Liman çalışması 5 bin yıllık İasos antik kentini de etkileyecek: Doğa ve tarihi katleden hukuksuzluklarla ilerleyen bir talan projesi

3. derece sit alanı olan dalışa yasak bölge cumhurbaşkanı kararnamesi ile bir gecede koordinatları değiştirildi

Liman çalışması 5 bin yıllık İasos antik kentini de etkileyecek: Doğa ve tarihi katleden hukuksuzluklarla ilerleyen bir talan projesi
Yayınlama: 14.02.2025
8
A+
A-

Muğla Güllük Körfezi’nde özel bir şirket tarafından yapılmak istenen “Ayyıldız Maden Yükleme ve Tahliye Limanı” için yargı süreci devam ederken taban tarama çalışmaları başladı. Muğla Milas ilçesi Kıyıkışlacık’ta, tarihi 5 bin yıla uzanan İasos antik kenti de bu çalışmalardan etkilenecek. Projeye karşı dava açan İasos Mahalle Meclisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Scobie, “Bu proje, halkın iradesi hiçe sayılarak, tabiat ve tarih katledilerek, hukuksuzluklarla ilerleyen bir talan projesidir. Kamu kurumları vazifelerini yerine getirmeli” dedi.

Mahkemeleri devam eden projenin inşası için çalışmalara başlanması, Kıyıkışlacık olduğu kadar Güllük, Boğaziçi, Akbük, Didim halkının da reaksiyonlarına neden oldu. Bu Husus İle ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Ayıldız Maden Yükleme ve Tahliye Limanına ait ÇED olumlu kararına karşı Kıyıkışlacık ve Güllük Körfezi halkı adına” davalar açan İasos Mahalle Meclisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Scobie projeye tepki gösterdi.

Cumhuriyet’ten Öznur Oğraş Çolak’a konuşan Scobie, “Dünya tarihinin mirası olarak gelecek kuşaklara korunarak aktarılması gereken bu kente bir şahıs şirketi Maden yükleme/ boşaltma limanı Yapmak İstiyor! Şahıs, mahkemede de eksik bulunan projesini hukukî boşlukları kullanarak ilerletti. Davalar hala devam ettiği halde sahada uygulamaya başladı. Tabiata geri dönülmez ziyanlar veriyorlar” sözler kullandı.

Halkın ve yerel idarelerin direnmesine karşın şahıs şirketin durmadığını söyleyen Scobie, şunları söyledi:

“Bizler halk olarak tüm hukukî yollar tükendiği için Anayasa Mahkemesi’ndeyiz. Milas Belediyesi de Anıtlar Kurulu’nun liman projesini kayıracak şekilde geçiş dönemi müdafaa asılları ve kullanma kuralları süre uzatımına dava açtı. Hukukî süreçte son durum bu. Ama tüm bunlara karşın, taban tarama çalışmaları arkeolojik alan içerisinde yürütülüyor. Lakin ilgili kurumlar tarafından hiçbir arkeolojik kontrol yapılmadı ve tarihi alanlar göz göre göre tahrip ediliyor. Muhtemel tarihi yapıtları, denizel canlıları, balık yumurtalarını, muhafaza altındaki posidonya çayırlarını, deniz patlıcanlarını yok ediyorlar. Bu yabanî projeye göre draftı büyük gemiler limana yanaşabilsinler diye 65 bin metrekarelik deniz tabanı alanı tabana doğru 14 metre kazılacak. Çıkan binlerce metreküp hafriyat Türkbükü açıklarındaki Güllük Dökü’ye dökülecek. Ekolojik sistem geri dönülmez bir şekilde yok edilmeye başlandı bile 10’larca gemi dolusu hafriyat Güllük Körfezi’nde yüzeysel yerlere boşaltılıyor. Denetleyen yok” 

“Kıyılar halka aittir kanunu var”

“3. derece sit alanı olan dalışa yasak bölge cumhurbaşkanı kararnamesi ile bir gecede koordinatları değiştirildi” diyen Scobie sözlerine şöyle devam etti:

“Kıyıkışlacık halkının altın kumsallı yegâne plajı elinden alınıyor! Kıyılar halka aittir kanunu var, lakin hazineye ait yerde halkın denizle olan irtibatı kesilecek, altın renkli kumsallar rant hırsıyla betonla kaplanacak. Güllük Körfezi’nde hayat, rant uğruna yok ediliyor! 2021 yılında hazırlanan çevresel tesir değerlendirme (ÇED) raporuna dayanan ‘yük tahmil ve tahliye iskelesi ve taban tarama projesi’ gerekli güncellemeler yapılmaksızın ve uygulama imar planı olmadan ruhsatlandırılmış ve inştına başlanmıştır. Bu durum, şeffaflık ve kamu faydası açısından önemli soru işaretleri oluşturmakta. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bu projeyi denetlememiş, gerekli ekolojik incelemeleri yapmadı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, proje sahasının arkeolojik bölge içinde yer almasına karşın, burada yapılan tahribatı görmezden geldi. Yargı, açılan davaları sürüncemede bırakarak hukuksuzluklara yeşil ışık yaktı” 

“Bu proje tabiat ve tarihi katlederek ilerleyen bir talan projesidir”

Son olarak bir davetimiz var diyen Scobie, “Bu proje, halkın iradesi hiçe sayılarak, tabiat ve tarih katledilerek, hukuksuzluklarla ilerleyen bir talan projesidir. Kamu kurumları vazifelerini yerine getirmeli, inşt durdurulmalı ve süreç şeffaf bir şekilde yeniden değerlendirilmelidir” tabirlerini kullandı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.