Lübnan 17 Eylül’de meydana gelen davet aygıtı patlamasının akabinde 18 Eylül’de de bir patlama dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Söz konusu patlamalar pek çok soruyu da beraberinde getirirken gerek Lübnan resmi makamlarından yapılan gerekse de çeşitli uzmanlar akının arkasında İsrail ve ABD’nin olduğu konusunda hemfikir.
Londra merkezli niyet kuruluşu Dimensions for Strategic Studies’te araştırmacı olan Mehmet Rakipoğlu Sputnik’e yaptığı açıklamada, Lübnan’daki meydana gelen patlamalar silsilesine atıfta bulunarak, “İsrail’in öncelikli hedefi, Filistin’de yaşanan katliam ve soykırımdaki sorumluluğundan dikkatleri diğer tarafa çekmek ve global kamuoyunun gündemini değiştirmek” cümlesini kaydetti.
Çağrı aygıtlarının patlamasının ardından Lübnan 18 Eylül’de yeni bir patlama dalgasıyla karşı karşıya kalmıştı. Günün erken stlerinde Sputnik’e konuşan Lübnanlı bir kaynak, Çarşamba günü ülkenin farklı bölgelerinde davet aygıtları dışında diğer aygıtların da patladığını dile getirmişti. Lübnan Çalışma Bakanı Mustafa Bayram, Sputnik’e verdiği demeçte patlamaları İsrail’in ‘kasıtlı bir suçu ve terör eylemi’ olarak nitelendirmişti.
İkinci kritik husus ise İsrail’in 7 Ekim 2023’teki istihbarat zfiyeti ile ilgili olduğunun altını çizen Rakipoğlu, şu cümleleri kaydetti:
Bu kusur, İsrail’in istihbarat yeteneklerinde çok önemli bir zayıflığı ortaya çıkardı. Bu akınlar, suikastlar ve Hizbullah’a yönelik ataklarla İsrail, azalan istihbarat prestijini geri kazanmayı hedefliyor.
‘Patlamaların arkasında ABD istihbarat servisleri var’
Öte yandan Sputnik’e konuşan askeri analist Aleksey Leonkov ise gelişmiş gözetleme araçlarına ve iletişim aygıtlarının çalışmasına uzaktan müdahale etme yeteneklerine atıfta bulunarak patlamaların arkasında ABD istihbarat servislerinin olabileceğini öne sürdü. Uzman, ABD’nin bu kabiliyetini Echelon İstihbarat Sistemi ile başlattığı 1960’lardan beri geliştirdiğini belirtti. Eski Ulusal Güvenlik Ajansı çalışanı Edward Snowden de 2013 yılında Amerikan casuslarının kullandığı yeni araçlara ilişkin türlü açıklamalarda bulunmuştu.
Rakipoğlu da Leonkov gibi Lübnan’a ve Hizbullah’a yönelik son sabotaj hücumunda ABD’nin parmağı olabileceğinin altını çizerek açıklamasını, “ABD’nin bu işte parmağı olduğundan kesinlikle eminim. Çünkü ABD, İsrail’in Gazze’ye ve Lübnan’a karşı yürüttüğü soykırımın ortağıdır” cümleleriyle sonlandırdı.