“Kemal beyefendisi, elimi kaldırmış kabul ediyorum. Zira o niyetle geldi”
CHP’nin yeni genel başkanı Özgür Özel, kurultayda seçimlerin ilk çeşidi akabinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun kararı verdiğini, elini kaldırmak için salona döndüğünü lakin odada bulunduğu sırada danışmanları tarafından etrafı sarılarak vazgeçirildiğini söyledi.
Sözcü yazarı İsmail Saymaz’ın sorularını yanıtlayan Özel, “Kemal Beyefendisi, elimi kaldırmış kabul ediyorum. Zira o niyetle geldi. Kemal Beyefendi, kurmay aklından yoksundu. Kurmay dediğin, lider ve partinin yararını birlikte gözetir. Bunu yapabilecek bir yahut iki kişi vardı yanında. O gece o arkadaşları göremedim. Kurmay aklından mahrum olunca o denli bir sonuç çıkıyor. Gerçek bir kurmay, lider birinci cinste salt çoğunluğun altında kaldıysa rakibin elini kaldırtır. Kemal beyefendi kendi hissiyle bunu yapmaya geldi ama engellediler” sözlerini kullandı.
Kılıçdaroğlu’nun “Arkamdan hançerledim” açıklaması: Üzerime alınmadım
Özel, Kılıçdaroğlu’nun “Arkamdan hançerledim” açıklaması için de, “Üzerime alınmadım” dedi. Başkanına asla ihanet etmediğini belirten Özel aday olmayı kastederek, “Eğer bu iddiayı koymak ihanet ise, koymasam kendime, partiye, doğruyu söylemeğim için genel lidere ihanet etmiş olurdum. Zira sokak değişim diyor” ifadelerini kullandı.
“Hançerleme ile bizi kastettiğini düşünmüyorum”
Özel, Kılıçdaroğlu’nun “hançerlenme” ifadesi ile neyi kastettiğini şöyle açıkladı:
“Kurultaya yönelik kullanıldı. Ama delege o hissiyatı satın almadı. Benim genel lidere ihanet etmediğimi düşünüyor. Zira hançerleyen birisine CHP delegesi oy vermez. Salonda, lider değişimine itirazın olmadığı ama Kemal Bey’i sakınan bir ruh halinin olduğu ortadaydı. Kemal Beyefendi o ruh halinden yararlanmak istedi. Bizi kastetmediğini düşünüyorum.”
İYİ Parti ile yeni diyalog
Özel, Altılı Masa ve Millet İttifakı’nın geçmişte kaldığını söyledi. Lakin İYİ Parti ile yeni bir diyalog için kapılarını aralayarak Akşener ile görüşmek istediğini belirten Özel, “Meral Hanım uygun görürse bir büyük ittifaktan çok yerel örgütlerimizin sesini dinleyeceğimiz, gerekli yerlerde ittifak olmasının hiçbir sakıncası yok” dedi.
“Bu çocuğu Manisalı çocuklar davasından tanıyorum”
Özel Sabri Ergül’ün “Bu çocuğu Manisalı çocuklar davasından tanıyorum” derken ne demek istediğini şöyle açıkladı:
“Manisa Davası’nda işkence görenler solcu arkadaşlardı. Birkaç gün gözaltında tutuldular ve işkence gördüler. Ben yatılı okuldan kaçtım. Manisa Emniyeti’nin önüne geldim. Protesto yapıyorduk. Ben jetonlu telefondan İzmir milletvekillerini aradım. Sabri Ergül’e ulaşabildim. ‘Arkadaşlarımıza işkence yapıyorlar, gelmelisiniz’ dedim. ‘Tamam çocuğum, gelirim’ dedi. Büyük mücadele verdik. Protesto ediyoruz. Polis gelince kaçıyoruz. Küçüğüz. Ergül geldi. Bağırarak ‘Burada ne oluyor’ dedi. Polis korktu. İçeri girdi, kapıyı kapattı. Ceketinin cebinden bir şey çıkardı. ‘Bu iş yerinde işkence vardır’ diye yazdı. O günden beri tanışıyorum Ergül ile.”
Selvi Kılıçdaroğlu ne dedi?
Özel, tokalaştığı sırada kendisini durdurarak tepkiyle karşıladığı görülen Selvi Kılıçdaroğlu’nun ne dediğini de şöyle açıkladı:
“Bunu söylemeniz doğru olmadı” benzeri bir şey söyledi. ‘Neyi?’ dedim. ‘Söylediniz ya, 39 milletvekili belirlenirken, orada değildik’ diye. Yanıt vermedim. Kemal beyefendi kalkınca Selvi hanıma dedim ki, ‘Ben heyette yoktum.’ O da ‘Varsın biliyorum’ dedi. ‘Oğuz Kn Salıcı dışında kimse bilmiyordu’ dedim. ‘Tamam, o zaman’ dedi. Elini öptüm.”
Röportajın tamamını okumak için .