İstanbul’da gözaltına alınan 35 mülteciden haber alınamıyor

İstanbul’da mültecilerle çalışan bir grup avukat, en az 11 gündür mülteci müvekkillerine ulaşamıyor

İstanbul’da gözaltına alınan 35 mülteciden haber alınamıyor
Yayınlama: 13.02.2024
23
A+
A-

Yılbaşı sonrası ve Santa Maria Kilisesi’nde 28 Ocak’taki saldırı sonrasında mültecilere yönelik düzenlenen operasyonla çok sayıda mülteci farklı tarihlerde gözaltına alındı. Gözaltına alınan mültecilerden kimileri geri gönderme merkezlerinde tutulurken, aralarında bayanların ve ağır hastaların da olduğu en az 35 mülteciye ulaşılamıyor.

Bianet’ten Evrim Kepenek‘in haberine göre, bu mülteciler, geri gönderme merkezlerinde ya da cezaevinde de değiller. Nerede olduklarına dair avukatlarına bilgi verilmiyor.

Bir teze göre bu mülteciler, Urfa Geri Gönderme Merkezi’nin bodrum katında pencereleri karartılmış bir alanda tutuluyor. Urfa göç yönetimine giden avukatlara ise “burada o denli biri yok” deniliyor.

“Çocuklar komşuya teslim”

Avukat Halim Yılmaz, bahse dair şu bilgileri paylaştı:

Diyelim bir kişiyi kilise saldırısına dair şüpheli olarak gözaltına alıyorlar, bu kişinin kaldığı evdeki diğer aile bireylerini de alıyorlar. Bilhassa kilise saldırısı sonrasında çok sayıda mülteci gözaltına alındı bu şekilde. Bu insanların çoğu kendi ülkelerinde siyasi nedenlerle aranan ve mülteci statüsü olan bireyler. Hepsinin ortak noktası eski Sovyet ülkelerinden olmaları.

Kendisinden haber alınamayanlar arasında iki gebe bayan olduğunu da belirten Avukat Yılmaz, “Bir aileden hem anne hem babayı almışlar, çocukları da komşulara teslim etmişler. Çocuklar her gün soruyor ‘babam nerede?’ diye. Aralarında kronik kalp hastası olanlar var. Kimileri resmi olarak mülteci statüsünde olan bireyler. Kaçak göçmen değiller, Türkiye’nin BM kriterlerine göre mülteci olarak kabul ettiği korumakla görevli olduğu şahıslar, fakat uzun müddettir onlardan da haber alamıyoruz.”

Göç Müdürlüğü’nün “Guantanamo” gibi hukukun olmadığı bir alan açmaya çalıştığından kaygı ettiklerini söyleyen avukat Yılmaz şöyle dedi:

“11 Eylül saldırısı sonrası ABD’de nasıl ki hukuk askıya alındı, Guantanamo’da hukukun işlemediği bir kamp kuruldu ve orada hukuk diye bir şey kalmadı. Bu uygulamanın gibi şu an bu mülteciler için Türkiye’de uygulanmaya çalışılıyor. Bir an önce mültecilerin nerede olduğuna dair açıklama yapılmasını istiyoruz.”

“Uluslararası hukuka aykırı”

Avukatlar mevzuya dikkat çekmek için  “Göç Yönetimine sevk edilen müvekkillerimiz nerede?” başlıklı açıklamayı paylaştı. Müvekkillerine ulaşamadıklarını ve bilgi alamadıkları belirtilen açıklamada, şunlar söylendi:

“Şahısların aileleri de yakınlarından uzun müddettir haber alamadıkları ve başlarına ne geldiği konusunda herhangi bir bilgiye ulaşamadıkları için telaş içinde beklemektedirler.

Haber alınamayan şahıslar içinde lise öğrencisi gençler, küçük çocuklar,  yaşlılar, önemli kronik hastalıkları olanlar, gebe bayanlar da bulunmaktadır. Her geçen gün biz avukatların ve şahısların ailelerinin tasası artmaktadır.

Anayasa, Avukatlık Kanunu ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Müdafaa Kanunu mucibince, Göç Yönetimi tarafından idari süreçler için özgürlüğü kısıtlanan şahıslara, idari kararların adabına şekilde bildiri edilmesi, avukatla temsil edilmeleri, kararlara itiraz edebilme ve dava açabilme, aileleri ve avukatlarıyla görüşme yapma, telefonla iletişim kurmaları yasal bir hak olarak düzenlenmiştir.

Ancak, müvekkillerimiz uzun müddettir kayıt dışı şekilde tutulmakta, görüşme ve bilgi alma imkânı verilmemekte, aileleri ve avukatlarıyla bağları koparılmakta, dış dünyadan tamamen tecrit edilmekte, bilinmeyen şartlarda tutulmaktadırlar.

Şahısların bu şekilde tutulmaları hem ulusal hem de uluslararası hukuka karşıttır, onur kırıcı ve kötü muamele niteliğindedir.”

“Erişimler derhal sağlanmalı”

İçişleri Bakanlığı ve Göç Yönetimi başta olmak üzere tüm yetkilileri bu hususta hukuka uygun biçimde hareket etmeye davet ediyoruz” diyen avukatlar, açıklamada taleplerini de sıraladı.

Avukatlar, göç yönetimine sevk edilen yabancı asıllı müvekkillerinin avukatlarına ve ailelerine erişimlerinin derhal sağlanmasını, uzun müddettir uygulanan kayıt dışı ve hukuk dışı tutma hareketinin bireylerin aleyhinde kullanılmamasını, haklarında alınan idari kararların avukatlarına bildirilmesini, idari nezaret altına alınan yabancı asıllı şahısların bir yakınına haber verilmesi hakkının uygulanmasını ve geri gönderme merkezlerinin insan hakları standartlarına uygun şekilde fliyet göstermesi için gerekli kontrollerin yapılmasını talep etti.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.