Murat Uzman: Atatürk ve Cumhuriyet kıymetlerinin yeniden keşfi, tabandan ve tamamen sivil bir dalga yükselişi
Gazeteci Murat Ehil, Uzman Report’ta yer alan tahlilinde, ” Muhalefet partilerinin, bilhassa CHP ve İYİ Parti’nin yapamadığını, merkezkaç kuvvetlerin tesiriyle yapmaktan çekindiğini toplum kendisi yapıyor. Halk Erdoğan’a adeta “Seni seçtik fakat Atatürk ve Cumhuriyet bedelleriyle oynama” mesajı veriyor, ismini koymadığı bir kırmızı çizgi çekiyor. Tamamen bizatihi, tabandan ve sivil özellikte” sözlerini kullandı.
Murat Ehil, Uzman Report’ta yayınlanan “Erdoğan Atatürk’le; laikler Erdoğan’la barışabilecek mi?” başlıklı yazısını kaleme aldı. Ehil kaleme aldığı yazıda “Toplum yuvaya, Atatürk’e dönüyor fakat yuva da aynı yuva değil artık, kalıplara sıkışmamış daha geniş bir yuva. Erdoğan Atatürk’le barıştıkça, haydi barışma demeyelim, barış içinde birlikte yaşayabileceğini gösterdikçe, Cumhuriyetçi ve laiklerin de Erdoğan’la barış içinde bir ortada yaşama fikrine alışması, siyasetin bu kalıpların dışında ve daha sağlıklı yapılması mümkün olabilir bence” sözlerine yer verdi.
Yetkin’in yazısında yer alan kesitler şöyle:
“…Bakanlık açıklamasına göre 1 milyon 182 bin 425 ziyaretçi Atatürk ve Cumhuriyete hürmet ve sevgilerini göstermek için Anıtkabir’e gitmiş. Anıtkabir’e koşan kalabalıkları dikkatle gözledim. Çocuğunun elinden tutmuş, başörtü ve pardösüsüyle Türk bayrağını taşıyanı da gördüm, aynı bayrağı pelerin benzeri omuzlarına sarmış kulağı küpeli, şortlu delikanlıyı da, Anadolu kentlerinden topluca gelmiş aileleri de. Toplumun her kısmından her inançtan insan Cumhuriyetin 100. Yılında Atatürk’e şükranlarını sunmak için oradaydı.
“Halk, Erdoğan’a ‘Seni seçtik fakat Atatürk ve Cumhuriyet bedelleriyle oynama'” diyor
Atatürk ve Cumhuriyet kıymetlerinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Parti’nin 20 küsur yıllık iktidarında bu yeniden keşfi doğru anlaşılmalı. Bu tabandan ve tamamen sivil bir dalga yükselişidir. Örneğin arkasında askeri darbe periyotlarının halkı Atatürkçülük kisvesiyle Atatürk’ten soğutan askeri rejimlerin yönlendirmesi yoktur. Ya da Atatürk ve Cumhuriyet bedellerine gösterilen sevginin dışa vurumunun bugünün siyasi ortamında bir getirisi de yoktur. Aksine, toplum, Cumhurbaşkanı da cemaat içindeyken, Ayasofya imamının Atatürk’e açıkça hakaret ettiğine şahit olmuştur.
AK Parti içinde Atatürk’ü Türkiye’nin bağımsızlığının simgesi olarak gören de vardır, radikal İslamcı tarikat ve cemaatlerin bu kadar şımarıkça at oynatmasından rahatsız olanlar da; bunu görmek gerek. Muhalefet partilerinin, bilhassa CHP ve İYİ Parti’nin yapamadığını, merkezkaç kuvvetlerin tesiriyle yapmaktan çekindiğini toplum kendisi yapıyor. Halk Erdoğan’a adeta “Seni seçtik fakat Atatürk ve Cumhuriyet bedelleriyle oynama” mesajı veriyor, ismini koymadığı bir kırmızı çizgi çekiyor. Tamamen resen, tabandan ve sivil özelliktedir.
“Toplum yuvaya, Atatürk’e dönüyor fakat yuva da aynı yuva değil artık”
Toplum yuvaya, Atatürk’e dönüyor fakat yuva da aynı yuva değil artık, kalıplara sıkışmamış daha geniş bir yuva. Erdoğan Atatürk’le barıştıkça, haydi barışma demeyelim, barış içinde birlikte yaşayabileceğini gösterdikçe, Cumhuriyetçi ve laiklerin de Erdoğan’la barış içinde bir ortada yaşama fikrine alışması, siyasetin bu kalıpların dışında ve daha sağlıklı yapılması mümkün olabilir bence.”
yetkinreport.com adresinde yayımlanan yazının tamamını okumak için .