İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin iptali yarın Danıştay’da görüşülecek: 4 bayan örgütünden duruşma için çağrı

İstanbul Mukavelesi’nin feshinin iptali yarın Danıştay’da görüşülecek: 4 bayan örgütünden duruşma için davet

İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin iptali yarın Danıştay’da görüşülecek: 4 bayan örgütünden duruşma için çağrı
Yayınlama: 27.11.2023
14
A+
A-

İstanbul Sözleşmesi’nin feshine karşı yapılan iptal başvurusu yarın Danıştay’da görülecek.

Antalya Bayan İstişare Merkezi ve Dayanışma Derneği, Bayan Dayanışma Vakfı, Bayanın İnsan Hakları Derneği ile Mor Çatı Bayan Sığınağı Vakfı’nın İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı kararıyla çıkılmasına karşı Danıştay’a yaptığı iptal müracaatının duruşması yarın Danıştay 10. Dairesi’nde görülecek.

Duruşma için çağrı

Dört bayan örgütü, duruşma öncesinde; “Kadınlara yönelik ayrımcılığı körükleyerek erkeklere hizmet eden kanunlara ve karar sistemlerine itiraz ediyoruz. Buradayız zira bayanların maruz kaldığı ayrımcılık ve şiddetin en çok kendi hayatlarımızdan şahidiyiz ve bayanlar lehine bu hukuk sistemini dönüştürmek için mücadeleye her yerde devam edeceğiz. Sizleri 28 Kasım günü st 09.00’da yapacağımız basın açıklamasına davet ediyoruz” davetinde bulundu.

Açıklamanın tamamı şöyle: 

“Türkiye 20 Mart 2021’de, ilk imzacısı ve tarafı olduğu İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı ve tek adam kararıyla imza çekti. Kamuoyunda İstanbul Mukavelesi olarak bilinen, Bayanlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Kurulu Mukavelesi, bayanlara yönelik erkek şiddetine karşı var olan en kapsamlı mukavele olma özelliği taşıyor. Türkiye bu kararla sırf uluslararası bir mukaveleden çekilmekle kalmadı aynı vakitte toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımıyla şiddete karşı mücadele etmekten tamamen uzaklaştı. Mukavelenin üstüne kurulduğu şiddeti tedbire, bayanları şiddete karşı muhafaza, failleri cezalandırma ve kurumların şiddete karşı koordinasyon içinde çalışması unsurlarını reddetti.

Kadına yönelik erkek şiddeti ile yıllardır mücadele eden bayan örgütleri olarak elbette ki ilk günden bu yana kontrattan yanayız ve 6251 sayılı Kanun ve Anayasanın 90. unsuru yeterince Sözleşme’nin iç hukukun bir modülü haline geldiğini ve kontrattan çekilme kararının hukuksuz olduğunu vurguluyoruz. İstanbul Kontratı, yıllardır bayana yönelik şiddet son bulsun diye çalışan, bayanların tecrübelerinden öğrenerek sistemi bayanlardan yana dönüştürmek için mücadele eden bayanların bilgisi ile yazılmış bir kılavuz metin. Bu nedenle bizler için bir uluslararası mukavelesi olmanın çok ötesinde, şiddeti sona erdirmek için devletlerin yükümlülüklerini bayanların tecrübelerini esas alarak belirleyen bir metin.

Bu nedenle aralarında biz Antalya Bayan İstişare Merkezi ve Dayanışma Derneği, Bayan Dayanışma Vakfı, Bayanın İnsan Hakları Derneği ve Mor Çatı Bayan Sığınağı Vakfı’nın bulunduğu onlarca bayan ve insan hakları örgütlerinin yanı sıra siyasi partiler ve barolar İstanbul Sözleşmesi’nden imza çekilmesindeki hukuksuzluğu Danıştay’a taşıdı. İptal kararının desteği olan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Anayasa’nın Cumhuriyetin nitelikleri (Madde 2), kanun önünde eşitlik (Madde 10), Anayasa’nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü (Madde 11), temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması (Madde 13), milletlerarası antlaşmaları uygun bulma (Madde 90) ve Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkileri (Madde 104) hususlarına aykırı olduğu için kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali için başvurduk.

Danıştay’daki onlarca müracaatın bir kısmı geçtiğimiz yıl görüşüldü ve bayanlar iptal istemlerine dair haklı beyanlarını Danıştay salonunda dile getirdiler. Fakat Danıştay 10. Dairesi, bu hukuksuzluğu sürdürmeye kadar vererek, bayanların taleplerini görmezden gelerek, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının iptal istemini 2’ye karşı 3 oyla reddetti. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ise bu kararı oy çokluğu ile kabul ederek Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını onayladı.

Bu katılaşmadan aylar sonra, İstanbul Sözleşmesi’ne dair bir gece yarısı alınan hukuksuz karardan neredeyse 3 yıl sonra, şu ana kadar en az 268 bayanın öldürüldüğü 2023 yılının 25 Kasım Bayana Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nden 3 gün sonra bizlerin başvurusu değerlendirilecek. Biz Danıştay’ın kararına karşın buradayız, zira her gün maruz kaldığı şiddetten uzaklaşabilmek için destek arayan bayanlarla dayanışma kuruyoruz. Bayanların şiddetten uzaklaşmak için nasıl gayret harcamak zorunda kaldığını, devletin bayanları şiddetten müdafaa sorumluluğunu yerine getiremediğini ve bayanlar için şiddetten uzakta hayat kurabilmenin imkansız hale getirildiğini görüyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden imza çekmenin arkasındaki toplumsal cinsiyet eşitliği zıtlığının nasıl her alana yayıldığını, bayan ve LGBTİ+ düşmanlığının nasıl kışkırtıldığını görüyoruz. İlk günden bu yana İstanbul Sözleşmesi’nden imza çekmenin bayana yönelik şiddetle mücadeleye siyasi iradi olmadığının açık göstergesi olduğunu dile getiriyoruz. Bu argümanımız ise devletin “şiddete sıfır toleransı” olduğu iddiası ve kendi maddelerimiz varken uluslararası kontratlara ihtiyaç duymadığımız gerekçesiyle yalanlanıyor. Fakat 6284 sayılı Kanun’a, Uygar Kanun’a, Anayasa’ya yöneltilmiş taarruzlar bizlere haklı olduğumuzu bir sefer daha gösteriyor. Bayanlara yönelik ayrımcılığı körükleyerek erkeklere hizmet eden kanunlara ve karar düzeneklerine itiraz ediyoruz. Buradayız zira bayanların maruz kaldığı ayrımcılık ve şiddetin en çok kendi hayatlarımızdan şahidiyiz ve bayanlar lehine bu hukuk nizamını dönüştürmek için mücadeleye her yerde devam edeceğiz.

Antalya Bayan Müşavere Merkezi ve Dayanışma Derneği

Kadın Dayanışma Vakfı

Kadının İnsan Hakları Derneği

Mor Çatı Bayan Sığınağı Vakfı”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.