“Yenidoğan Çetesi” davasında sanıktan savunma: “Ölüm belgesini defin hizmeti gecikmesin diye imzaladım”

“Yenidoğan Çetesi” davasında sanıktan savunma: “Ölüm belgesini defin hizmeti gecikmesin diye imzaladım”

“Yenidoğan Çetesi” davasında sanıktan savunma: “Ölüm belgesini defin hizmeti gecikmesin diye imzaladım”
Yayınlama: 23.12.2025
3
A+
A-

Haber Merkezi

Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada ek iddianamedeki 11 sanıktan 5’i savunma yaptı. Duruşma yarın saat 10.00’da savunma yapacak 6 sanıkla devam edecek.

Duruşma kapsamında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ana davayla birleştirilmesi talebiyle hazırlanan ve kabul edilen ek iddianamede yer alan 11 sanığın savunmaları alınmaya başlandı. Duruşmada 11 sanığın 5’i savunma yaptı. Kalan 6 sanığın savunması alınacak.

İddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), ‘mağdur’ taraf olarak yer alırken, ‘sanık’ sıfatıyla dosyada bulunan 11 kişi hakkında “İhmali davranışla kasten öldürme,” “kamu kurum ve kuruluşlarını zararına dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından ceza talep edildi.

“Koma halinde kalacak ya da beyin ölümü gerçekleşecekti”

İbrahim Okyay:

Hem ana dava hem de ek iddianamede adı geçen Çorlu Reyap Hastanesi Başhekimi İbrahim Okyay savunma yaptı. Okyay, Bebek Halime Alkari’nin ölümünden “ihmali davranışla kasten öldürme” suçlamasıyla sorumlu tutulmasına rağmen, bebeğin ölü doğduğunu ve kalp masajıyla hayata döndürüldüğünü söyledi. Ayrıca Sağlık Bakanlığı’nın talebiyle hazırlanan raporda, bebek için “önlenemez ölüm” kararı verildiğini belirtti. Oktay, “Bebek yaşasaydı bile beyin ölümü gerçekleşmiş ya da ağır koma halinde olacaktı” sözleriyle savunma yaptı.

“Ölüm belgesini defin hizmeti gecikmesin diye imzaladım”

Dr. Hilda Keykubad:

Esenler Güney Hastanesi’nde çalışan Dr. Hilda Keykubad, ek iddianame kapsamında ilk kez hakim karşısına çıktı. Klinik takip ve tedaviyi üstlenmediği gerekçesiyle “ihmali davranışla kasten öldürme” ile suçlanan Keykubad, savunmasında suçlamaları reddetti. Duruşma sırasında ağlayan Keykubad, bebeği hiç görmediğini, tedavi etmediğini ve yenidoğan yoğun bakıma girmediğini söyledi. Keykubad bebeğin ölüm belgesini imzalamasına yönelik özetle şöyle dedi:

“Aileye imzam olmadan eksik belge ile defin işlemi için evrak veriliyor. Benden imza aldıktan sonra aileyi çağırıyorlar, aile öyle defin ediyor. Ben de onu burada öğrendim. Ölüm belgesini sırf iyi niyetinden dolayı, aile mağdur olmasın diye, defin hizmeti gecikmesin diye imzaladım. Burada olmaktan utanıyorum, suçsuzluğum ortaya çıksın ki onurum ortaya çıksın.”

“Havvanur bebeğe 1-1,5 saat müdahalede edildi”

Seher Çuhadar:

Düzenlenen ek iddianamede, bebek Havvanur Karakoç’un ölümüne ilişkin “ihmali davranışla kasten öldürme” suçlamasıyla sorumlu tutulan Medilife Hastanesi’nde görevli hemşire Seher Çuhadar savunma yaptı.

Ana davada da ihmalden sorumlu tutulan Dr. Dursun Eryılmaz’a da değinen Çuhadar, kendisinin hasta bakıcı olarak görev yaptığını, bebek bezi değiştirmek gibi temel bakım işlemlerini üstlendiğini söyledi. Çuhadar, bebeğin durumunun aniden kötüleştiğini, monitörün alarm verdiğini ve ilk müdahaleyi Çağla Durmuş’un yaptığını, ardından Dr. Dursun Eryılmaz’ın gelerek yaklaşık 1-1,5 saat müdahalede bulunduğunu ifade etti.

Dr. Eryılmaz’ın olay sırasında hastanede olmadığının iddia edildiğini ancak bunun doğru olmadığını savunan Çuhadar, “Oradaydı ve müdahale etti. Orada olan birine ‘yoktu’ diyemem” dedi. Bebeğin saat 2 sularında hayatını kaybettiğini belirten Çuhadar, ölümde herhangi bir ihmali bulunmadığını söyledi.

Dr. Şehmus Çelik:

“Resmî belgede sahtecilik” suçlaması yöneltilen Çelik iddiaları kabul etmedi. Opara bebeğin ölümüne ilişkin tedavi sürecinde yer almadığını ifade etti ve beraatini talep etti.

Dr. Dursun Eryılmaz: İddianamede doktorun görev yaptığı yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bebek Kadan’a gerekli müdahaleyi yapmayarak ölümüne neden olduğu belirtildi. ‘İhmali davranışla kasten öldürme’ suçundan cezalandırılması talep edilen Eryılmaz duruşmada suçlamalarını kabul etmedi. Daha önce yaptığı savunmayı yapan doktor beraatini talep etti.

Üst düzey sanık henüz dinlenmedi

11 kişiden oluşan ek iddianamedeki sanıklar arasında Şafak Sağlık Grubu’nun sahibi Seçim Öztürk’ün yeğeni ve gruba ait bazı hastanelerin de ortağı olan Cem Türker Öztürk de yer aldı.

Ana dosyada yer almayan ancak ek iddianamede şüpheli olarak adı geçen en dikkat çekici isim ise Cem Türker Öztürk oldu. İddianamede, Şafak Sağlık Grubu’nun sahibi Seçim Öztürk’ün yeğeni ve gruba ait bazı hastanelerin ortağı olan Cem Türker Öztürk hakkında, ‘kamu kurum ve kuruluşlarını zarara uğratmak suretiyle dolandırıcılık’ suçlaması yöneltildi.

Bir iddianame daha ana dava ile birleştirildi

Ayrıca Özel Birinci Hastanesi’nde “usulsüz fatura kesilmesi ve SGK’nin zarara uğratılmasına” iddiasına ilişkin sanıklar Ali Aksu ve Gökhan Göziş hakkında hazırlanan iddianame de ana dava birleştirildi. Böylece bu iddianame ile davaya yeni isim olarak Gökhan Göziş de eklendi. Ali Aksu’nun adı ana davada geçerken Göziş yeni isim olarak dosyaya eklendi.

Böylece davada 13’ü tutuklu olmak üzere sanık sayısı 62’ye yükseldi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.