Oba Makarna fabrikasındaki patlama önlenebilir miydi?

Sakarya’da bir personelin ölüp 30 kişinin de yaralandığı Oba Makarna fabrikasında, personeller iş güvenliği ve personel sağlığı kurallarına uyulmadığını belirtirken kontrolle ilgili soru işaretleri var.

Oba Makarna fabrikasındaki patlama önlenebilir miydi?
Yayınlama: 16.09.2024
3
A+
A-

Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Oba Makarna fabrikasında dün meydana gelen patlamada bir emekçi hayatını yitirdi, biri çocuk, üçü itfaiye eri 30 kişi yaralandı. Yaralıların altısının ağır, ikisinin entübe durumda olduğu açıklandı.

Sakarya Valisi Yaşar Karadeniz’in verdiği bilgiye göre patlamanın olduğu sırada fabrikada 56 vardiya çalışanı çalışıyordu. Yetkililer, yaralanan 12 yaşındaki çocuğun ise dün babasıyla işe gittiği için orada bulunduğunu açıkladı.

Fabrikada siloların yanındaki kısımda gerçekleşen patlamanın akabinde çıkan yangın denetim altına alınırken alanda soğutma çalışmaları sürüyor. Dün soğutma çalışmaları sırasında cansız vücuduna ulaşılan emekçilerden Mesut Şimay’ın (27) cenazesi bugün toprağa verildi.

Adli ve idari soruşturma başlatıldı

İlk tespitlere göre değirmen kısmında olduğu tahmin edilen patlamanın sebebi ve sorumluların tespiti için Hendek Cumhuriyet Başsavcılığı’nca adli soruşturma başlatıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da yaşanan olayı araştırmak üzere bir başmüfettiş ile bir müfettiş görevlendirdi.

Ancak Türkiye’de sıklıkla rastlanan iş cinayeti davalarının seyri ile ilgili tecrübeler, soruşturmanın ne kadar aktif olacağına dair soru işaretlerine neden oluyor.

DW Türkçe’ye konuşan Emekçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi Kocaeli Yürütme Kurulu Üyesi Selçuk Karstarlı, olayın değirmen kısmındaki toz patlamasından kaynaklandığını tahmin ettiklerini dile getiriyor.

İlgili yönetmeliğe uyuldu mu?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın “Çalışanların Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Korunması Hakkında Yönetmelik” isimli yönetmeliğini hatırlatan Karstarlı, “Muhtemelen bu yönetmelik kararlarına uyulmamış. Yani tozdan arındırmak, tozun seyreltilmesi, kullanılan ekipmanların patlayıcı ortamın niteliğine uygun kategoride seçilmesi benzeri çeşitli patlamadan korunma önlemlerinin takip edilmediğini tahmin ediyoruz” diyor.

Karstarlı, olaydan birkaç ay önce Oba Makarna fabrikasında çalışan bir iş güvenliği uzmanının, değirmenlerle ilgili yaşanan sıkıntılardan ötürü iş verenle karşı karşıya geldiğine ve geçen Mart ayında iş akdinin feshedildiğine ilişkin tezler olduğunu da aktarıyor.

Kocaeli TMO’da da yaşanmıştı

Geçen yıl ağustos ayında ise Kocaeli’de Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) buğday silolarında yaşanan patlama sonucu iki personel hayatını kaybetmişti. Bu patlamanın “toz patlaması” şeklinde olduğu yetkililer tarafından açıklanmıştı.

Selçuk Karstarlı’ya göre o dönem benzer riskleri taşıyan işletmeler denetlenip bu tedbirlere uyulup uyulmadığı denetim edilseydi, Oba Makarna’daki olay yaşanmayabilirdi. Karstarlı, “Çalışma Bakanlığı eğer Toprak Mahsülleri’nde toz patlaması oldu, o zaman ben buğday, değirmen kullanan makarna fabrikaları benzeri işletmeleri toz patlamaları konusunda denetleyeyim deseydi, buradaki eksiklerin giderilmesini sağlayıp patlamayı önleyebilirdi” diye konuşuyor.

DW Türkçe’ye konuşan Şeker-İş Sendikası Sakarya Şube Başkanı Erdal Genç ise fabrikada çalışan personellerin varsayımlarına göre patlamanın buğday bunkerlerindeki gaz sıkışmasından kaynaklandığını söylüyor.

“İSİG kurallarına uyulmuyordu”

“Görüştüğümüz emekçiler, personel sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uyulmadığını söylüyordu. Yasal çalışma stlerine uyulmadığını, insan onuruna yakışır bir çalışma ortamının bulunmadığını, münasebetiyle yorgunluklarının olduğunu bize anlatıyorlardı.”

Fabrikada yetkili sendika olmadıkları için duruma müdahil olamadıklarını lakin personelleri emekçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatları çerçevesinde nasıl davranmaları gerektiği konusunda bilgilendirdiklerini ifade eden Genç, sendikal örgütlenmeden ötürü emekçilere mobbing ve baskı da yapıldığını, birtakım emekçilerin sendikaya üye olup olmadığını öğrenmek için e-devlet bilgilerini göstermeye zorlandığını söylüyor.

Etkin bir soruşturma var mı?

DW Türkçe’ye konuşan ve uzun yıllardır iş cinayetleri davalarına bakan avukat Berrin Demir’e göre ise denetimsizlik ve cezasızlık iş cinayetlerinin devam etmesinin en çok önemli nedenleri.

İSİG Meclisi verilerine göre yılın ilk sekiz ayında en az bin 201 personel iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

Bütün iş cinayetlerinin benzer şekilde gerçekleştiğini, iş güvenliği tedbirlerinin alınmaması, iş güvenliği teçhizatına ve eğitimine yatırım yapılmaması ve devletin de bunun yapılması yönünde bir kontrol yapmamasından kaynaklandığını ifade eden Demir, Oba Makarna fabrikasında yaşananlara ilişkin “Nitekim burası da o denli. Üstteki kazanlar çok ısınmış. Şu Anda detaylarını bilmiyoruz tabii. Muhtemelen daima kesintisiz bir üretim yapılıyordu. Verilmesi gereken ortalar verilmiyordu. Bunları zaman içerisinde uzman raporlarıyla öğreneceğiz” diye konuşuyor.

Berrin Demir, aktif bir soruşturma için gerekli adımların da atılmadığı görüşünde.

Demir, “Savcılığın o ilgili yere, fabrikaya, patlamanın olduğu bölgeye el koyması, iş yeri yöneticilerinin, iş güvenliği uzmanlarının derhal gözaltıyla sorguya alınmaları, ondan sonra orada geniş çaplı bir inceleme başlatılması lazım. Bunlar yapıldı mı? Ben bir tutukluluk, gözaltına alınma duymadım şimdi. Takipçisi olacağız” diyor.

“Ceza almayan sorumluluğunu titizlikle yapar mı?

Soma davası avukatlarından da biri olan Berrin Demir iş cinayeti davalarında üst seviye kamu vazifelilerinin hiçbir ceza almadığının ortada olduğuna vurgu yapıyor.

Demir, Soma maden faciasından 10 yıl sonra, 301 çalışanın vefatından sorumlu olan kamu vazifelilerinin yargılanmasına başlansa da söylediği söz edilen memurların yalnızca “görevi ihmalden” yargılandığını, görevi suistimal nedeniyle 301 kişinin öldüğüne dair bir iddianame hazırlanmadığını belirtiyor.

“Yargılama tamamen biçimsel, tabiri yerindeyse uyduruk, ciddiyetsiz, hiçbir fonksiyonu olmayan bir yere oturtuldu” sözlerini kullanan Demir ekliyor: “Siz oradaki devlet memurlarını, bu katliamın meydana gelmesinde sorumlu oldukları 5-6 eksper raporuyla tespit edilmiş olan kamu görevlilerini, görevi suistimalden yargılayıp, üç ay ceza verip aslında onu da zaman aşımına sokup gönderirseniz, bunlar bir dahaki kontrol misyonlarını daha titizlikle yapar mı? Yoksa aynı şekilde devam mı eder, nasıl olsa bir şey olmuyor diye. Oba Makarna fabrikası için de aynı şey geçerli.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.