OECD, Türkiye iktisadında bu yıla ilişkin büyüme varsayımını yüzde 0,2 aşağı taraflı revize ederek yüzde 3,2 ve 2025 için ise yüzde 0,1 aşağı taraflı revizeyle yüzde 3,1 olarak belirledi.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), dünya çapında dezenflasyon sürecinin devam etmesi, gerçek gelirlerin güzelleşmesi ve birçok iktisatta para siyasetinin daha az kısıtlayıcı olmasının talebi destekleyeceği beklentisiyle global iktisatta bu yıla ilişkin büyüme varsayımını yüzde 0,1 yukarı istikametli revize ederek yüzde 3,2’ye yükseltti.
OECD, Ekonomik Görünüm Raporu’nu “Köşeyi Dönmek” temasıyla yayımladı.
Buna göre, global üretim artışı dirençli kalmaya ve enflasyonda düşüş süreci devam ediyor. ABD, Brezilya, Hindistan, Endonezya ve Birleşik Krallık dahil olmak üzere birçok G20 ülkesinde nispeten güçlü büyüme görülürken, aralarında Almanya’nın da bulunduğu birkaç iktisatta daha zayıf büyüme görüldü.
Özellikle hizmet sektöründe ekonomik aktivite güçlü kaldı. Gerçek fiyatlardaki artış hane halkı gelir ve harcamalarını desteklese de satın alma gücü birçok ülkede şimdi salgın öncesi düzeylere tam olarak dönmedi.
Öte yandan, global ticarette beklenenden süratli toparlanma görülürken, nakliye maliyetleri yüksek kalmaya devam ediyor ve ihracat siparişlerinde ölçülü seyir sürüyor.
Enflasyon tarafında mal fiyatları gerilemesine karşın birçok ülkede hizmet sektöründe maliyet ve fiyat baskıları tesirini sürdürüyor.
Bu kapsamda, dünya çapında dezenflasyon sürecinin devam etmesi, gerçek gelirlerdeki güzelleşme ve birçok iktisatta para siyasetinin daha az kısıtlayıcı olmasının talebi destekleyeceği beklentisiyle global iktisadın bu yıl yüzde 3,2 büyümesi bekleniyor. Bu oran, OECD’nin mayısta açıkladığı öngörüsünün yüzde 0,1 üzerinde bulunuyor.
OECD, global iktisatta 2025’e ilişkin büyüme varsayımını ise değiştirmeyerek yüzde 3,2’de sabit bıraktı.
ABD’de ekonomik büyümenin yavaşlamasının lakin para siyasetindeki gevşemeyle desteklenmesi beklenirken, bu yıla ilişkin büyüme iddiası yüzde 2,6 ile değişiklik göstermiyor. Lakin OECD, ABD ekonomisine ilişkin 2025 büyüme kestirimini mayıstaki öngörüsüne göre yüzde 0,2 aşağı taraflı revize ederek yüzde 1,6’ya çekti.
OECD, Avro Bölgesi’nde bu yılki ekonomik büyümeye ilişkin yüzde 0,7 olan öngörüsünü değiştirmedi lakin 2025 kestirimini yüzde 0,2 aşağı istikametli revize ederek yüzde 1,3 olarak belirledi.
Raporda, Çin ekonomisine ilişkin bu yıl ve 2025 büyüme varsayımı sırasıyla yüzde 4,9 ve yüzde 4,5 ile değişiklik göstermedi.
Jeopolitik ve ticari tansiyonlar, yatırımlara giderek daha fazla zarar verebilir
Raporda, enflasyonun 2025’te çoğu G20 ülkesinde hedef düzeye geri döneceği öngörülürken, global iktisada ilişkin çok önemli risklerin devam ettiği uyarısı yer aldı.
Devam eden jeopolitik ve ticari tansiyonların yatırımlara giderek daha fazla zarar verebileceği ve ithalat fiyatlarını yükseltebileceği riski bulunurken, iş gücü piyasaları soğudukça ekonomik büyümenin beklenenden daha keskin şekilde yavaşlayabileceği ve dezenflasyon patikasından muhtemel sapmaların finansal piyasalarda bozulmayı tetikleyebileceği tahmin edildi.
OECD, enflasyon daha ölçülü hale geldikçe ve iş gücü piyasasında baskılar hafifledikçe, para siyaseti indirimlerinin devam etmesi gerektiği lakin indirimlerin zamanlama ve kapsamının verilere bağlı kalması gerektiği yönünde uyardı.
Türkiye iktisadında bu yıl büyüme yüzde 3,2
OECD, Türkiye iktisadında bu yıla ilişkin büyüme iddiasını yüzde 0,2 aşağı istikametli revize ederek yüzde 3,2 ve 2025 için ise yüzde 0,1 aşağı istikametli revizeyle yüzde 3,1 olarak belirledi.
Türkiye dahil gelişmekte olan ekonomilerde enflasyonun gelişmiş ekonomilere göre daha yüksek seyredeceğini öngören OECD’ye göre, Türkiye’de enflasyon bu yıl sonu ve 2025 boyunca hafifleyecek fakat çift haneli sayılarda kalmayı sürdürecek.
Bu kapsamda OECD, Türkiye’de, enflasyonun net bir şekilde hedefe doğru ilerlemesini sağlamak için sıkı mali duruşun 2025’in belli bir devrine kadar sürdürülmesi gerektiği tavsiyesinde bulundu.