Müzik kapatılıyor, ışıklar kısılıyor, anonslar azaltılıyor. Almanya’da giderek daha fazla mağaza ve kurum için “Sessiz Saat” uygulaması yapıyor. Peki, neden?
Bu haftadan itibaren Almanya’daki IKEA mağazalarında çarşamba günleri saat 17 ile 19 arasında ortam belirgin şekilde daha sakin oluyor. Müzik çalınmıyor, bazı bölümlerde ışıklar kısılıyor ve anonslar yalnızca acil durumlarda yapılıyor. Amaç, uyarıcı etkenleri bariz şekilde azaltmak. “Sessiz Saat” adı verilen uygulamasının hedefi, görünmeyen engelleri olan özel bireylerin günlük hayat katılımını kolaylaştırmak.
Bu uygulama, “Gemeinsam zusammen” (Birlikte Bir Arada) adlı kapsayıcılık derneğinin girişimiyle hayata geçirildi.
Derneğin sözcüsü Rebecca Lefèvre, DW’ye yaptığı açıklamada, “Sessiz Saat uygulamasıyla görünmeyen engelleri olan kişilerin yükünü hafifletmek istiyoruz. Bu kişiler çoğu zaman merkezî sinir sistemleri üzerindeki sürekli baskı nedeniyle zorlanıyor. Bu nedenle onlar için özellikle daha az uyaran içeren ortamlar oluşturmak istiyoruz” dedi.

Günlük hayattaki görünmeyen engeller
Sessiz Saat uygulaması, etkilenen kişiler için özellikle duyusal engelleri, ancak bunun yanı sıra kimyasal, sosyal ve iletişimle ilgili engelleri de azaltmayı amaçlıyor. Çünkü bu engeller çoğu zaman insanların evden çıkmasını bile zorlaştırabiliyor.
Herhangi bir engeli olmayan kişilerin çoğu zaman fark etmediği bir gerçek var: Bir mobilya mağazasında ya da süpermarkette bulunurken tüm duyular sürekli olarak farklı şekillerde uyarılıyor. Renkli tabelalar, alışveriş arabalarının çıkardığı sesler ve birbirine karışan farklı kokular birçok insan için bunaltıcı olabiliyor.
Bu durum özellikle otizm spektrumunda yer alan kişiler, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB/ADHD) bulunanlar, kronik yorgunluk veya kronik ağrı yaşayanlar, psikolojik rahatsızlıkları olanlar ve duyusal engelleri bulunan kişiler için geçerli.
Sessiz Saat uygulamasının öncüsü ise otizmli bir çocuğun babası olan ve bir süpermarket zincirinde çalışan Yeni Zelandalı Theo Hogg oldu. Hogg, 2019 yılında işverenlerini ülke genelindeki tüm mağazalarda bir “Sessiz Saat” uygulaması başlatmaya ikna etti. O tarihten sonra birçok ülke bu örneği takip etti.
Almanya’da kapsayıcılık girişimi 2023 yılında başladı.
Rebecca Lefèvre, girişimin ana fikrini şöyle açıklıyor:
“Bu konunun görünürlük kazanmasını da istiyoruz. Çünkü etkilenen kişiler çoğu zaman sorunun tam olarak ne olduğunu anlatamıyor ve dışarıdan bakıldığında da bu durum anlaşılmıyor. Bu insanlar sık sık ‘abartıyorsun’ ya da ‘kendine dert ediyorsun’ gibi tepkilerle karşılaşıyor.”

Mağazalardan müzelere kadar yayılıyor
Giderek daha fazla şirket ve mağaza. sessiz saat uygulamasına katılıyor. Çok sayıda Edeka ve REWE marketinde belirli saatlerde ortam daha sakin hale getiriliyor.
Örneğin Diez kentindeki REWE mağazasında her çarşamba 15-16 saatleri arasında ışıklar kısılıyor, kasaların bip sesleri kapatılıyor ve raflara ürün yerleştirme işlemleri durduruluyor.
Mağaza müdürü Rudolf Schmidt, “Birisi cep telefonuyla yüksek sesle konuşuyorsa, görüşmesini sonlandırmasını nazikçe rica ediyoruz” diyor.
Bu girişimi destekleyen ilk isimlerden biri olan Schmidt, “Bu uygulama için özellikle gelen müşteriler bize teşekkür ediyor. Ara sıra ‘Buna gerçekten gerek var mı?’ diyenler oluyor ama durumu açıkladığımızda herkes anlayış gösteriyor” ifadelerini kullanıyor.
Rebecca Lefèvre, sessiz saatin yalnızca mağazalarla sınırlı olmadığını vurguluyor:
“Sinemalar, yüzme havuzları ve bowling salonları da katılıyor. Yakında muhtemelen ilk trambolin salonumuz da olacak. Oysa bu tür yerler normalde son derece yoğun uyaran içeriyor. Ama önemli olan denemek ve bunu mümkün kılmak.”
Münster Kent Müzesi de bu yılın Şubat ayından beri uygulamaya katılıyor. Ziyaretçiler ayda bir kez salı günleri 16-18 saatleri arasında uygulama veya broşür yardımıyla özel olarak hazırlanan sessiz saat rotasını takip edebiliyor.
Bu süre boyunca müze rehberli turlar düzenlemiyor. Ayrıca ziyaretçiler için dinlenme alanları ve iletişim kartları sunuluyor.
Müzenin müdür yardımcısı Axel Schollmeier, DW’ye yaptığı açıklamada, “Sessiz saat için özel olarak kaç kişinin geldiğini kaydetmiyoruz. Ancak sunduğumuz hizmetin kullanılmaya başlandığını açıkça görüyoruz” dedi.

Sessizlikten herkes faydalanabilir
Elbette akıllı telefonlar ve sosyal medyanın hayatın merkezinde olduğu günümüzde, sakin bir alışveriş deneyiminden hoşlanmak için psikolojik ya da nörolojik bir rahatsızlığa sahip olmak gerekmiyor.
Kassel’de bir bahçe ürünleri mağazası işleten Frank Rohde’nin işletmesinde ise katılımcı listesinde belirtildiği üzere tüm çalışma saatleri “sessiz saat” olarak kabul ediliyor:
“Biz bunu zaten hep böyle yapıyorduk. Müzik çalmıyor, ortam sakin ve müşterilerle sohbet ediyoruz. Müşteriler bunu seviyor. Sürekli müzik sesi duymak istemiyorlar.”
Rebecca Lefèvre’ye göre, uygulamanın engeli olmayan kişiler için de fayda sağlaması güzel bir yan etki:
“Bu durum muhtemelen çok sayıda insana iyi geliyor. Çünkü sürekli uyaranlarla dolu bir ülkede yaşıyoruz. Ama bir kişinin sadece daha sakin bir ortamı tercih etmesiyle, aşırı uyaran nedeniyle acı çekmesi, ağrı yaşaması ya da toplumsal hayata hiç katılamaması arasında büyük fark var.”