Murat Yetkin: MHP’nin Alevi ölümlerindeki rolü sorgulanmalı ama Bahçeli’nin “Cemevleri ibadethane sayılmalı” önerisi doğru
Gazeteci Murat Yetkin, MHP lideri Devlet Bahçeli‘nin cemevlerinin ibadethane olarak tanınmasına yönelik açıklamasının üzerine kaleme aldığı yazısında, Bahçeli’nin, cemevinin ibadethane sayılması önerisinin doğru olduğunu kaydetti. Yazısında, “Önerenin MHP lideri olması, 12 Eylül 1980 askeri darbesine giden sürecin tetikleyicilerinden sayılan 1978 Kahramanmaraş Katliamında Alevi mahallelerinin basılıp 111 kişinin öldürülmesi gibi olaylarda MHP’nin rolünün sorgulanması bir yana, öneri doğruydu” ifadelerine yer veren Yetkin, yaptığı gayri resmi araştırmada, Türkiye’de Alevi kimliğini gizlemeyen sadece 13 orta ve üst düzey bürokratın olduğunu saptayabildiğini söyledi. Yetkin, Diyanet’in Ali Erbaş döneminde de “giderek sadece Sünnni de değil, Hanefi-Sünni kimliği benimsediğini” belirtti.
Yetkin, Bahçeli’nin cemevleri önerisini köşesine taşıdı. “Bahçeli, cemevinin ibadethane sayılmasının gerektiğini, bunun için “atılgan ve cesur” davranarak engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi. Kaldıracak kişi de belli. Bahçeli söylemese de yürütmenin tek hakimi, Cumhur Müttefiki, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Parti İktidarı” ifadelerini kullanan Yetkin, “Bahçeli’nin Cemevinin ibadethane sayılması önerisi doğruydu. Önerenin MHP lideri olması, 12 Eylül 1980 askeri darbesine giden sürecin tetikleyicilerinden sayılan 1978 Kahramanmaraş Katliamında Alevi mahallelerinin basılıp 111 kişinin öldürülmesi gibi olaylarda MHP’nin rolünün sorgulanması bir yana, öneri doğruydu. 2022’de “Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının Diyanet İşleri değil de Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olarak kurulması, Alevi inancının bir kültürel, folklorik zenginlik düzeyinde kabul edilmesi Alevi toplumunu memnun etmedi, hatta Aleviliğin Şünnileştirilmeye, Şiileştirilmeye çalışılması eleştirilerine yol açtı” diye yazdı.
“Türkiye’de Alevi kimliğini gizlemeyen sadece 13 orta ve yüksek bürokrat var”
Cemevlerinin ibadethane olarak resmen tanınmasının, Türkiye’de inanç özgürlüğü alanını genişleteceği gibi Batıdan, özellikle de AB’den gelen inanç özgürlüğü eleştirilerini de hafifleteceğini söyleyen Yetkin, Türkiye’de yaklaşık 8,5 milyon Alevi vatandaşın yaşadığını, “Alevi kimliğini gizlemeyen” sadece 13 vatandaşın orta ve yüksek bürokrat olarak görev yaptığını söyledi.
Yetkin yazısında, Alevilerin, Diyanet’in Ali Erbaş yönetiminde giderek “Sadece Sünnni de değil, Hanefi-Sünni kimliğini pekiştirdiğini” de kaydetti.
Yazının tamamını okumak için .