Trump, AB menşeli otomobillere uygulanan gümrük vergilerini % 25’e çıkaracağını açıkladı
Donald Trump, ABD’nin Avrupa Birliği (AB) menşeli otomobil ve kamyonlara uygulanan gümrük vergilerini %25’e çıkaracağını açıkladı. Trump, 1 Mayıs’ta yaptığı açıklamada “önümüzdeki hafta Avrupa Birliği’ne otomobil ve kamyonlar için uygulanan …
Donald Trump, ABD’nin Avrupa Birliği (AB) menşeli otomobil ve kamyonlara uygulanan gümrük vergilerini %25’e çıkaracağını açıkladı.
Trump, 1 Mayıs’ta yaptığı açıklamada “önümüzdeki hafta Avrupa Birliği’ne otomobil ve kamyonlar için uygulanan gümrük vergilerini artıracağımı duyurmaktan memnuniyet duyuyorum” dedi.
AB’den ABD’ye giren mallara uygulanan mevcut gümrük vergisi seviyesi, geçen Temmuz ayında müzakere edilen bir anlaşma kapsamında %15 seviyesinde bırakılmıştı.
Trump’ın Nisan 2025’te duyurduğu “Kurtuluş Günü” önlemleri kapsamında ABD’yi %30 gümrük vergileriyle tehdit etmişti. Anlaşma bu açıdan birlik için bir rahatlama sağlamıştı.,
Buna karşılık Avrupa, ABD’ye yatırım yapmayı ve kıtada ABD ihracatının artırması beklenen değişiklikler yapmayı kabul etmişti.
Ancak bunun ardından Başkan Trump’ın Grönland’ı ilhak etme tehditleri iki taraf arasındaki gerilimi artırdı. Avrupa Parlamentosu Ocak ayında anlaşmanın onay sürecini askıya aldı.
Daha sonra anlaşmaya, Trump yönetiminin “anlaşmanın hedeflerini zayıflattığı, AB ekonomik aktörlerine karşı ayrımcılık yaptığı, üye devletlerin toprak bütünlüğünü ve savunma politikalarını tehdit ettiği veya ekonomik zorlamaya başvurduğu” değerlendirilirse askıya alınabileceğini belirten bir madde eklendi.
Anlaşma Mart ayında Avrupa Parlamentosu’nda tartışmaların ardından onaylandı.
Çerçeve anlaşması neleri öngörüyordu?
Avrupa Birliği ve ABD arasında, üst düzey ticaret yetkilileri arasında haftalar süren gergin müzakerelerin ardından 27 Temmuz’da bir çerçeve anlaşmaya varılmıştı.
Bunun için Washington ve Brüksel’den liderlerin yüz yüze oturması gerekti.
Anlaşma her iki taraf için de önemliydi çünkü pek çok işletme, AB’nin “dünyanın en büyük ikili ticaret ve yatırım ilişkisi” olarak adlandırdığı bu ilişkiye bağlı.
Trump yönetimi bunu büyük bir zafer olarak kutladı ve birçok açıdan da öyleydi. Ancak bu aynı zamanda Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen için de tam bir yenilgi değil.
Başkan Yardımcısı JD Vance sosyal medya sitesi X’te yaptığı paylaşımda “Tüm Avrupa basını şu anda Başkan’a övgüler yağdırıyor, Amerikalılar adına müzakere ettiği anlaşmaya hayret ediyor” dedi:
“Yarın Amerikan medyası hiç şüphesiz ‘Donald Trump İstediğinin Sadece Yüzde 99.9’unu Aldı’ gibi manşetler atacak.”
AB’nin tesellisi, artık %30 yerine %15’lik bir ABD gümrük vergisiyle karşı karşıya olmasıydı.
Ancak bu oran, öncesine göre yüksek ve İngiltere’nin %10’luk oranı kadar iyi olmadığı için yine de ciddi bir artış anlamına geliyordu.
AB’li otomobil üreticilerinin Nisan ayı başında getirilen %25’lik küresel gümrük vergisi yerine %15’lik bir ABD ithalat vergisiyle karşı karşıya kalması sağlanmıştı.
Trump, buna karşılık AB’nin de ülkelerini Amerikan ihracatına “sıfır gümrük vergisiyle açtığını” söyledi.
AB çelik ve alüminyumu da ABD’ye satıldığında %50 gümrük vergisine tabi olmaya devam edecek.
AB, misilleme gümrük tarifeleri hazırlarken ve bunları uygulayabileceği uyarısında bulunurken kendisini sert bir müzakereci olarak sunmaya çalışarak haftalar geçirdi.
AB’nin misillemesi, yaklaşık 100 milyar euroluk ABD ihracatını vuracaktı.
Mayıs ayında, nelerin hedef alınabileceğine dair 217 sayfalık bir liste yayınlandı. Bu liste çiftlik hayvanlarından uçak parçalarına ve viskiye kadar her şeyi içeriyordu.
Ancak görüşmelere girerken Brüksel’in pazarlık pozisyonunda büyük zorluklar vardı.
Dünyanın en büyük ekonomisiyle bir ticaret savaşı riskine girmek için zamanlama ideal olmaktan çok uzaktı.
Avrupa’nın ekonomik büyümesi bir süredir durgun seyrediyordu ve Avrupa Merkez Bankası “özellikle ticari anlaşmazlıklar nedeniyle ortamın son derece belirsiz olmaya devam ettiği” uyarısında bulundu.
Bu anlaşma bu belirsizliğin bir kısmını ortadan kaldırıyordu. Nihayetinde AB’nin 27 üyesi için ticaret müzakereleri yürüten Avrupa Komisyonu, Başkan Trump’ın %15’lik gümrük vergileri ABD’ye yapılan ihracatı daha az rekabetçi hale getireceği için ticaret hacmini azaltsa bile bunun kabul edilebilir bir bedel olduğuna karar verdi.
Avrupa da güvenliği için büyük ölçüde ABD’ye bağımlı. Brüksel’deki müzakere ekibinin aklının bir köşesinde Trump’ın Ukrayna’ya silah sevkiyatını durdurabileceği, Amerikan ordusunu bölgeden çekebileceği ve hatta NATO’dan ayrılabileceği endişesi vardı.
Trump için bu anlaşma bir başka büyük zafere işaret ediyordu.
Anlaşma aynı zamanda 2025 ticaret rakamlarına göre hükümet bütçesi için yaklaşık 90 milyar dolar gümrük vergisi geliri yaratma potansiyeline sahipti.
Anlaşmanın bir parçası olarak AB, yüz milyarlarca dolar değerinde ABD enerji ürünleri ve silahları da satın alacaktı.
Trump, AB’nin Amerikan askeri teçhizatı da dâhil olmak üzere ABD’deki yatırımlarını 600 milyar dolar arttıracağını ve enerji için 750 milyar dolar harcayacağını söyledi.
Anlaşma Washington ve Brüksel arasındaki ilişkilerde bir dönüm noktası olarak lanse ediliyordu.
Bu noktaya gelmek hiç de kolay olmadı.
Her iki taraf da sert oynadı ve ikisi de kolayca pes etmeye hazır değildi, ancak iki taraf da bu müzakerelerin 1 Ağustos son tarihinin ötesine uzamasını istemiyordu.
ABD Başkanı yıllardır Avrupa’nın haksız ticaret uygulamaları olarak gördüğü uygulamalara karşı çıkıyor.
Bunun ilk kısmı dış ticaret açığı. Geçen yıl bu, ABD’nin AB’ye sattığından 236 milyar dolar fazla malı AB’den satın aldığı anlamına geliyordu.
Trump, bunun Amerikan servetinin gereksiz yere ülkeyi terk etmesi olduğu gibi basitleştirilmiş bir görüşe sahip. Gerçek şu ki, uluslararası ticaret bundan daha karmaşık bir yapıya sahip.
Diğer bir şikâyet ise AB’nin arabalardan tavuklara kadar her şeyle ilgili katı düzenlemelerinin, Amerikan şirketlerinin ürünlerini AB’de satmalarını zorlaştırmasıydı.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ABD’nin dış ticaret açığıyla mücadele edilmesi gerektiğini kabul etti ve anlaşmayı duyururken şunları söyledi:
“Yeniden dengelemek zorundayız. Mükemmel bir ticari ilişkimiz var.
“Birlikte sahip olduğumuz çok büyük bir ticaret hacmi var. Dolayısıyla bunu daha sürdürülebilir hale getireceğiz.”
Bu anlaşma ABD’nin Japonya ile bir başka büyük anlaşmaya imza atmasından günler sonra geldi. Trump İngiltere, Vietnam ve Endonezya ile de anlaşmalar yapmıştı.