Gürlek: Bizim önceliğimiz iş dünyasının zamanını mahkeme koridorlarında değil, üretim sahalarında harcamasını sağlamaktır

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Meclis’e gelmesi beklenen 12. Yargı Paketi’ne ilişkin “Bizim önceliğimiz iş dünyasının zamanını mahkeme koridorlarında değil, üretim sahalarında harcamasını sağlamaktır. Bizim hedefimiz sadece hızlı karar veren bir yargı …

Gürlek: Bizim önceliğimiz iş dünyasının zamanını mahkeme koridorlarında değil, üretim sahalarında harcamasını sağlamaktır
Yayınlama: 27.04.2026
1
A+
A-

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Meclis’e gelmesi beklenen 12. Yargı Paketi’ne ilişkin “Bizim önceliğimiz iş dünyasının zamanını mahkeme koridorlarında değil, üretim sahalarında harcamasını sağlamaktır. Bizim hedefimiz sadece hızlı karar veren bir yargı değil, daha hızlı, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet inşa etmektir” dedi. Yeni anayasa çalışmalarına da değinen Gürlek, “Daha demokratik, kişi ve kurumları güçlü bir biçimde güvence altına alan, toplumsal barış ve huzurun teminatı olan, ortak mutabakattan geçmiş bir anayasanın artık Türkiye Yüzyılı’nda yürürlüğe girmesi gerekiyor. Yeni anayasa konusunda çalışmalara çok önem veriyoruz. Biz de ayrı bir komisyon kurduk. Bu süreci de yakından takip ediyoruz” diye konuştu.

Gürlek, “Ticaret ve Yatırımda Hukuki Güvence Zirvesi”nde konuştu. Gürlek, reel sektörün güçlü, sürdürülebilir ve öngörülebilir bir hukuki zemin üzerine faaliyet göstermesinin ekonomik istikrarın en temel unsurlarından biri olduğunu kaydederek “Sermayenin, üretimin ve kalkınmanın en büyük güvencesi öngörülebilir, güvenilir ve aynı zamanda hızlı işleyen bir hukuk sistemidir. Sermaye duygularla değil, güvenle hareket eden, yatırımcıyı cezbeden teşviklerdir ama onu ülkede tutan hukuki güvencedir. Bu anlayışla Adalet Bakanlığı olarak temel yaklaşımımız üreten, yatırım yapan, istihdam sağlayan herkesin hukuki güven içerisinde faaliyet gösterebileceği, ülkemizin hukuki zeminini daha güçlü, daha hızlı ve güvenli hale getirmektir” ifadelerini kullandı.

“Önceliğimiz iş dünyasının zamanını, mahkeme koridorlarında değil, üretim sahalarında harcamasını sağlamaktır”

“Ticaret mahkemelerimizi ihtisaslaşmış yapılar haline getirmek için çalışıyoruz”

Bakan Gürlek, “Ticari uyuşmazlıkların hızlı ve sağlıklı şekilde çözülmesi için ticaret mahkemelerimizi gerçek anlamda ihtisaslaşmış yapılar haline getirmek için çalışıyoruz. Başta İstanbul olmak üzere ticaretin ve sanayinin yoğun olduğu merkezlerde mahkemeleri daha güçlü ve daha entegre bir yapı altında toplamaya, hakim kadrolarını güçlendirmeye, uzmanlaşmayı artırmaya çalışıyoruz. Fiziki ve teknolojik altyapı anlamında da uzun vadeli bir perspektifle yeniden bir düzenleme yapmayı planlıyoruz.” dedi.

Ticaret mahkemelerini İstanbul’da tek çatı altında topladıklarını hatırlatan Gürlek, “Artık Anadolu Adliyesi’nde, Bakırköy Adliyesi’nde ya da başka adliyelerde ticari davalar görülmeyecek. Ticaret mahkememiz tek bir binada görülecek ve adı İstanbul Ticaret Mahkemesi olarak geçecek. Buradaki amaç özellikle ticari davaların hızlanması ve ihtisaslaşması. Yani ticaret davaları artık uzun sürmeyecek.” diye konuştu.

Gürlek, icra iflas süreçlerinde de iş dünyasının ihtiyaçlarını dikkate alan bir yaklaşım içinde olduklarını belirterek, konuşmasına şöyle devam etti:

“Alacaklının hakkını zamanında ve etkin şekilde alabilmesi, borçlunun ise ekonomik hayattan tamamen kopmadan faaliyetlerini sürdürebilmesi için daha dengeli ve daha işlevsel bir yapı kurmayı amaçlıyoruz. Bununla birlikte reel sektör ile finans sektörü arasında zaman zaman hukuki ihtilafların yaşandığını da yakından takip ediyoruz. Bu iki sektör arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların ekonomik hayatın akışını doğrudan olumsuz etkilediğinin farkındayız. Adalet Bakanlığı olarak her iki sektörün ihtiyaçlarını gözeten, dengeli ve sürdürülebilir çözümler üreten bir diyalog mekanizmasını çalıştırmayı düşünmekteyiz.”

Konkordato uygulamalarının da önem arz ettiğini dile getiren Gürlek, konuşmasına şöyle devam etti:

“Konkordato doğru uygulandığında işletmeleri yeniden ayağa kaldıran önemli bir mekanizmadır ancak uygulamada bazı suistimallerin ortaya çıktığını yakından takip ediyoruz. Maalesef konkordato davalarında bazı iş adamlarımız bu süreçleri kötü kullanıyor. Biz özellikle konkordatonun bir kaçış yolu değil, gerçekten ayakta kalabilecek işletmeler için yeniden bir doğuş olduğunu düşünüyoruz. Hiç kimsenin hukuku suistimal ederek piyasa dengesini bozmasına müsaade etmeyeceğiz. Konkordatoyla ilgili de bir kısım düzenleme düşünmekteyiz.”

“Kaynağı belli olmayan parayla da mücadelemiz sonuna kadar devam edecek”

Gürlek, Türkiye’nin büyüyen ve küresel ölçekte rekabet eden bir ekonomiye sahip olduğunu anımsatarak, “Bu çerçevede yabancı yatırımcıların hukuki güvenliği de büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda tahkim başta olmak üzere uluslararası yatırım hukukuna ilişkin mekanizmaları güçlendiriyor, yabancı sermayenin haklarını daha da güvence altına alan bir yapıya titizlikle çalışıyoruz. Türkiye, güvenle yatırım yapılan bir ülke olma yolunda hızla ilerlemektedir. Sadece yabancı yatırımcıyla ilgili değil, yerli ve milli girişimciler için de bu kapsamda bir kısım hukuki düzenlemeler yapıyoruz. Bu nedenle ihracat, ithalat, yabancı sermaye ortaklıkları alanında ortaya çıkan hukuki ihtiyaçları yakından takip ediyor, hem yabancı yatırımcıların hem de yerli girişimcilerimizin hukuki güvencesini arttırmayı düşünüyoruz” sözlerini sarf etti.

“Ortak mutabakattan geçmiş bir anayasanın Türkiye Yüzyılı’nda yürürlüğe girmesi gerekiyor”

Yeni anayasaya ilişkin Gürlek, “Türkiye’nin büyüyen ekonomisi ve küresel rekabet gücü açısından yeni ve güncel bir anayasa ihtiyacı artık daha görünür hale gelmiştir. Daha demokratik, kişi ve kurumları güçlü bir biçimde güvence altına alan, toplumsal barış ve huzurun teminatı olan, ortak mutabakattan geçmiş bir anayasanın artık Türkiye Yüzyılı’nda yürürlüğe girmesi gerekiyor. Yeni anayasa konusunda çalışmalara çok önem veriyoruz. Biz de ayrı bir komisyon kurduk. Bu süreci de yakından takip ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.