TÜSİAD: Gerçek beka meselesi olan eğitimde müfredat değişikliği oldu bittiye getirilmemelidir

TÜSİAD, çocuklara ve gençlere çağdaş bir eğitim verilmesi gerektiğini kaydetti

TÜSİAD: Gerçek beka meselesi olan eğitimde müfredat değişikliği oldu bittiye getirilmemelidir
Yayınlama: 30.04.2024
6
A+
A-

TÜSİAD, Türkiye Yüzyılı Mrif Modeli başlıklı eğitim müfredatı ile ilgili “Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yakışır çağdaş bir eğitimin gerekliliklerini ne kadar karşıladığı kapsamlı şekilde tartışılmalıdır” diyerek taslağın askıda kalmaya devam etmesi daveti yaptı.

Türk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD), “Türkiye Yüzyılı Mrif Modeli” başlıklı yeni müfredat taslağını değerlendirdi.

“Türkiye Yüzyılı Mrif Modeli” başlıklı eğitim müfredatın, tartışılması gerektiğini kaydeden TÜSİAD açıklamasında şu sözlere yer verildi;

Bilimi esas alan, farklılıklara hassas, çocukların ve gençlerin potansiyellerini özgürce gerçekleştirmesini ve dünya çapında üst seviye bilgi, maharet, yetkinliklere sahip olmasını sağlayan bir müfredat hedeflenmelidir.

“Çocuklarımıza ve gençlerimize çağdaş bir eğitim sunulmalıdır”

Farklı görüşlerden eğitim paydaşlarının müfredatın hazırlık sürecine dahil olması için bilimsel ve kesinlikle daha fazla vakte yayılan bir geri bildirim süreci işletilmesi gereklidir. Bu süre zarfında ‘Türkiye Yüzyılı Mrif Modeli’ başlıklı müfredat değişikliğinin askıda kalmaya devam etmesi, eğitim paydaşlarının tenkit ve teklifleri ışığında yeniden ele alınması katılımcılığı ve uzlaşıyı artıracaktır.

Eğitim hepimizin en öncelikli ve ortak sıkıntısıdır. Müfredatın çağın gerektirdiği bilgi, maharet ve yetkinlikleri kazandırması kritik ehemmiyettedir. Çocuklarımıza ve gençlerimize Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yakışır çağdaş bir eğitim sunulmalıdır. Yeni jenerasyonların ve ülkemizin geleceğinde belirleyici değerdeki müfredat çalışmasının hem formül hem içerik olarak bilimsel temelde, şeffaflık ve katılımcılık ile yürütülmesi esas olmalıdır.

“Türkiye Yüzyılı Mrif Modeli kapsamlı şekilde tartışılmalı”

Dünyada eğitim sistemleri yarış halindeyken ve yüksek katma değerli ekonomi olma gayemiz varken, ülkemizin en değerli varlığı çocuklarımız ve gençlerimizin vasat bir eğitime mahkum edilmeyeceğinden emin olmalıyız. Çağdaş uygarlık düzeyini aşmanın yolu; Cumhuriyet kıymetlerini ve demokrasi prensiplerini özümsemiş, bilim-teknolojide yetkinleşmiş, sosyo-duygusal marifetleri gelişmiş, özgür fikirli jenerasyonlar yetiştirmektir.

Bu çerçevede, geçtiğimiz Cuma günü açıklanan “Türkiye Yüzyılı Mrif Modeli” başlıklı eğitim müfredatının, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yakışır çağdaş bir eğitimin gerekliliklerini ne kadar karşıladığı kapsamlı şekilde tartışılmalıdır. Ülkemiz; eğitim STK’ları, öğretmenleri, öğrencileri, velileri, akademisyen ve uzmanları, eğitim-iş dünyası etkileşimi ile çok geniş bir “eğitim paydaş ekosistemi”ne sahiptir.

Oysa müfredat hazırlık sürecinde yer alan kişi ve kurumlar açıklanmamış, farklı görüşlerden eğitim uzmanı ve STK’lar sürece gereğince dahil edilmemiş, yeni müfredata ilişkin görüşlerin iletilmesi için yalnızca bir hafta süre verilmiş, yeni müfredatın çabucak önümüzdeki öğretim yılında belli sınıflarda uygulamaya geçeceği kaydedilmiştir.

“Gerçek beka problemi olan eğitimde müfredat değişikliği oldu bittiye getirilmemelidir”

Gerçek beka sorunu olan eğitimde müfredat değişikliği oldu bittiye getirilmemelidir. Müfredat çalışmasında yer almış kişi ve kurumlar, yapılan ihtiyaç tahlilleri, çalıştay sonuçları benzeri bilgi ve dokümanların kamuoyuna açıklanması yararlı olacaktır. Farklı görüşlerden eğitim paydaşlarının müfredatın hazırlık sürecine dahil olması için bilimsel ve kesinlikle daha fazla vakte yayılan bir geri bildirim süreci işletilmesi gereklidir.

Bu süre zarfında ‘Türkiye Yüzyılı Mrif Modeli’ başlıklı müfredat değişikliğinin askıda kalmaya devam etmesi, eğitim paydaşlarının tenkit ve teklifleri ışığında yeniden ele alınması katılımcılığı ve uzlaşıyı artıracaktır. Alınan geri bildirimlerin neler olduğu ve müfredat revizyonunda nasıl dikkate alındığının açıklanması sürecin şeffaflığına katkı sağlayacaktır.

Bilimi esas alan, farklılıklara hassas, çocukların ve gençlerin potansiyellerini özgürce gerçekleştirmesini ve dünya çapında üst seviye bilgi, marifet, yetkinliklere sahip olmasını sağlayan bir müfredat ülkemizin çağdaş uygarlık düzeyini aşma amacına hizmet edecektir.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.