Barış Adıbelli’ye göre IMF ve dolara alternatif olarak kurulan BRICS, örgüt kimliğine dönüşmeli. BRICS’ın Şangay İşbirliği Örgütü’nün tamamlayıcısı olarak kurulduğunu belirten Adıbelli, ABD için asıl tehlikenin Çin’den ziyade Hindistan olduğu görüşünde.
Genişleyen yapısı içinde tüm üyelerin çıkarlarını gözetmek ve dengeleri korumak zorunda kalan BRICS, Hindistan’da düzenlenen zirve metnindeki 140 maddenin odak noktasına pek çok gündem başlığını aldı. Temel varlık sebebi ortak bir merkez bankası, ortak para birimi, doların hakimiyetine son verecek bir ticaret sistemi ve yeni finansal kurumlar aracılığıyla Batı merkezli ekonomik düzene alternatif sunmak olarak öne çıkan BRCIS, küresel sistemi değiştirmeyi hedefliyor. Çin’in Birleşmiş Milletler merkezli eşitlikçi bir küresel yönetişim vizyonunu öne çıkardığı, enerji hatlarını ve hammadde stoklarını güvenceye alarak ABD baskılarına karşı direnç kazandığı bu süreçte, çok kutuplu dünyanın ekonomik ve siyasi dengeleri BRICS üzerinden şekillenmeye devam ediyor.
BRICS Zirvesi’nin çıktılarını ve 140 maddelik planını Dr. Barış Adıbelli ile konuştuk.
“Amerika’nın korktuğu şey yeni bir ekonomik düzen”
BRICS’in ana temasının yeni bir ekonomik düzen kurmak olduğunu belirten Adıbelli, platformun örgüt formatına dönmesi gerektiğini söyledi. Adıbelli; Rusya, Çin ve Brezilya gibi ülkelerden oluşan BRICS’in IMF’nin ulusları tahakküm altına aldığı sürecin bitmesi gerektiğini vurguladığını ifade etti:
“BRICS’in Endonezya ile birlikte 11 üyesi var. Bütün üyeleri memnun etmek ve taraf olmamak zorundalar. İran, Hürmüz Boğazı ve Ukrayna’nın adı bu sebepten ötürü geçmedi. Ancak zirvenin bildirisindeki 140 başlık ve maddenin hiç gereği yoktu. BRICS’in ana teması belli. Bu yılki BRICS Batı’da pek görülmedi. Amerika’nın tek korktuğu şey yeni bir ekonomik düzen. Ortak merkez bankası, ortak para birimi, doların ortadan kaldırıldığı yeni bir ticaret sistemi ve yeni ekonomik kurumlar hedefleniyor. Ekonomik düzeni kurmadan yeni dünya düzeni kuramazsınız. 1945 sonrası ABD, önce ekonomik düzeni oturtup sonra üzerine bir düzen koydu. Amerika o yıllarda elma ile armudu karıştırmadı. BRICS’in en büyük zaafı hala bir platform olması. BRICS bir düşünce kulübü ve yaptırımları yok. Hindistan BRICS’in aleyhine bir iş yapsa örneğin BRICS Hindistan’ı cezalandıramaz. Birinci husus BRICS’in örgüt kimliğine dönüştürülmesi gerekiyor. Örgüt kurulduğunda da uluslararası hukuk örgütün amacını görmek ister. Tüzük denen şeyde bu anlatılır. ‘Ekonomik iş birliği için kuruldum, Küresel Güney’in ekonomik olarak deniz feneri olma amacıyla kuruldum’ diyebilmeliler. ‘Küresel Güney’e yardım edelim, IMF’nin alternatifi olalım’ dediler. ABD’nin küresel hakimiyetinin en önemli silahı nükleer silahlar ya da uçak gemileri değil. En önemli silahları uluslararası ekonomik kurumları. Dünya bankası, IMF ve dolar hakimiyeti. Amerikalılar, Amerika’nın askeri gücüne meydan okunmasını çok önemsemez. Ancak ekonomik düzenlerine, dolarlarına meydan okunursa iş orada biter. Amerika, Şangay İşbirliği Örgütü ile ilişkilere bir şey demiyor. ABD, BRICS dendiği an, ‘dedolarizasyon’ dendiği an Suudi Arabistan’ı tehdit dahi etti. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeff Flake, ‘Türkiye BRICS’e üye olamaz’ dedi. Pekin’den Moskova’ya uçan Hakan Fidan, Wang Yi ile açıklamasında ‘Biz BRICS’e üyelik için başvuracağız’ demişti. Daha sonra Flake’in açıklamasının ardından adım atmadan geri geldi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Şangay’a gidip ‘Şangay İşbirliği Örgütü Türkiye için yükselen bir yıldızdır. Şangay ruhunu benimsiyoruz’ dedi. Bu ilk kez yapıldı. Şangay İşbirliği Örgütü’ne dair bir endişe yok ancak BRICS ekonomiyle ilgili ve işin içinde Hindistan ve Çin gibi ülkeler var. Rusya gibi büyük bir petrol ve doğalgaz üreticisi var. Brezilya’yı da unutmayalım. Bu yapı giderek ilgi topluyor. Bu yapı, ‘Dünya Bankası ve IMF’nin ulusları tahakküm altına aldığı süreç bitsin’ diyor”
“BRICS, Şangay İşbirliği Örgütü’nün tamamlayıcısı olarak kuruldu”
BRICS’in ekonomik anlamda bağımsızlığı savunduğunu kaydeden Adıbelli, platformun Şangay İşbirliği Örgütü’ne alternatif bir bildiriyle çıkmasını eleştirdi. Adıbelli’ye göre BRICS’te sadece ekonomik konular konuşulmalı:
“Ayrıca IMF gibi yapıların baskısını hala bazı ülkeler yaşıyor. Bunlardan bir tanesi Pakistan. Pakistan bugün Trump’ın yanında çünkü IMF’den kredi alacaklar. BRICS ekonomik anlamda bağımsızlığı savunan bir kurum. Birleşmiş Milletler’in reforme edilmesini istiyorlar ve burada da Şi Cinping’in 2025’te ortaya attığı küresel yönetişim vizyonu devreye girdi. Çin’de güvenlik ve kalkınma gibi adımlar vardı. Güçlü bir otorite, güçlü bir Birleşmiş Milletler olmadığı sürece dünyaya anarşi hakim olur. Çin, ‘Bütün krizleri Birleşmiş Milletler çözsün ancak herkes eşit olsun’ diyor. Bu seviyeye ulaşılabilirse birçok sorun ortadan kalkar zaten ancak ABD buna karşı direniyor. BRICS Zirvesi’nde İran, Hürmüz ve Ukrayna ile ilintili olarak bölgesel güvenlik sorunlarının uluslararası hukuk çerçevesinde çözülmesi konusunda salık verildi. Tek taraflı yaptırımlara karşı çıkıldı örneğin. Filistin doğrudan ismiyle anıldı ve detaylı bir çağrı yapıldı. Ancak 140 tane ekonomik temelli olmayan maddenin BRICS’te görüşülmesine karşıyım. BRICS ülkeleri zaten ağırlıklı olarak Şangay İşbirliği Örgütü de üyesi. Şangay İşbirliği Örgütü’nde ekonomik iş birliği çok düşük seviyede. BRICS de Şangay İşbirliği Örgütü’nü tamamlasın diye kuruldu. Şangay İşbirliği Örgütü ilk defa Bişkek’te muazzam bir bildiri yayınladı ve bir tavır belirledi. İran’a desteklerini duyurdular. Nükleer silahların yayılmasına kadar açıklama yaptılar. Aradan bir hafta geçmeden BRICS’te alternatif bildiriyle çıkılınca Şangay İşbirliği Örgütü zayıflatılmış oluyor. Gündem de değiştiriliyor. Şu an sadece ekonomik konuların konuşulmasını beklerdim”
“BRICS, köprü olmak için kurulmadı”
Hindistan’ın, BRICS’in Doğu ile Batı arasında bir köprü olmasını istediğini belirten Adıbelli, statükoculuk konusundaki ısrarı da eleştirdi. Adıbelli’ye göre Hindistan’ı Avrasya bloğuna bağlayan şey Rusya ve Putin:
“Çin’in Kuşak ve Yol Projesi var. Ancak Hindistan Amerika ile bir yeni ticari koridor planlıyor. Hindistan Şangay İşbirliği Örgütü ile BRICS’e bir türlü kendisini adapte etmedi. İki tarz ülke var. Revizyonist Rusya, Çin ve İran ‘Artık mevcut dünya düzeni gitmiyor’ deyip BRICS üzerinden kendi projelerini anlatıyor. Hindistan ve diğer ülkelerde ise statükoculuk devam ediyor. Bunlar BRICS’in Doğu ile Batı’yı birbirine bağlayan köprü olmasını istiyorlar. Ancak BRICS, köprü olmak için kurulmadı. BRICS, Küresel Güney’i ayağa kaldırsın, ekonomik zemini oluştursun diye kuruldu. Hindistan’ın 1950’lerden beri kafasında proje var. ‘Ne Batı’dayız ne Avrasya’dayız’ dediler. Örgütlerin dinamiklerini oluşturan ülkelerin dış politikalarına da bakmak gerekiyor. Çin ile Hindistan ne Şangay’da ne de BRICS’te anlaşma imzalamadı. Hindistan, 2023 Şangay İşbirliği Örgütü’nü çevrimiçi yaparak resmen ifsad etti. 2022’de Tayyip Erdoğan, ‘Bir sonraki yıl önemli adım atacağız’ dediler. Hindistan ise çevrimiçi yapmak konusunda ısrarcı oldu. Durum böyle olunca Türkiye zirveye gidemedi. Dolayısıyla Türkiye’nin tam üyeliği de havada kaldı. BRICS’te bir Hindistan problemi var ve bu problem Modi gitmeden bitmez. Biden döneminde yapılan 2+2 toplantısında Hindistan Dışişleri Bakanı, ‘Hindistan politikanıza Çin prizması üzerinden bakmayın. Çin’i kuşatmak için benimle ilişki kuracaksanız ben bunu kabul etmiyorum’ deyip Rusya ile ilişkileri geliştirdi. Hindistan’ı Avrasya bloğuna bağlayan tek bir bağ var o da Rusya ve Putin”
“Trump, Çin’in petrol depolama tesislerini hesaplayamadı”
Çin’in petrol krizine karşı kurduğu depolama tesislerini hatırlatan Adıbelli, Japonya ve Güney Kore’nin içine düştüğü dar boğaza da işaret etti. Adıbelli; ABD’nin, Hindistan’ı Çin’den daha büyük tehlike olarak gördüğünü söyledi:
“Trump, dünyanın ‘Kurtar bizi’ diye kapısına gelineceğini düşünüyor. Ancak hesaplayamadığı bir şey var o da Çin’in bugünleri görürcesine muazzam bir petrol depolama tesisleri yapmış olması. Çin bunu yapay zekayla da donatmış durumda. Çin’in alternati hatları var. Orta Asya ve Sibirya örneğin. Üstelik Çin’de para da var. ABD, ‘Çin’i yoracağım’ derken kendisi esir oluyor. Japonya ve Güney Kore de dar boğazda. Trump bunların dar boğaza girmesini istiyor. Güney Kore’nin, Japonya’nın istediği şekilde kendisine biat etmesini istiyor. Trump, Güney Kore’deki kendisine karşı kısmi direnci de kırmak istiyor. İran’ın elinde Hürmüz Boğazı bir koz gibi ancak bu zamanla köze dönüşüp el yakabilir. Koz yeri ve zamanında kullanılırsa güzel. İran’ın bu kozu nerede kullanacağına karar vermesi lazım. Babülmendeb Çin’in en çok kullandığı deniz yolu. Çin’in ne kadarına sabredeceği bir soru işareti. Bu göz ardı edilebilecek bir gerçeklik değil. Hindistan ABD’nin dostu değil artık. Trump yönetimi Hindistan’ı Çin’den daha tehlikeli hale gelecek bir ülke olarak görüyor. Amerika, Hindistan ile Çin’i çevrelemek istiyordu ancak bugün Pakistan-Çin hattından Hindistan’ı çevrelemek istiyor. Hindistan’ın söylemleri Çin’den daha tehlikeli. Ancak Rusya ve Putin faktörü önemli. Modi biraz da buradan güç alıyor.”