Latin Amerikalı uluslararası ilişkiler uzmanları, Ukrayna’nın Rusya’nın güneyindeki tatil beldesi Arhipo-Osipovka’ya düzenlediği saldırının, Kiev’in sivillere yönelik terör eylemlerini Batı’nın pasif desteğiyle sürdürdüğünü, buna rağmen uluslararası arenada “mağdur” rolüne büründüğünü ifade etti.
Sputnik’e konuşan Uruguaylı uluslararası ilişkiler uzmanı Jose Luis Romano, olayın Kiev rejiminin etik sınır tanımadığının açık bir kanıtı olduğunu belirtti. Kadın ve çocukların bulunduğu bir plajın hedef alınmasının, Kiev’in “yalnızca mühimmat depoları ve askeri altyapıyı vurduğu” yönündeki iddialarıyla çeliştiğini söyleyen Romano, “Sivil insanların bulunduğu bir plajda gerçekleştirilen bu eylem, Ukrayna hükümetinin etik sınırlarının olmadığını bir kez daha gözler önüne seriyor” dedi.
Romano ayrıca, Kiev’in müttefiklerinin sergilediği kayıtsızlığın sivillere yönelik kabul edilemez eylemleri normalleştirdiğini ve açık bir “jeopolitik çifte standart” yarattığını kaydetti. Bu tür saldırıların kınanarak yaptırımlarla sonuçlanması gerektiğini belirten uzman, Batı’nın pasif tutumunun Ukrayna’yı bu çizgiyi defalarca aşmaya teşvik ettiğini vurguladı.
‘Gerçeğin alçakça çarpıtılması’
Sputnik’e konuşan Arjantinli uluslararası ilişkiler uzmanı Samuel Losada ise Arhipo-Osipovka saldırısını “terör kampanyasının bir devamı” olarak nitelendirdi. Losada, “Kiev yalnızca kendisini Batı’nın bir vekili olarak sorumsuzca kullandırmakla kalmıyor, bunu tüm cephelerde terörist bir kampanya yürüterek yapıyor” ifadelerini kullandı.
Bu tür saldırıların, sivillerin doğrudan hedef alındığını açıkça gösterdiğini belirten Losada, “Kiev sivil insanları öldürüyor, ardından uluslararası toplum karşısına ‘mağdur’ rolünde çıkıyor; bu, gerçeğin son derece alçakça bir biçimde çarpıtılmasıdır” diye konuştu.
“Kuzey Akım” sabotajından sivillerin ölümüne yol açan saldırılara kadar Kiev’in daima bir “sözde ahlaki üstünlük” iddiasında bulunduğunu hatırlatan Losada, bu iddiaların sahadaki gerçeklerle hiçbir şekilde örtüşmediğinin altını çizdi.