Özel sağlık kuruluşlarının lisansları ihaleyle verilecek: Tencere sıyırma operasyonu, kamu bütçesine para lazım olduğu için böyle yollara başvuruyorlar

Özel sağlık kuruluşlarının lisansları ihaleyle verilecek: Tencere sıyırma operasyonu, kamu bütçesine para lazım olduğu için böyle yollara başvuruyorlar

Özel sağlık kuruluşlarının lisansları ihaleyle verilecek: Tencere sıyırma operasyonu, kamu bütçesine para lazım olduğu için böyle yollara başvuruyorlar
Yayınlama: 11.11.2025
4
A+
A-

Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Hizmetleri Lisans Yönetmeliği ile özel sağlık kuruluşlarına lisans verilmesi “planlama” esasına bağlandı.

Sağlık Bakanlığı, artık özel hastane açımı, hekimlerin kadro sayısı, ek yatak sayısı ve açılacak üniteleri ihale edecek. TTB Özel Hekimlik Kol Yürütme Başkanı Güray Kılıç, konuya ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede; “Bu bir tencere sıyırma operasyonu, kamu bütçesine para lazım olduğu için böyle yollara başvuruyorlar. Çok büyük getirisi olacak bir iş de değil ama öyle bir noktaya geldik ki buna başvuruyorlar. Bu iş pazara düşecek bir şey değil. Planlama tamam ama kamu yararı ve sağlık ihtiyacını gözeten bir planlama olmalı. Özel sektör ve tekelleşmeye hizmet eden bir planlama olamaz. Yan yollarla kamuya gelir elde etmek için bu sistemin uygulanması kabul edilemez” dedi.

Sağlık Bakanlığı’nın sağlık alanında hizmet sunabilme, hastane ve benzeri özel sağlık kuruluşları açabilme yetkisi veren lisansları ihale ile devretmesine ilişkin Resmî Gazete’de yönetmelik yayımlandı.

Yönetmeliğe göre; özel hastaneler, tıp merkezleri ve diğer özel sağlık kuruluşları faaliyet gösterebilmek için Bakanlıktan lisans alacak. Özel sağlık kuruluşlarının açılışı, kadrosu, ek yatak sayısı ve ünitelerini şirketlere ihaleyle verilecek. Hastane satılsa bile lisansın devredilmesi mümkün olmayacak, yeni hastane kurmak isteyen ihaleye girerek lisans almak zorunda olacak.

“Tencere sıyırma operasyonu”

Yönetmeliği değerlendiren TTB Özel Hekimlik Kol Yürütme Başkanı Güray Kılıç, 2010 yılında da ‘planlama’ adıyla benzer bir sistem getirildiğini ancak tam olarak uygulanmadığını belirtti.

Lisans uygulamasının yan yollarla kamuya gelir elde etmek için kullanılacağını vurgulayan Kılıç, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Tencerenin dibini sıyırıyorlar. İlk haraç meselesi oldu yıllık hale getirdiler. Lisans meselesinin tabii geçmişi çok eski. Sağlıkta dönüşümün ilk başlarına gider. Planlama diye bir şey icat ettiler. Planlama birimi 2008 veya 2010 civarlarında olmalı, Sağlık Bakanlığı içinde kuruldu. ‘Sağlık hizmetlerinin ülke geneline eşit dağılımını sağlamak için kuruldu’ dediler. Ne kadar hastane, MR cihazı, laboratuvar, görüntüleme merkezi olacak gibi kamu ve özel için kuruldu. Tüm hastane kadrolarını buna göre dağıttılar. Bir bölgede kaç özel hastane olacak, kaç yatağı olacak, kaç cerrahi uzmanı olacak bunları belirlediler. 2011’de ilk yönetmelik değişti.

Laboratuvar açısından takip etmiştim. Bundan sonra bu unsurlar planlamaya dahil, yeni laboratuvar açılamayacak denmişti. Ben patoloji uzmanıyım mesela ve laboratuvar açacağım, eskiden açardık fakat dediler ki ‘Artık açamazsın. Yeni laboratuvar açılması için bir planlama yapılacak.’ O zaman ifade ettikleri şuydu; her yıl bölgenin ne kadar laboratuvar ihtiyacı olduğunu ilan edeceğiz. İlan ettiğimiz kadroya başvuracaksınız, o kadroyu açık arttırma ile satacağız dediler. Fakat bunu hayata geçirmediler. Hiçbir zaman yeni laboratuvar açılma izni verilmedi sadece laboratuvarlar el değiştirdi. Bu uzun zamandır aslında zihinlerinin kenarındaydı.

“Burası düğün salonu mu, kafe mi”

Dehşet verici bir uygulama. Özel sektörün açık arttırma ile ihaleye çıkması kötü bir şey. Batı’da da kafanıza göre eczane açamazsınız mesela. Nüfusa ihtiyaca göre düzenleme yapılır. Planlama sihirli bir sözcük ve iyi bir şey ancak bu iktidarın planlama ile uzaktan yakından ilgisi olmadığı belli. Her şey sermayenin ihtiyacına göre şekilleniyor. Şu anda gelinen tabloda yenidoğan yataklarının neredeyse yarısı özel sektörde. Bu olacak şey değil. Sermayenin böyle büyümesine izin verildi. Planlama ise fiilen uygulanmamıştı bu zamana kadar. Bunun ücretle satılıyor olması, açık arttırmaya konulması olacak iş değil. Bölgede ihtiyaç varsa belgeniz yetkinliğiniz varsa başvurur asarsınız belgenizi. Burası düğün salonu mu, kafe mi bu? Sağlık tesisinde böyle bir uygulama olmaz. Kamu bu hakkı kendinde nasıl görüyor?

“Bu iş pazara düşecek bir şey değil”

Planlama tamam ama lisansın açık arttırma ile satılması kabul edilebilir değil. Bu yüzden reddetmiştik. O dönem yapmadılar ama kullandılar. Hiçbir yere laboratuvar açma izni vermeyip sermayenin önününü açtılar. Hekimlerin serbest çalışma hakkı kısıtlandı. Şimdi yeni yönetmelik ile bu kadroların da sermayenin eline geçeceğini düşünüyoruz. Bir hekimin gidip o lisansı alma ihtimali yok. Şu anda hayata geçirmelerinin de bir mantığı yok. Bu bir tencere sıyırma operasyonu, kamu bütçesine para lazım olduğu için böyle yollara başvuruyorlar. Çok büyük getirisi olacak bir iş de değil ama öyle bir noktaya geldik ki buna başvuruyorlar. Bu iş pazara düşecek bir şey değil. Planlama tamam ama kamu yararı ve sağlık ihtiyacını gözeten bir planlama olmalı. Özel sektör ve tekelleşmeye hizmet eden bir planlama olamaz. Yan yollarla kamuya gelir elde etmek için bu sistemin uygulanması kabul edilemez.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.