Enerji alım satımı yapan dünyanın önde gelen şirketleri küresel resesyon riskinin arttığı konusunda uyarıda bulundu.
Enerji alım satımı yapan dünyanın önde gelen şirketleri, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam etmesinin yakıt talebini olumsuz etkilemesi nedeniyle küresel resesyon riskinin arttığı konusunda uyarıda bulundu.
Bu hayati enerji kanalı, şubat sonunda savaşın başlamasından bu yana İran dışındaki gemilere büyük ölçüde kapatılmış durumda ve bu durum yüz milyonlarca varil arzın kesilmesine neden oluyor. Tüketici ülkeler, bu açığı kapatmak için acil durumlar için tuttukları tampon stoklarını tüketiyorlar. Çin, Japonya ve Güney Kore’deki petrokimya üreticileri faaliyetlerini kısıtladı.
Şişelerden elektrikli ev aletlerine kadar her alanda kullanılan plastik üretimi azaldı. Vietnam’dan Hollanda’ya kadar birçok ülkedeki havayolu şirketleri uçuşları iptal ediyor veya bu yönde acil durum planları hazırlıyor. Güneydoğu Asya genelinde, yakıt ve gübre maliyetlerinin artmasıyla hasat zamanı gelmiş pirinç tarlaları atıl durumda.
Uluslararası tahminciler, çatışmanın ekonomik büyümeyi ve petrol talebini zayıflattığını zaten kabul ederken, Vitol Group, Gunvor Group ve Trafigura Group gibi petrol alım satımı yapan kurumlar, Hürmüz yakında açılmazsa durumun daha da kötüye gideceği yönünde değerlendirmelerde bulundu. Vitol Group CEO’su Russell Hardy, Lozan’daki FT Commodities Global Summit’te çeşitli kaynaklardan stokların çekildiğine işaret ederek. “Arzı ödünç aldık. Ancak bunu sonsuza kadar yapamazsınız. Bu talebi kısıtlamak zorunda kalmanın resesyonist sonuçları vardır” dedi.
Hardy, savaşın şu ana kadar günlük yaklaşık 4 milyon varillik talebi ortadan kaldırdığını, Hürmüz Boğazı kapalı kalırsa bu rakamın artacağını söyledi. Gunvor’un araştırma başkanı Frederic Lasserre de aynı etkinlikte, boğazın üç ay boyunca kapalı kalmasının dünya çapında bir resesyona yol açabileceğini öngördü. Trafigura Group’a göre, tüketimdeki darbe şu ana kadar en çok Asya’da yoğunlaşsa da küresel fiyatlar tepki verdikçe yayılacak.
Kurumun Başekonomisti Saad Rahim etkinlikte, “İnsanlar arz kaybını hafife alıyor. Oysa bu kaybın bir yerde talep kaybıyla dengelenmesi gerekiyor” değerlendirmesini yaptı ve krizin uzamasının ekonomik faaliyetin daralması anlamına geleceğini belirtti.