikiye bölmüş durumda. Bir kesim, Putin’e yönelik gerçek bir tehdit ihtimalini ciddiye alıyor. Buna gerekçe olarak da Ukrayna istihbarat servislerinin, Rusya içinde ve dışında gerçekleştirdiği başarılı operasyonlar gösteriliyor.
Diğer kesim ise bu senaryoyu düşük ihtimal olarak değerlendiriyor ve sızdırılan bilgilerin, Rus elitlerini istikrarsızlaştırmaya yönelik bir kampanyanın parçası olabileceğini düşünüyor.
Ancak uzmanların büyük bölümü, iki noktada hemfikir: Putin, kendi güvenliğinden ciddi şekilde endişe ediyor ve Rus elitleri içindeki gerilim giderek artıyor. Bunun nedenleri arasında ekonomik sıkıntılar ve güvenlik kurumlarının teknokratlar üzerindeki baskısı gösteriliyor.
Şoygu “istikrarsızlaştırıcı unsur” olarak görülüyor
İstihbarat raporunda eski Rusya Acil Durumlar Bakanı ve Savunma Bakanı, şimdiki Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu “potansiyel bir istikrarsızlaştırıcı unsur” olarak tanımlanıyor.
“Important Stories” adlı bağımsız Rus araştırmacı gazetecilik platformundan Roman Anin’e göre Şoygu, eski etkisini kaybetmiş olsa da Putin’in güç sistemi açısından hâlâ potansiyel risk oluşturabilir.
Merkezi Riga’da bulunan medya kuruluşunun kurucusu Anin, Rusya’da güvenlik kurumları arasında gerilimlerin arttığını ve klan mücadelelerinin başladığını düşünüyor. Anin’e göre, Putin’in elitler arasındaki arabulucu rolü de zayıflıyor.
Anin DW’ye yaptığı değerlendirmede, “Şoygu, uzun yıllar son derece etkili bir klanın lideriydi. Savunma Bakanı ve Acil Durumlar Bakanlığı’nın başı olarak çok sayıda kişiyi kendi komutası altında topladı ve onları yolsuzluk ağlarına entegre etti. Bu yapı bir tür mafya suskunluk yasasına benziyor” diyor.

Sergey Şoygu ile Vladimir Putin, uzun yıllara dayanan yakın dostluklarıyla biliniyor. Kremlin tarafından yayımlanan görüntülerde ikili, sık sık Tayga’da mantar toplarken ya da balık avlarken görülüyordu.
Şoygu, Putin döneminde 12 yıl boyunca Acil Durumlar Bakanlığını yönetti. Putin Şoygu’yu 2012’de Savunma Bakanı olarak atadı. Ancak 2024 yılında görevden alındı ve yerine Andrey Belusov getirildi
Gözlemcilere göre Şoygu, özellikle Ukrayna cephesindeki başarısızlıklar nedeniyle gözden düştü.
Eski yardımcılarına yönelik operasyonlar
Roman Anin, eski yardımcılarına yönelik soruşturmalar nedeniyle Şoygu’nun da benzer bir akıbet ile karşılaşmaktan korktuğunu söylüyor.
Bu kapsamda eski Savunma Bakan Yardımcısı Ruslan Tsalikov’un Mart ayında tutuklanması dikkati çekti. Tsalikov, 2017-2024 yılları arasında bütçe kaynaklarını zimmete geçirmek ve rüşvet ağı kurmakla suçlanıyor.
2024 yılında tutuklanan Timur İvanov da benzer suçlamalar nedeniyle 13 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Diğer sanık Pavel Popov 19 yıl ceza aldı. Eski Savunma Bakan Yardımcısı Dmitriy Bulgakov hakkındaki dava ise sürüyor.
Putin güvenliğinden endişe ediyor
Avrupa istihbarat raporuna göre Putin, Rus siyasi elitleri içinden gelebilecek olası bir suikasttan korkuyor. Özellikle dron kullanılarak gerçekleştirilebilecek saldırılar Kremlin’de ciddi kaygı yaratıyor.
Nisan ayında anonim Rus Telegram kanalı VCHK-OGPU da Kremlin’in iç gelişmeler kaynaklı tehditlerden endişe duyduğunu yazmıştı. Buna Moskova içinde organize edilebilecek dron saldırıları da dahil edildi.
İddiaya göre, İkinci Dünya Savaşı zaferinin yıldönümünde Kızıl Meydan’da düzenlenen geleneksel askerî geçit töreni, bu nedenle neredeyse tamamen iptal ediliyordu. Güvenlik kurumlarının bu yıl törenin son derece riskli olduğu değerlendirmesinde bulunduğu, Putin’in de töreni iptal etmeyi ciddi biçimde düşündüğü öne sürüldü.
Bu arada Moskova’daki güvenlik önlemleri de artırılıyor. Bazı bölgelerde iletişim hatları kesiliyor, elektronik harp sistemleri şehir merkezine yerleştiriliyor ve Kremlin çevresindeki güvenlik tedbirleri güçlendiriliyor.

Siyaset bilimci Yekaterina Şulman da Telegram kanalında yaptığı paylaşımda, Putin’in gerçekten güvenliği konusunda kaygılı olduğunu yazdı.
Şulman, Putin’in kamuoyu önüne daha az çıkmaya başladığını söylüyor:
“Eğer güvenlik en yüksek öncelik haline geldiyse, en güvenli yöntem hiçbir yerde görünmemektir.”
Siyaset bilimci Abbas Galyamov ise Ukrayna istihbarat servislerine atfedilen Rus generallere yönelik başarılı suikastların Kremlin’de ciddi korku yarattığını düşünüyor.
DW’ye konuşan Galyamov, “Putin için güvenlik artık imajdan daha önemli hale geldi” diyor.
Şoygu darbenin lideri olabilir mi?
Galyamov’a göre, Rus güvenlik kurumları ve elitler arasındaki iç çatışmalar giderek derinleşiyor. Bazı gruplar, Kremlin’in geleneksel arabuluculuğundan bağımsız hareket etmeye başlıyor.
Galyamov, ancak yine de elitlerin şimdilik açık çatışmadan kaçındığını ve gelişmeleri bekleyerek yeni koşullara uyum sağlamaya çalıştığını düşünüyor.
Şoygu’nun olası rolü konusunda ise oldukça şüpheci. Galyamov’a göre Şoygu artık zayıflamış bir figür ve bir darbe girişimi için gerekli kaynaklara ve desteğe sahip değil.

Yekaterina Şulman da Financial Times ve CNN’deki haberlerde “Şoygu liderliğinde bir komplodan” söz edilmediğine dikkat çekiyor.
İngiliz siyaset bilimci ve Rusya uzmanı Mark Galeotti ise Putin’e karşı komplo iddialarını “bilinçli dezenformasyon” olarak değerlendiriyor.
“The Spectator” dergisi için yazdığı yorumda Galeotti, art arda gelen haberlerin “şüpheli biçimde psikolojik operasyonu andırdığını” savundu.
Ona göre amaç, gerçek bir tehdidi ortaya koymak değil, Rus elitleri içinde paranoya oluşturmak.
Galeotti ayrıca Sergey Şoygu’nun, yönetici elitler içinde bir darbeyi organize edecek otoriteye ve güvene sahip olmadığı görüşünde.
Peki neden Putin devrilmiyor?
Siyaset bilimci ve eski Rusya Merkez Bankası çalışanı Aleksandra Prokopenko’ya göre, Rus yönetici elitleri ortak çıkarları olan tek bir blok değil.
“Carnegie Politika” adlı YouTube kanalında konuşan Prokopenko, şimdiye kadar ciddi bir darbe girişimi yaşanmamasının temel nedeninin de bu olduğunu belirtiyor.
Prokopenko’ya göre tek büyük istisna, Wagner paralı asker grubunun kurucusu Yevgeni Prigojin’in Haziran 2023’teki isyanıydı.

Prokopenko, Putin’in güç sistemini belirli destekçiler etrafında şekillenmiş piramitlere benzetiyor. Bu yapı kaynakların dağıtımı ve karar alma mekanizmalarına erişim üzerinden işliyor.
Bu modelde ortak bir koordinasyon merkezi bulunmadığı için kolektif hareket etme zemini de oluşmuyor.
Prokopenko’ya göre, sistemin aktörleri Putin sayesinde elde ettiklerinden daha fazlasını onsuz elde edemeyeceklerini düşündükçe açık çatışmaya girme motivasyonu oluşmuyor. Ancak savaş ve yaptırımlar nedeniyle sistem içindeki ekonomik “pastanın” küçüldüğünü de vurguluyor.
Kaynakların giderek daha fazla orduya ve askeri sanayiye aktarılması, etkili gruplar arasındaki rekabeti artırıyor ve mevcut dengeyi zayıflatıyor.
Buna rağmen Prokopenko yaşananların bir “rejim değişikliği mücadelesi” değil, kaynaklara erişim ve karar alma merkezine yakın olma mücadelesi olduğunu düşünüyor.
Putin’in mevcut belirsizlik ortamını özellikle koruduğunu belirten Prokopenko’ya göre, bu durum elitleri birbirine karşı bölüyor, sürekli sadakat göstermeye zorluyor. Prokopenko, Rusya’da mülkiyet haklarının yasadan değil Kremlin’in siyasi iradesinden kaynaklandığını hatırlatıyor.