Karar yazarı Taşgetiren: Bülent Turan ‘kulağa söylenmesi gereken şeyleri’ neden Yeni Şafak’ta yazdı?
Karar yazarı Ahmet Taşgetiren, Yeni Şafak’ta iktidara yönelik eleştirel bir yazı kaleme alan İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’la ilgili, “Normalde bunlar, içeride konuşulacak şeyler. Zaman zaman bizlere – medyada eleştirel konumda olanlara söylendiği gibi ‘Kulağa söylenmesi gereken şeyler…’ Parti başkanına, “hem partinin hem tüm iktidarın vitrini”ni belirleyen Cumhurbaşkanına… Bülent Turan, içerdeki sancıyı Yeni Şafak sayfalarından duyurmanın daha etkili olacağını mı düşünmüştür? Parti genel başkanına ya da Cumhurbaşkanına ulaşmakta zorluk mu çekmektedir? Yeni Şafak sayfalarında kamuoyu oluşturmaya ve oradan derlediği tepkilerle mi “Yukarı”ya ulaşmak istemektedir? Belki de söylenmiştir de sonuç alınamamıştır.” diye yazdı.
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, geçtiğimiz gün Yeni Şafak’ta bir yazı kaleme aldı. Turan, “Bazı kişilere yönelik olarak bu partinin misyonuna, ahlâki iddiasına ve inancına uymayan, rahatsız edici birtakım sapkınlıklar, bazen de etik olmayan ticari iş ilişkilerini konu alan adli süreçler yaşanıyor. Ne yazık ki 23 yıllık iktidar partisi de bu kişilerle birlikte, adeta sanık sandalyesine oturtuluyor. Son zamanlarda kapımızın önüne sürekli olarak böyle Truva Atları’nın bırakılmasının altında, bazı siyasi mahfillerin yakın tarihli soruşturmalarla ortaya saçılan kendi çürümüşlüklerini gizleme çabası olduğu açık. Ancak meseleye sadece bu pencereden bakıp kendi iç muhasebemizi yapmamak da sorunu halının altına süpürmek olur. Kapımızın önüne bırakılanlar olduğu gibi, maalesef üstümüze yapışan parazitler veya çizgisinde sabit duramayanlar da var elbet.” diye yazdı.
Karar yazarı Taşgetiren, “Yeni Şafak epey bir süredir iktidarın faiz politikalarına eleştirel yaklaşıyor. Hem de manşetlerden. Yeni Şafak çizgisi ile iktidarın ekonomi politikaları arasında ciddi bir ayrışma söz konusu. Bülent Turan’ın Ak Parti ile ilgili sancıyı oradan dile getirmesi bir tercih.” ifadelerini kullandı.
Taşgetiren, Turan’ın Yeni Şafak’taki sözlerini hatırlatarak, “Şimdi… Gelelim asıl soruya? Neden yazıldı bu yazı?” sorusunu sordu ve şöyle yazdı:
“Normalde bunlar, içerde konuşulacak şeyler. Zaman zaman bizlere – medyada eleştirel konumda olanlara söylendiği gibi ‘Kulağa söylenmesi gereken şeyler…’ Parti başkanına, “hem partinin hem tüm iktidarın vitrini”ni belirleyen Cumhurbaşkanına… Bülent Turan, içerdeki sancıyı Yeni Şafak sayfalarından duyurmanın daha etkili olacağını mı düşünmüştür? Parti genel başkanına ya da Cumhurbaşkanına ulaşmakta zorluk mu çekmektedir? Yeni Şafak sayfalarında kamuoyu oluşturmaya ve oradan derlediği tepkilerle mi ‘Yukarı’ya ulaşmak istemektedir? Belki de söylenmiştir de sonuç alınamamıştır.”
Taşgetiren, şöyle devam etti:
“Bazen bu tür yazılar ‘Yukarıya sınırlı ulaşılabildiği’, ‘Ulaşanların meseleleri doğru anlatmadığı’ ve ‘Yukarda her şeyin görülemediği’ inancıyla yazılır. Hem Cumhurbaşkanlığı hem parti başkanlığı, 86 milyonluk bir ülkenin yönetimi, dev bir bürokrasi, MİT Başkanı da oranın imzasıyla tayin ediliyor, bakanlar, bakan yardımcıları, Beştepe bürokrasisi de, Şırnak Üniversitesi rektörlüğü de… Elbet kolay değil. İl başkanlarını belirlemek, kaybedilmiş belediye başkanlıklarının, İstanbul’un yeniden kazanılmasını kurgulamak…
(…)
Bülent Turan’ın yazısı sadra şifa mıdır Ak Parti için? Bilmiyorum. Nasıl okundu parti bünyesinde ve Beştepe cenahında, onu da bilmiyorum. Bu yazı Bülent Turan’ın İçişleri Bakanlığı dünyasındaki konumunu şu veya bu şekilde etkilerse belki oradan bir ipucu çıkar. Bekleyelim, görelim.”