Köşe yazarları PKK’nın Türkiye’den çekilme kararını nasıl değerlendirdi?

Köşe yazarları PKK’nın Türkiye’den çekilme kararını nasıl değerlendirdi?

Köşe yazarları PKK’nın Türkiye’den çekilme kararını nasıl değerlendirdi?
Yayınlama: 27.10.2025
6
A+
A-

PKK yönetimi, 12. Kongre kararları doğrultusunda ve Abdullah Öcalan’ın onayıyla Türkiye’deki tüm güçlerinin Medya Savunma Alanları’na geri çekilmeye başladığını duyurdu. “Biz 12. Kongre Kararlarına bağlıyız ve uygulamakta kararlıyız” denilen açıklamada, sürecin ilerlemesi için “gecikmeden” hukuki ve siyasi düzenlemelerin hayata geçirilmesi talep edildi. Açıklamada, “PKK’ye özgü Geçiş Hukuku esas alınmalı, demokratik siyasete katılabilmek için gerekli özgürlük ve demokratik entegrasyon yasaları gecikmeden çıkarılmalıdır” denildi.

İşte PKK’nın Türkiye’den çekilmeye başladığını duyurmasının ardından köşe yazarlarının yorumu:

Abdulkadir Selvi: Tarihî süreçte tarihî adım

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi:

“Kimse PKK zaten bitmişti, bu yüzden Türkiye içindeki güçlerini çekmesi ve Türkiye’deki faaliyetlerini sona erdirdiğini açıklamasının bir anlamı yok diye düşünmesin. Kimse bu gelişmeyi küçük göstermeye çalışmasın. Bu tarihi bir eşiğin aşılması demektir.

PKK’nın Irak ve Suriye’deki silahlı varlığını sona erdirmesi için atılmış önemli bir adım demektir. Çünkü bu örgüt, Türkiye’de kuruldu. Kökü burada. Silah bırakma sürecinin Türkiye’de başlaması o açıdan çok önemli. Ayrıca PKK’nın tasfiye süreci aşama aşama gerçekleşecek. Adım adım ilerlenecek. Türkiye’de faaliyetlerini sonlandırmada aşaması gerçekleştikten sonra, sırayla diğer adımlar gelecek. Eğer Kandil kapanacak, PKK tasfiye olacak, Suriye’deki varlığı sona erecekse önce Türkiye’deki faaliyetlerini sona erdirmesi ve çekilmesi gerekiyordu.

Bu adım atıldı, bu aşama geçildi. Bu açıklama ile süreç yeni bir ivme kazandı. Artık dağlarında çiçekler açacak memleketimin”

Yazının tamamı için .

Naim Babüroğlu: Çünkü, perde arkasında yine aynı hedef vardır: Cumhuriyet’in temellerini yıkmak

Sözcü yazarı Naim Babüroğlu:

“2025 yılında, aynı senaryonun üçüncü perdesi sahnede…

“Üçüncü Çözüm Süreci” ya da “Terörsüz Türkiye” dedikleri…

Gerekçe yine aynı, “Eşit yurttaşlık”…

Sihirli sözcük…

★★★

Oysa…

Anayasa’nın 10. maddesinde eşit yurttaşlık, çok açık şekilde garanti altına alınmıştı.

Ama, bu gerçeği hiç dillendirmezler…

Çünkü, perde arkasında yine aynı hedef vardır: Cumhuriyet’in temellerini yıkmak ve Atatürk’ün mirasını yok etmek.”

Yazının tamamı için .

Mine Esen: ABD destekli SDG artık Suriye ordusunun temel unsuru haline gelecek

Cumhuriyet Yazarı Mine Esen:

“İmralı süreci de ülkenin önündeki zorlu süreçlerden. Terör örgütü PKK Türkiye’den çekileceğini duyurdu. Gözler Suriye’deki PKK/YPG yapılanmasının Şam yönetimiyle yaptığı/yapacağı anlaşmalarda.

Görünen YPG’nin ana unsurunu oluşturan ABD destekli SDG artık Suriye ordusunun temel unsuru haline gelecek. PKK geride kalan güçlerini Suriye’ye çekerek buradaki yapıda buluşacak.

Peki, SDG hâlâ Suriye’de ulusal, bütüncül bir yapıya dahil olur mu yoksa zaman kazanıp yarı bağımsız, federasyon modelini mi hedefte tutar?”

Yazının tamamı için .

Ahmet Hakan: Terörsüz Türkiye’ye doğru gidişte, bu önemli ayrıntı gözden kaçmamalı

Hürriyet Yazarı Ahmet Hakan:

“PKK’nın bugün yaptığı önemli açıklamada çok muğlak, kolay anlaşılmayan bir cümle yer alıyordu.

Şu cümleden söz ediyorum:

*

“Sınır alanlarında çatışma riski oluşturan olası provokasyonlara açık olan mevzilerde de benzer düzeltici tedbirler alınmaktadır.”

*

Bu cümlenin anlamı şu:

*

PKK, Türkiye’den çekildiği gibi…

Türkiye sınırları ve sınırlara yakın noktaları da boşaltacak.

Bölgedeki mağaralar terk edilecek.

*

Terörsüz Türkiye’ye doğru gidişte…

Bu önemli ayrıntı gözden kaçmamalı.”

Yazının tamamı için .

Mustafa Karaalioğlu: Dilini, kültürünü ve hatta etnik kökenini inkar ettiğimiz insanlarla aramızdaki son duvarı da kaldırıyoruz

Karar yazarı Mustafa Karaalioğlu:

“Böylesine derin, kanlı ve acılı bir problemini çözmek üzere olan ülkede barış, hukuk ve tolerans rüzgarı esmiyor; aksine o büyük problemin yerine meşru siyasetten seçilmiş bir başka unsur problem olarak ikame ediliyor.

Oysa, Kürt meselesi, PKK, terör ile buna bağlı bir dizi hukuk ve demokrasi geriliminin üstesinden gelebilmek Türkiye için geç de olsa çok önemli bir adımdır. Sadece kendi adımıza bir gelişme hamlesi değil, dünyaya da örnek olabilecek bir çözüm başarısıdır.

Neredeyse bir asırdır ülkeyi sürekli artan bir gerilime mahkum eden, son elli yıldır da terörle can yakan bir sorunu aşıyoruz. Bir zamanlar dilini, kültürünü ve hatta etnik kökenini inkar ettiğimiz insanlarla aramızdaki son duvarı da kaldırıyoruz. Bunu da hiçbir komplekse kapılmadan onlarla birlikte yapıyoruz.”

Yazının tamamı için .

Yıldıray Oğur: 50 yıllık bir örgüt bütün bunları Pazar günü serpme kahvaltı sofrasında oturmuş bazı vatandaşları kandırmak için de yapıyor olamaz

Karar yazarı Yıldıray Oğur:

“70’lerine dayanmış, 20 yılı hapiste geri kalanı dağda geçmiş bir adam için de 50 yıl sonra örgütünün kendini fesh etmesi, silah bırakmak, militanlarını geri çekmek kolay verilecek kararlar değil.

Çünkü bunlardan geri dönüş zor.

Bir kere silahın devri geçti deyip kendini fesheden ve silah yakan bir örgüt bir daha dağa silahlı mücadele için adam götüremez.

Dağda örgüt kalmamış, gerillacılığın çağının hem siyaseten hem de teknolojik olarak geçtiği bir dönemde üstelik…

Ama dün bu basın toplantısını izleyenlere göre “tiyatro bunlar”

Uzun süredir yaşanan her şeye ilk refleks olarak “tiyatro” diyen güvensiz vatandaşlar ülkesinde bir meseleyi gerçekten çözmek kolay değil.

Özellikle de ülkede birlik hissi ve iyi şeyler olabileceğine inanç bu kadar diplerdeyken…

Ama 50 yıllık bir örgüt bütün bunları Pazar günü serpme kahvaltı sofrasında oturmuş bazı vatandaşları kandırmak için de yapıyor olamaz.

Ama işte o vatandaşların da ikna edilmesi gerekiyor.

İşte bu adımlar biraz da o vatandaş için atılıyor.

Çünkü esas zor kısım olan devletin adımı için toplumun rızası önemli.

Nihayetinde bu süreci siyasetçiler yürütüyor.

Devlet ise tabii ki bu adımları tiyatro olarak görmüyor.

Herhalde kimse PKK’nın devleti, devletin de PKK’yı kandırabileceğini, her şeyin gözümüzün önünde olduğunu, bunca riskin sadece bir grup vatandaşı kandırmak için alındığını düşünmüyordur.”

Yazının tamamı için .

Fehim Taştekin: Kandildekiler de Türkiye’yi teskin eden adımlarla Suriye’de SDG’yi mevcut güç denklemi sayesinde özerkliğin azamisine ulaştırmayı umuyor

Evrensel yazarı Fehim Taştekin:

“Ankara, biraz da Colani yönetiminin oturması ve güç kazanmasını bekliyor. Yani bir bakıma Türkiye tarafından tahkim edilmiş yeni Suriye yönetiminin kas gücüne bel bağlıyor. Ayrıca gerektiğinde Suriye’ye bizzat müdahale edebilmek için 30 km derinliklerde operasyon iznini içeren yeni bir güvenlik anlaşması istiyor.

İster Ankara ister Şam kaynaklı olsun çatışma seçenekleri, ABD’nin kırmızı çizgilerinin devreye girmesini, İsrail’in Kürtlere el atmasını ve HTŞ rejiminin çökmesini tetikleyebilir.

Çatışmadan uzak durmak ve işi bilek güreşlerine bırakmak, kendini dayatan bir seçeneğe benziyor.

Öyle anlaşılıyor ki Kandildekiler de Türkiye’yi teskin eden adımlarla Suriye’de SDG’yi mevcut güç denklemi sayesinde özerkliğin azamisine ulaştırmayı umuyor.”

Yazının tamamı için .

Yusuf Karataş: Kürt hareketi geri dönüşü, ‘demokratik entegrasyon’ süreci olarak tanımlıyor

Evrensel Yazarı Yusuf Karataş:

“Gelinen yerde PKK, Öcalan’ın özgürlüğünü ‘geri dönüş’ için bir güvence olarak görüyor ve devletten bu adımı atmasını bekliyor. İktidar ise hem bölgedeki yayılmacı emelleri ve hem de iç politikadaki hedefleri doğrultusunda süreci sürdürmeye ihtiyaç duymasına rağmen kendi hedefleri doğrultusunda risk oluşturması muhtemel hiçbir adımı atmak istemiyor. Ancak buna rağmen bu süreçte iki taraf arasında uzlaşılması muhtemel noktaların başında Öcalan’ın durumu ve ‘geri dönüş’ yasasının çıkartılması yer alıyor. Çünkü iktidar, Öcalan’ı serbest bırakmasa da İmralı’daki koşullarda belli başlı iyileştirmeler yaparak süreci götürebilir ve zaten “terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda bir ‘geri dönüş’ yasası hazırlaması da bekleniyor.

İki taraf için de asıl sorun burada başlıyor.

Kürt hareketi geri dönüşü, ‘demokratik entegrasyon’ süreci olarak tanımlıyor. Oysa ana muhalefet partisinden başlayarak bütün muhalif güçlerin hedef alındığı ve medyanın susturulmaya çalışıldığı bir siyasal atmosferde demokratik entegrasyon; yani geri dönenlerin toplumsal ve siyasal hayata katılımının sağlanması hoş bir seda olmanın ötesine gitmiyor.

Bugün Türkiye’de “seçme ve seçilme hakkı”na varıncaya kadar her türlü demokratik hakkın askıya alındığı bu baskı rejiminin inşa edilmesinde son on Kürt sorununda uygulanan politikalar önemli bir rol oynadı. Parti eş başkanlarından milletvekilleri ve belediye başkanlarına kadar siyasetçilerin “terörizm” suçlaması ile cezaevlerine doldurulması, mahkeme kararları ile seçme ve seçilme hakkının iptal edilmesi, kayyımlarla halkın iradesinin gasbı ve valilik kararlarıyla her türlü demokratik hakkın askıya alınması ilk olarak Kürdistan coğrafyasında uygulandı.”

Yazının tamamı için .

Fatih Polat: SDG’nin Şam’a entegrasyonu Ankara’nın talep ettiği gibi dağılarak, bir anlamda ‘Silah bırakarak’ gerçekleşmesi başarılamadı

Evrensel Yazarı Fatih Polat: 

“Peki, PKK kendisini feshetmiş olduğuna göre Kürt Özgürlük Hareketi olarak adlandırabileceğimiz hareketin bu kritik adımının ve çağrısının ne gibi sonuçları olabilir?

Bir adım geri çekilerek tabloya bakıldığında, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ortağı Bahçeli’nin ortaklaştığı ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın telkin dozlu ifadelerle sıkça dile getirdiği SDG’nin Şam’a entegrasyonunun, Ankara’nın talep ettiği gibi dağılarak, bir anlamda ‘Silah bırakarak’ gerçekleşmesi başarılamadı.

İmralı’nın da devreye sokulduğu süreç içinde Ankara, bu amacını yerine getirmek için tüm düğmelere birden basmış olsa da istediği sonucu alamadı. Bunlar yaşanırken, bir yandan da PKK’nin silah bırakma sürecinin yavaş ilerlediği iddialarını içeren söylentiler yayıldı.

Şimdi Kürt Özgürlük Hareketi, kendisi açısından stratejik bir adım ile sürece dair kararlılığını yeniden somut bir göstergeyle ifade etmiş oluyor.”

Yazının tamamı için .

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.