“Türkiye ekonomisinde uzun süre sıfıra yakın büyüme gerekiyor”

Commerzbank Gelişmekte olan Piyasalar Kıdemli Ekonomisti Tatha Ghose, ekonomi şimdiye kadar olduğundan çok daha fazla soğuyana kadar Türkiye’de enflasyon sorunun çözülebileceğini düşünmediğini belirtti.

“Türkiye ekonomisinde uzun süre sıfıra yakın büyüme gerekiyor”
Yayınlama: 30.07.2024
5
A+
A-

Commerzbank Gelişmekte olan Piyasalar Kıdemli Ekonomisti Tatha Ghose, Bloomberg HT’den Ceren Dilekçi Köseoğlu’nun sorularını yanıtladı.

Türkiye’ye son periyotta girişlerin çok güçlü olduğunu kaydeden Ghose, yılsonunda Dolar/TL kurunda 35 düzeyindeki beklentilerini koruduklarını belirtti.

Piyasada yılsonu enflasyon beklentilerinin yüzde 40-50 bandında olduğunu hatırlatan Ghose, sözlerini soyle sürdürdü: “Enflasyonun yaklaşık yüzde 40 ila 50 arasına inmesine yardımcı olacak güçlü bir baz tesiri var. Aylık fiyat değişim oranlarının da yavaşlaması beklenen zira global olarak enflasyon baskısının ortadan kalktığını görebiliyoruz. Para siyaseti için gerçek enflasyon oranının yüzde 40 mı yoksa yüzde 50’ye mi yakın olduğu konusu çok çok önemli bir test olacak. Farklı ölçümler kullanabiliriz örneğin İstanbul ömür maliyeti endeksi bize farklı karşılıklar verebilir ve yüzde 50’lik siyaset faizi oranı, düşük beklentiler açısından kâfi olabilir lakin altta yatan enflasyon daha yüksekse o kadar kâfi değildir. Gerçek hayatta, para siyaseti lakin faiz oranınız gerçek enflasyon oranına göre yüksekse işe yarayacaktır. Bundan Ötürü bu, yanıtını bilmediğimiz fakat bu yılın sonlarına doğru öğrenmeyi beklediğimiz çok çok önemli bir test.”

”Ekonomi çok daha fazla soğuyana kadar enflasyon meselesinin çözüleceğini sanmıyorum”

Çoğu analistin hem bu yıl, hem de gelecek yıl için yüzde 4’ten daha az bir büyüme öngördüğünü kaydeden Ghose’a göre, bu oran hem kendi iddialarının, hem de trend büyümenin biraz altında kalıyor. Ghose’a göre, Türkiye’de enflasyon probleminin ne kadar esaslı olduğu, enflasyon beklentilerinin ne kadar yerleşik olduğu göz önüne alındığında, bu kadar yavaşlamanın uzun vadeli enflasyon meselesini çözeceğine inanmak zor.

Commerzbank Kıdemli Ekonomisti sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bizim iddiamız, para siyasetinin gecikme tesirlerinin işe yaraması ve enflasyon oranının düşmesi için yalnızca bir yıl değil, biraz daha uzun bir süre boyunca sıfıra yakin büyüme gerekiyor. Zira enflasyon hedeflemesi sürecinden, diyelim ki %20’lik bir enflasyon oranına ulaştığınızda çıkarsanız, geldiğimiz nokta göz önüne alındığında %20 o zaman çok iyi bir muvaffakiyet benzeri görünecektir. Fakat ne yazık ki, para siyaseti ve enflasyon hedeflemesinin gerçekliği, gerçek düzeltmeye ulaşmadan önce herhangi bir vakitte durursanız, işlerin oradan yeniden hızlanması riskidir. Bundan Ötürü evet, ekonomi şimdiye kadar olduğundan çok daha fazla soğuyana kadar enflasyon sorunun çözülebileceğini düşünmüyorum.”

TCMB’den ilk çeyrekte 250 baz puan indirim beklentisi

Maliye siyasetinin para siyasetine yardımcı olduğu konusunda kuşkuları olduğunu bildiren Ghose, taban ücret, emekli mşları artışları benzeri ıslahatları yaparken hükümetin mutlak harcamalarını kısması gerektiğini soyledi.

Erken faiz indirimi riski görmediğini kaydeden Ghose, bahse ilişkin su açıklamaları yaptı: “Merkez Bankası idaresinin medyaya neden erken faiz indiriminin tavsiye edilmediğini tartışmak zorunda kalması bile bence tuhaf zira Türkiye’de enflasyon hedeflemesinin tarihine ve şimdi bunu elde etmek için ele geçen altın fırsata bakın. Altta yatan enflasyon oranı benzeri pek çok bilinmeyen var. Şayet gerçek enflasyon oranı yüksekse, para siyaseti duruşu enflasyonu kademeli olarak aşağı çekmeye devam edecek kadar sıkı hale gelene kadar yüzde 50 baz oranı çok daha uzun süre muhafazamız gerekecektir. Bundan Ötürü şimdi bunları görmedik ve açıkçası yatırımcılardan yahut diğer siyaset yapıcılardan merkez bankasının faizleri düşürmeye başlayıp başlamaması gerektiği konusunda bir soru gelmemeli.

2025 ilk çeyrek sonuna kadar yaklaşık 250 baz puan indirim bekliyorum ama umarım bunu bile yapmazlar. Enflasyon oranı ikna edici bir şekilde düşmeye devam ettikçe, gerçek faiz oranını yalnızca buna paralel olarak düşürerek bunu yansıtmalıdırlar. Buna benzer bir gecikme, Türkiye’nin enflasyon hedefini ıskalama geçmişi ve enflasyon beklentilerinin ne kadar değişken olduğu nedeniyle, faizleri düşürürken eğrinin önünde olmaya çalışmamaları ve eğrinin biraz gerisinde olmaları iyi olurdu. Bu, uluslararası yatırımcılara çok fazla güven aşılayacaktır.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.