AKP kulislerinden PKK bildirisi yorumları: Lozan’a atıf, Kürt sorununun çıkış sürecine gönderme yapmaktır, bugüne ilişkin bir talep yok
Nefes yazarı Nuray Babacan, PKK’nın silah bırakma ve kendini fesih kararını açıklamasının, AKP kulislerindeki yansımalarını aktardı. Babacan’ın aktardığına göre; PKK’nın kongre sonuç bildirisinde Lozan Antlaşması ile ilgili kullanılan ifadeler için iktidar kulislerinde, “Kürt sorununun çıkış sürecine gönderme yapmaktır. Bugüne ilişkin bir talep içermemektedir, içeremez” yorumları yapılıyor. “Böylesine bir örgütün, demokratik cumhuriyet, tek vatan, bağımsız Türkiye, sivil siyaset gibi daha önce hiç kullanmadığı ifadelerine odaklanmak gerekir” diyen AKP’li kurmaylar, “Bu, bir AKP veya CHP örgütü değil, hayatları boyunca ellerinde silah olanlar, geldikleri nokta çok önemli” değerlendirmesinde bulunuyor.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘nin PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik çağrısıyla başlayan yeni çözüm sürecinde beklenen açıklama geldi. PKK, 5-7 Mayıs tarihleri arasında “Medya Savunma Alanlarında” gerçekleştirdiği 12. kongresinin kararlarını 12 Mayıs’ta duyurdu. Silahların bırakıldığı ve örgütün feshedildiği açıklanan bildiride, “Söz konusu kararların uygulanması Önder Apo’nun süreci yürütüp yönlendirmesini, demokratik siyaset hakkının tanınmasını ve sağlam bütünlüklü bir hukuki güvenceyi gerektirir” denildi.
Nuray Babacan, Nefes gazetesindeki “Hem şüphe hem umut…” başlıklı yazısında, PKK’nın tarihi kararını duyurmasının ardından AKP kulislerinde konuşulanları kaleme aldı:
“Önce, sürecin içinde yer alan AKP’li kurmayların PKK bildirisine ilişkin ilginç analizlerini, sonra da Kürtler arasında yıllarca PKK’ya direnen ve bunun eziyetini görenlerin bakışını aktaralım;
* ‘…Açıklamada Sevr ve Lozan’a atıf, Kürt sorununun çıkış sürecine gönderme yapmaktır. Bugüne ilişkin bir talep içermemektedir, içeremez.
* Böylesine bir örgütün, demokratik cumhuriyet, tek vatan, bağımsız Türkiye, sivil siyaset gibi daha önce hiç kullanmadığı ifadelerine odaklanmak gerekir.
* Bu, bir AKP veya CHP örgütü değil, hayatları boyunca ellerinde silah olanlar, geldikleri nokta çok önemli.
* Bundan sonra önemli olan uygulama sürecinde yanlış yapmamaları, izlenecek olan budur.
* Atılacak adımlar belli. Eğer burada farklı bir tutum sergilerlerse devletin pozisyonu değişir.
* Örgüt yanlış yola girdiğinde, devletin askeri, istihbaratı yakından takipte.
* ‘Terörle mücadeleyi toptan rafa kaldırdık’ diyen var mı yok? Yanlış yapılırsa sonuçlarına katlanırlar.
* Açıklamadaki satır araları ve imalara takılmamak gerekir. PKK isim değiştirerek hile yapsa ne olur? Devlet bunların kitabını yazdı. Ne olacağını onlar daha iyi bilir.
Yanlış yapma potansiyelleri var elbet. Ancak ilgili kurumlar, tüm olasılıkları bilerek geçmişin birikiminden de yararlanarak süreci izleyecektir. Umarız, yanlış hesap yapmazlar…’”