Yabancı ajanlara ilişkin tasarı yeniden Gürcistan Parlamentosu’na sunulacak

Gürcistan’ın iktidar partisi tarafından yapılan açıklamada, yabancı fonları kabul eden kuruluşların ‘yabancı ajan’ olarak kayıt yaptırmasını mecburî kılan tasarıyı yeniden gündeme getirileceği belirtildi.

Yabancı ajanlara ilişkin tasarı yeniden Gürcistan Parlamentosu’na sunulacak
Yayınlama: 04.04.2024
5
A+
A-

Gürcü Düşü Partisi’nin Genel Sekreteri Mamuka Mdinaradze tarafından yapılan açıklamada, yabancı fonları kabul eden kuruluşların ‘yabancı ajan’ olarak kayıt yaptırmasını mecburî kılan tasarının yeniden gündeme getirileceği dile getirildi.

Mdinaradze, “Parlamento çoğunluğu, partinin siyasi kuruluna danışarak, yabancı tesirin şeffaflığına ilişkin bir yasa tasarısını parlamentoya yeniden getirmeye karar verdi” dedi.

Benzer maddelerin ABD, İsrail ve Avustralya‘da da yürürlükte olduğunu hatırlatan Mdinaradze, son bir yıldır Avrupa Birliği, İngiltere, Fransa, Kanada, Slovakya ve Ukrayna‘da buna benzer maddelerin gündeme getirilmesine yönelik tartışmaların faal bir şekilde sürdüğünü söylerek mbu durumun demokrasi ve egemenliğin korunması için atılması gereken adımın uygunluğunu da teyit ettiğini vurguladı.

Mdinaradze açıklamasında şu cümleleri kaydetti:

Dış finansmanla ilgili bilgilerin halka ve demokratik olarak yetkilendirilmiş hükümete karşı şeffaf olmasını sağlamak devletin egemenlik hakkı ve misyonudur. Geçen yıl muhalefet, STK’lar ve onların lobicileri tasarıya ilişkin temelli bir tartışmayı kasıtlı olarak rayından çıkardılar. Bu yıl herkes, Gürcü toplumuna ne kadar büyük palavralar sunduklarını halka gösterecek asıllı bir tartışmaya girmek zorunda kalacak.

Söz konusu tasarı, fonlarının yüzde 20’sinden fazlasını yurtdışından alan Gürcü kuruluşların ‘yabancı ajan’ olarak kayıt yaptırmalarını aksi takdirde para cezasına çarptırılmalarını öngörüyor.

Gürcü Rüyası, Tiflis’te iki gece süren şiddetli protestoların ve Batılı ülkelerin bunu ‘demokratik gerilemenin bir örneği‘ olarak nitelendiren tenkitlerinin akabinde Mart 2023’te tasarıyı sunma teşebbüsünden vazgeçmişti.

‘Bahar oturumunun sonuna kadar kabul edilmesi planlanıyor’

Mamuka Mdinaradze Gürcistan parlamentosundaki çoğunluğun, Mart 2023’te kitlesel protestolar nedeniyle kabulünden vazgeçilen ‘Yabancı Nüfuzun Şeffaflığı’ yasasını yeniden gündeme getirmeye karar verdiğini söyledi.

Mdinaradze yaptığı açıklamada, geçen yılki metinle tamamen aynı lakin tek bir farkla olacak şekilde parlamentoya tekrar geleceğini belirterek, ‘yabancı tesir ajanı‘ yerine ‘yabancı güçlerin menftlerini koruyan örgüt‘ tanımlaması kullanacaklarını söyledi.

Tasarının tek bir kural getirdiğini hatırlatan Mdinaradze,Yabancı fon alan kuruluşların yıllık mali raporlarını kamuoyuna açıklamaları, bunun ihlali halinde ise yalnızca mali yaptırımlar öngörülüyor. Bu, şeffaflığın ve topluma karşı hesap verebilirliğin minimum standardıdır” dedi.

Tasarının parlamentonun bahar oturumunun sonuna kadar kabul edilmesi planlanıyor.

Mdinaradze konuşmasında, “Geçen yıl insani bir karar aldık ve toplumun yanlış yönlendirilen bölümünün konumunu dikkate aldık. Buna ek olarak, insanların hayatlarını ve sıhhatlerini tehlikeye atabilecek önemli provokasyon riskleri vardı. Tüm bunları göz önünde bulundurarak yasa tasarısını geri çekmeye karar verdik” cümlelerini kaydetti..

Mdinaradze, 2023 baharında bu teşebbüs etrafında gelişen olayları takip eden Gürcistan toplumunun, ‘devrimci süreçlerin’ merkezinde yer alan örgütlerin gerçekte Gürcü halkının temsilcileri olmaktan fazla ‘yabancı bir gücün temsilcileri‘ olduğunun farkına vardığını vurguladı.

Girişimin başarısızlık öyküsü

Yabancı Nüfuzun Şeffaflığı Maddesi’ni geçirmek için ilk teşebbüs 2023 baharında yapılmıştı. Teşebbüs, parlamento çoğunluğunun bir modülü olan ‘Halkın Gücü’ partisi milletvekillerinin geçen yıl Şubat ayı ortasında tasarıyı gündeme getirmelerinin çabucak akabinde başlamıştı.

Yetkililer, projenin tek gayesinin medya ve sivil toplum kuruluşlarının finansmanında şeffaflığı sağlamak olduğunu açıklayarak bu fikri desteklemişti.

İktidardaki Gürcü Rüyası ve Halkın Gücü önderleri, bu tasarının ABD’deki Yabancı Casuslar Kayıt Maddesi’nden (FARA) çok daha liberal olduğunu çünkü ilk etapta ihlali halinde herhangi bir cezai yaptırım öngörmediğini vurgulamıştı.

Muhalefet ve yasa taslağına göre gelen finansmanla ilgili dataları açıklaması gereken sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, taslağı derhal bir ‘Rus yasası’ olarak nitelendirmişti.

Daha sonra ABD’nin Gürcistan Büyükelçisi Kelly Degnan bunun bir ‘Rus yasası’ olduğunu dile getirmişti ve Gürcü yetkililer ABD Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği Dış Siyaset Servisi, Avrupa Kurulu İnsan Hakları Komiseri ve Gürcistan’daki BM Ofisi tarafından eleştirilmişti.

ABD Dışişleri Bakanlığı o dönemde Gürcistan’daki maddeyle ilgili tasalarını dile getirmişti. Ve yeniden ABD’nin Gürcistan Büyükelçisi Kelly Degnan, Gürcistan parlamentosundan yasa tasarısını geri çekmesini ve revize etmesini isteyerek bu teşebbüs Gürcistan’ın çıkarlarına uygun olmadığını vurgulamıştı.

Söz konusu tasarı ayrıyeten AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Siyaseti Yüksek Temsilcisi Josep Borrell tarafından da kınanmıştı.

Akabinde Gürcistan’da protestolar başlamış ve Tiflis’in merkezindeki parlamentonun önünde bu protestolar ayaklanmaya dönüşmüştü. Protestoculardan kimileri saldırgan bir tavır sergileyerek polise taş ve molotof kokteyli ile saldırmış, bunun sonucunda 58 kolluk kuvveti yaralanmıştı. Polis ise göstericilere karşı tazyikli su, göz yaşartıcı gaz ve biber gazı kullanmıştı.

7-9 Mart Protestoları sırasında onlarca gösterici gözaltına alınmış ve neredeyse hepsi para cezasına çarptırılmıştı. Yalnızca Lazare Grigoriadis isimli bir protestocu tutuklanmıştı. Grigoriadis, polis memurlarına molotof kokteyli atarak ikisinin yanmasına sebep olmakla suçlanıyor.

Sonuç olarak yetkililer, bu teşebbüsün saklayacak bir şeyleri olanları ortaya çıkarma fonksiyonunu büyük ölçüde yerine getirdiğini ifade ederek ‘Yabancı Nüfuzun Şeffaflığı’ yasasını kabul etme fikrinden vazgeçmeye karar vermişti.

Rusya’dan argümanlara yanıt

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, söylediği söz edilen yasaya ilişkin iddalara cevap vererek, Gürcistan’daki yabancı casuslar yasasının ne özde ne de biçimde Rusya ile bir ilgisi olmadığını, Gürcü yetkililerin kendilerinin de Amerikan kurallarına benzer kurallar getirdiklerini söylemişti.

Gürcü yetkililerin ve kimi parlamenterlerin Amerika’dakine benzer bir yabancı casuslar yasası çıkardığını ifade eden Peskov, “Rusya’nın bununla ne özde ne de biçimde hiçbir ilgisi yoktur. Gürcistan’ın içişlerine karışmıyoruz” cümlesinin altını çizmişti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova da Gürcistan’da yabancı casuslar yasasının kabul edilmesine ilişkin ABD’nin tavrına tepki göstermiş ve ABD Büyükelçisi Kelly Degnan‘ın, ABD’deki Yabancı Casuslar Kayıt Maddesi’nin maddeden sözü sözüne çeviri edilmiş olsa bile Washington’un Gürcistan’daki yabancı casuslar maddesine karşı olduğunu söyleyen açıklamasını hatırlatmıştı.

Zaharova açıklamasında, “Zira Washington’a göre ABD, herkesin yapamadığını yapabilen istisnai bir ülke” cümlesine yer vermişti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova yine AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Siyaseti Yüksek Temsilcisi Josep Borrell‘in ‘Tiflis’te protestolara neden olan yabancı casuslarla ilgili yasanın AB kıymetleriyle bağdaşmadığı’ istikametindeki açıklamalarının akabinde ABD’nin AB’de bulunmaması konusuna esprili bir şekilde yaklaşarak, “ABD’nin neden şimdi Avrupa Birliği’nde olmadığı şu anda anlaşılıyor” diye yazmıştı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.