Nefes yazarı Erkin: İşte Kaşif Kozinoğlu’nu tutuklanmaya götüren ihbar mektubunun ayrıntıları

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor. Son olarak Kozinoğlu’nun mezarı açılarak örnekler alındı.

Nefes yazarı Erkin: İşte Kaşif Kozinoğlu’nu tutuklanmaya götüren ihbar mektubunun ayrıntıları
Yayınlama: 13.09.2026
2
A+
A-

Nefes yazarı Aytunç Erkin, 2011’de Odatv davasına eklenen MİT Orta Asya Sorumlusu Kaşif Kozinoğlu hakkındaki bir ihbar mektubunun ayrıntılarını yazdı. Erkin, İstanbul Emniyeti’ndeki bazı birimlerin ve geçmişteki soruşturmalarda kullanılan isimsiz ihbar mektuplarının nasıl hazırlandığına ilişkin iddiaları gündeme getirdi.

Nefes yazarı Aytunç Erkin, 2017 yılında yayımlanan Kardan Adam kitabında anlattığı İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ndeki “gizli oda” iddiasını köşesine taşıdı. Erkin, Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyeti’nin C Blok 8. katında bulunduğunu belirttiği odada 2007-2013 yılları arasında savcılığa gönderilen bazı ihbar mektuplarının hazırlandığını öne sürerek, “Eldivenler takıldı, iz bırakılmadı” ifadelerini kullandı.

Erkin, ardından 3 Ocak 2011 tarihli ve “Sergünhan Topal” kod adlı ihbar mektubunu gündeme getirdi. “2011’de Odatv davasına eklenen MİT Orta Asya Sorumlusu Kozinoğlu’yla ilgili davanın 34’üncü delil klasörüne giren bir “ihbar mektubu” var. Bu ihbar mektubu, Silivri Cezaevi’nde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden MİT’çinin tutuklanmasına giden yolun kilometre taşlarından” diye yazan Erkin, sekiz sayfalık mektubun İstanbul Emniyeti Terörle Mücadele, Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube müdürlüklerine gönderildiğini aktararak, mektupta Kaşif Kozinoğlu’nun Güler Sabancı ve Sabancı Holding’e yönelik çeşitli iddialarla ilişkilendirildiğini yazdı.

Erkin, “ihbar” mailinde yazanları şöyle özetledi:

“… Bana Güler Sabancı’ya suikast teklifi yapıldı. (Çünkü Güler Sabancı Tekirdağ/Şarköy’de bizim yazlığın bitişiğinde şarap fabrikası kurmuş, her gün helikopterle gelip gidiyordu.) Ben bu durumu hemen MİT’e bildirdim. İnternet üzerinden MİT İstanbul Başkanı Kaşif Kozinoğlu ile JİTEM’ci mafya Selami Yılmaz ekibi danışıklı dövüş yaptılar. Kaşif Kozinoğlu, JİTEM Sorumlusu Binbaşı Mehmet (Hasan) Çallı’yı öldürdü; 31 Mart 2004’te. Jİ- TEM’i hedef gösterdi. JİTEM’ciler de 9 Nisan 2004’te Sakıp Sabancı’yı öldürdü. Kaşif Kozinoğlu’nun amacı Güler Sabancı üzerinden Sabancı Holding’i ele geçirmekti. Cinayetler deşifre olunca amacına ulaşamadı…”

… 1 Nisan 2004’de Show televizyonunda Popstar Müzik Yarışması başlar. Yarışmaya Selçuk Demirelli adında bir gün önce öldürülen JİTEM Sorumlusu Jandarma Binbaşı Hasan Çallı’nın benzeri katılır ve yarışmayı kazanır. Ve Hasan Çallı onore edilir. Ayrıca şarkılarda mesajlar aracılığıyla mesajlaşılır…

… Bu cinayetlerin işlendiği 2003 ve 2004 yıllarında İstanbul Valiliğine yeni Vali Muammer Güler, Emniyet Müdürlüğüne ise Celalettin Cerrah seçilmiştir. Bu iki kişinin isimleri dikkatlice incelendiğinde onların isimleri de bu konu ile ilişkilidir…

… Çünkü MİT, Valiler Kararnamesi ve Emniyet Müdürleri Kararnamesi’ni hazırlarken ‘Yapacağımız bu operasyon devlet operasyonudur’ intibası yaratmaya çalışmıştır. Çünkü Cerrah, ameliyat yapan, operasyon yapan anlamına gelir. Muammer Güler’in Güler’i ise Güler Sabancı’nın isminden gelmektedir.

… Ancak gerçekte ise bu iki kişinin isimleri dışında olayla ilgisi yoktur. Sadece isimleri kullanılmıştır. Muammer Güler’in Güvenlik Müsteşarlığı gibi yüksek bir makama seçilmesinin sebebi Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ‘Ben Güler Sabancı’yı destekliyorum’ mesajı içermektedir ve bu mesaj Ergenekon’un bir numarası eski Genelkurmay Başkanı’na verilen mesajdır…”

… 20 gün önce Şişli Etfal Hastanesi’nde yürürken dalgınlıktan kafamı tabelaya çarptım, altı dikiş atıldı kafama. Bu olay istemediğim halde Ergenekoncu bir teknisyenin bana ikram ettiği çaydan sonra oldu…”

Erkin, söz konusu ihbar mektubundaki iddiaların ardından savcılık ve emniyet tarafından Odatv dosyasına dahil edildiğini belirtti. Yazısında ayrıca Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy ve Askeri Casusluk soruşturmaları döneminde çok sayıda isimsiz ve imzasız ihbar mektubunun savcılık ve emniyete gönderildiğini, sanıkların bu mektupların kaynağının araştırılmasını istediğini ancak kaynakların bulunamadığını ifade etti.

Erkin, şöyle yazdı:

“İstanbul Emniyeti’ndeki C Blok 8. Kat’tan bahsetmiştim. O katta… Zaman zaman domino oynanır, zaman zaman çaylar içilir ve Ergenekon, Balyoz gibi operasyonların ana hatları burada konuşulur. İlin en kudretli kişileri dahi bu kata çıkamaz. Derler ki… 2007’den 2013’e kadar Emniyet üzerinden savcılığa gönderilen mektuplar işte burada oluşturuldu. Eldivenler takıldı, iz bırakılmadı… Buranın müdavimleri aslında emniyet ve adliyeyi yöneten kişilerdi. Hiyerarşik yapı çatı katında bozulmuştu…”

Yazının tamamını okumak için .


( ALINTI www.nefes.com.tr/yazarlar/aytunc-erkin/kozinoglu-dosyasinda-… )

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.