Hakkında dillendirilen, “Cumhurbaşkanlığına aday olacak” iddialarına yanıt veren Angela Merkel net konuştu; Doyurucu, tatmin edici bir siyasi hayatı artık geride bıraktığını söyleyen eski Başbakan, “aday değilim” dedi.
Berlin’deki siyasi kulislerde, 2027 yılında görev süresi dolacak Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’den boşalan koltuğa kimin oturacağı, hangi partinin kimi aday göstereceği ve aday gösterilecek ismin seçilme şansı olup olmayacağı hakkında hararetli tartışmalar yürütülüyor.
Bugüne kadar hep erkeklerin bu makama aday gösterilerek seçildiğine dikkat çekilerek, artık Almanya’da devletin zirvesinde bir kadın cumhurbaşkanının görev yapmasının zamanının geldiği gündeme getiriliyor.
Aday gösterileceği iddia edilen kadın siyasetçiler arasında, Almanya’nın eski Başbakanı Angela Merkel’in de ismi geçiyor.
Merkel: Herhangi bir siyasi göreve talip değilim
Daha önce de adaylığı hakkındaki spekülasyonları yalanlayan Merkel, Frankfurter Allgemeine Sonntagszeitung’a (F.A.S.) verdiği son röportajda, hiç bir şüpheye yer bırakmayacak kadar net konuştu, “Artık herhangi bir siyasi göreve talip değilim” dedi.
Tam anlamıyla doyurucu, tatmin edici bir siyasi hayatı artık geride bıraktığını vurgulayan Merkel, “Yeni görevler için gereken güce, zindeliğe ve meraka sahip değilim” sözlerini kaydetti.
71 yaşındaki Merkel, bazen ortalıkta dolaşan söylentilerin “oyunlardan ibaret olduğunu” belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bazen bunlar can sıkıcı oyunlar da olabiliyor. Biri beni cumhurbaşkanı olarak hayal edebiliyor diye, utanç duymak zorunda değilsiniz. Ama bunda aynı zamanda bir parça ciddiyetsizlik de var. Ve devletin en üst makamı hakkında bu şekilde konuşulmamalı.”
Peki Putin ile müzakere masasına oturur mu?
Son dönemde Merkel’ın ismi, Avrupa’nın Rusya ile başlatılması gündemde olan müzakerelerde de geçti.
Almanya’nın birleşmesi öncesinde, Doğu Almanya’da siyasete atılan Merkel, Rusya’yı iyi bilen, 16 yıl boyunca başbakanlık yaptığı için de Devlet Başkanı Vladimir Putin’i yakından tanıyan bir isim.

Kimi, Merkel’ın Ukrayna-Rusya arasında arabuluculuk yapabileceğini, kimi de Merkel’ın Avrupa’yı temsilen Putin ile müzakere masasına oturabileceğini iddia ediyor. Ancak eski başbakan bunu da reddetti.
Angela Merkel, “Deneyimlerimden biliyorum, Rusya Devlet Başkanı ile ancak, demokrasilerde belli bir süre için verilen siyasi güce sahip olunduğu takdirde müzakere edilebilir” diye konuştu.
“Aktif siyasetçi değilim ama apolitik de değilim”
Eski başbakan son dönemde etkinliklere katılarak dikkat çekici açıklamalar yapıyor.
Bununla ilgili olarak Merkel, “Artık aktif siyasetçi değilim. Ama bu artık apolitik bir insan olduğum anlamına da gelmiyor” diye konuştu.
Angela Merkel, mesleki deneyimleri ışığında paylaşmak istediği görüşleri olduğunu söylemekle birlikte, “Ancak güncel siyasete karışmak istemiyorum, hiçbir şekilde bunu istemiyorum” dedi.
AfD onun yüzüden mi güçlendi?
Başbakan olduğu dönemde “Bunu başarırız” söylemiyle, savaştan kaçan Suriyelilere Almanya’nın kapılarını açan Merkel’ın bu politikası halen muhafazakarların ve sağcı kesimlerin eleştiri oklarının hedefinde.
Merkel, son röportajında, aşırı sağcı Almanya için Alternatif’in (AfD) onun açık kapı politikaları nedeniyle güçlenip güçlenmediği sorusuna da yanıt verdi.
AfD’nin, Euro krizi sırasında izlediği politikaların arka planında ortaya çıktığını anımsatan Merkel, “2013 genel seçimlerinde AfD, federal meclise giremedi ve ardından düşüşe geçti” dedi.
Daha sonra AfD’nin 2014’te, Doğu Almanya’da başlayan Pegida gösterilerinden beslendiğini aktaran Angela Merkel, bütün bu gelişmelerin 2015 yılındaki mülteci akını öncesinde yaşandığını anımsattı.
“Bu, 2015 yılının Eylül ayında, Avusturya-Almanya sınırındaki çok sayıdaki mülteciyi geri çevirmek gibi nafile ve muhtemelen zor kullanmak zorunda kalınacak bir girişimde bulunmama kararını vermemden önceydi” diyen ve mülteci akını sırasında aldığı kararları savunmaya devam eden Merkel, “Ama elbette, benim bu kararım AfD’nin anket sonuçlarındaki yükselişe katkıda bulundu” sözlerini kaydetti.
AB iç sınır denetimlerine eleştiri
Eski başbakan Merkel, günümüzde Avrupa göç politikalarında sağlanan ilerlemeleri, “Avrupa ülkeleri arasında artan işbirliğini kendi dönemimde de görmek isterdim” sözleriyle övmekle birlikte, düzensiz göçün sınırlandırılması için başlatılan Schengen iç sınır denetimlerini doğru bulmadığını vurguladı.
Angela Merkel, “Bu zaten biliniyor, ben sınır denetimleri kararını hiçbir zaman desteklemedim. Benim Schengen Bölgesi içindeki hukuki imkânlara ilişkin anlayışım her zaman farklı olmuştur” görüşünü yineledi.
dpa, KNA/ DA, TY