“Meclis’in açılmasıyla birlikte hem çerçeve yasa kapsamındaki adımların hem de kayyımlara son verilmesi ve AİHM kararlarının uygulanması gibi çerçeve yasanın dışındaki adımların atılması sürecin itici gücü olacak. Bu konuda artık daha fazla gecikme olmaması gerekiyor.”
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan, sürecin geldiği aşamaya dair yaptığı açıklamada, “Farklı kesimlerin doğrudan görüş alışverişinde bulunması önyargıları azaltacak, sürecin toplumsal meşruiyetini güçlendirecektir. Ekim ayıyla birlikte bu konuda somut bir gelişmeye tanıklık edebiliriz” dedi. Buldan, “Öcalan hem silahsızlanma sürecinde hem de siyasal ve demokratik inşa sürecinde koordinatörlük görevini üstlenecek” ifadelerini kullandı.
Mezopotamya Ajansı’na konuşan Pervin Buldan, “Sayın Öcalan son görüşmemizde sürecin kritik bir aşamasında olduğumuzu vurguladı. Sürecin ilerlemesi için herkesin inisiyatif alması ve siyasi feraset göstermesi gerektiğinin üzerinde durdu. Bu kapsamda, sürecin ilerlemesiyle birlikte barış ve demokrasiye doğru güçlü bir yürüyüş gerçekleştirdiğimize olan inancını paylaştı” dedi. Buldan, “Süreçte geldiğimiz aşamanın geçilmesi, pozitif barış aşamasına geçmemizi sağlayacağını söyledi. Yani yüz yıllık meselesinin silahlı kısmıyla değil, siyasal kısmıyla ilgili müzakerelerin olacağı ve adımların atılacağı aşamaya geçeceğiz. Bu yönüyle sürecin bu aşamasının sorunsuz geçilmesi tarihi önemdedir. Sadece taraflar değil, aynı zamanda bu ülkede yaşayan, siyaset yapan, iddia taşıyan herkes sürece ve sürecin ilerlemesine destek vermelidir. Bu desteği bir tarafı tutmak olarak değil, ortak bir geleceğe katkı sunmak olarak görüyoruz. Barış, farklı düşünenlerin aynı masada buluşabildiği ölçüde güçlenir” ifadelerini kullandı.
“İlgili mekanizmalar bir an önce devreye girmeli”
Çerçeve yasanın Meclis’ten 467 oyla geçmesinin önemli olduğunu kaydeden Buldan, şöyle konuştu:
“Öcalan koordinatörlük görevini üstlenecek”
“Sayın Öcalan sadece silahsızlanma değil, aynı zamanda geleceğin siyasal ve demokratik inşasında da rolünü oynayacağını çok iyi biliyoruz. Bu kapsamda, Sayın Öcalan hem silahsızlanma sürecinde hem de siyasal ve demokratik inşa sürecinde koordinatörlük görevini üstlenecek” diye konuşan Buldan, şöyle devam etti:
“Bunun için kurulan kurulun koordinesini sağlaması, toplumun farklı kesimleriyle görüşmesi, özgür çalışma ve iletişim koşullarının sağlanması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Kurulun bileşimi ve çalışma usulü, tarafların ortak aklıyla ve karşılıklı mutabakatla belirlenecek konulardır. Bizim önerimiz, kurulun hem sürecin taraflarını hem de sürece katkı sunacak kişilerden, kesimlerden oluşacak bir yapıda olmasıdır. Kurulun görevini yerine getirebilmesine imkân tanıyacak fiziki ve hukuki koşullarla tanımlanması gerekiyor.
Kurul, sürecin ilerlemesinin deyim yerindeyse atar damarı olacak. Kurul hem silahsızlanma süreçlerini yönetecek hem de siyasallaşma sürecinde aktif rol alacak. Bu iki alanın aynı kurul çatısı altında ele alınması, birbirini tamamlayan adımların eşgüdüm içinde atılmasını sağlayacak. Silahsızlanmada atılan her adım siyasal alanı genişletecek; siyasal alanda sağlanan her güvence de silahsızlanma sürecine güven katacak. Bu yönüyle kurulun başarısı, sürecin bütününe duyulan güvenin de teminatı olacaktır.
Sayın Öcalan, yasanın uygulanmasıyla ilgili gerekli adımların atılması hususunda uyarıcı bir pozisyonda bulunuyor. Bu uyarıları oluşturan siyasal, jeopolitik, toplumsal, psikolojik ve iktisadi risklere sıklıkla vurgu yapıyor. Dolayısıyla kurulun ekim ayıyla birlikte çalışmaya başlaması, geciktirilmemesi gerekliliğini biz de vurguluyoruz. Burada kimseye bir takvim dayatmak gibi bir niyetimiz yok. Ancak sürecin kendi doğası bir ritim gerektiriyor. Adımlar arasındaki boşluklar uzadıkça, toplumun sürece duyduğu güveni korumak da zorlaşıyor.”
Süreç nasıl ilerleyecek?
“Sürecin bundan sonraki takvimi nasıl işleyecek” sorusunu da yanıtlayan Buldan, “Süreçle ilgili çerçeve yasada öngörülen bir işleyiş söz konusuydu. Bu işleyişin hızla hayata geçmesi, Meclis’ten çıkan o güçlü iradenin gereğidir. Bu çerçevede yasanın yürürlüğe girmesini sağlayacak MGK kararının gecikmeden çıkmasını bekliyoruz. Meclis’in açılmasıyla birlikte hem çerçeve yasa kapsamındaki adımların hem de kayyımlara son verilmesi ve AİHM kararlarının uygulanması gibi çerçeve yasanın dışındaki adımların atılması sürecin itici gücü olacak. Bu konuda artık daha fazla gecikme olmaması gerekiyor” dedi.
“Ekim ayıyla birlikte Öcalan’ın gazeteciler, yazarlar ve STK’larla görüşmeleri başlayacak”
Abdullah Öcalan’ın gazeteciler, yazarlar ve STK temsilcileriyle görüşmeler yapacağını kaydeden Buldan, şöyle konuştu:
“Ekim ayıyla birlikte bu görüşmelerin başlaması ve hukuki güvencelerle sürekliliğinin sağlanması gerekiyor. Önümüzdeki günlerde bu konuda somut bir gelişmeye tanıklık edebiliriz.
Sayın Öcalan’ın hem görüşmeler yapması hem de sürece dair özgür çalışma ile iletişim koşullarının sağlanması sürecin başarısını belirleyecek en temel parametredir. Süreçte geldiğimiz aşama itibariyle Sayın Öcalan’ın toplumun tüm kesimleriyle görüşmeler gerçekleştirmesi artık kaçınılmazdır. Bu görüşmelerin yalnızca süreç açısından değil, toplumsal diyaloğun güçlenmesi açısından da büyük katkısı olacak. Farklı kesimlerin doğrudan görüş alışverişinde bulunması önyargıları azaltacak, sürecin toplumsal meşruiyetini güçlendirecektir. Ekim ayıyla birlikte bu görüşmelerin başlaması ve hukuki güvencelerle sürekliliğinin sağlanması gerekiyor. Önümüzdeki günlerde bu konuda somut bir gelişmeye tanıklık edebiliriz.”
( ALINTI mezopotamyaajansi.net/search/content/view/325328?page=1&key=… )