Ferhan Yıldız yazdı: Şu sarı kart meselesi

köşe müelliflerinden Ferhan Yıldız, Süper Lig’in 14. hafta maçlarının tamamlanmasının akabinde “Şu sarı kart meselesi” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Ferhan Yıldız yazdı: Şu sarı kart meselesi
Yayınlama: 04.12.2024
2
A+
A-

FERHAN YILDIZ –

Geçtiğimiz hafta Türk futbolunda sarı kartlar, kırmızı kartlar konuşuldu. Kırk yıllık futbol izleyiciliğimde, sanırım ilk sefer aynı haftada iki defa, faule maruz kalan oyuncuların sarı kartla cezalandırıldığına şahit oldum. Bir Alanyaspor bir de Eyüpspor oyuncusu sert hareketlerle durdurulmalarına karşın, sarı kartla yaptırıma uğradılar. Bileğine basılan Alanyaspor oyuncusu ikinci sarı karttan ihraç edilirken, Eyüpspor oyuncusu da Mertens’in faullü müdahalesi karşısında, hakemi aldatmaya yönelik hareketten sarı kart gördü. İki karar da mutlak yanlıştı.

Bana üstteki iki örnek olayın mutlak yanlışlığıyla ilgili bu tarif cümlelerini kurduran, bahsin uzmanları yani eski hakemlerin ve hakem hocalarının ortak kantleridir. Uzmanlık, kavramların içeriğini doğru bir şekilde anlayarak, onları yerli yerinde kullanabilme ve sonunda kabul görebilme yetkinliğidir. Yazılı ve kelamlı bağlantıda daima kullandığımız, sonu “-dır” ile biten tarif cümleleri, mevzunun uzmanı tarafından kurulduğunda, tatmin ve ikna edici olurlar. Onları dinleyen, izleyen bizler de gönül rahatlığıyla, bu tarifleri, kaynak gösterip referans olarak kullanabiliriz.

Eski ismi Twitter yeni ismi X olan sosyal medya mecrasında bir hesaptan bahsetmek istiyorum. Anonim kalma hakkını kullanıyor ve yorumlarından konusunun uzmanı olduğu anlaşılıyor. Güçlü bir tarafsızlık eforu içerisinde. @Tartismalar isimli ve 170 bin civarı takipçisi olan bu hesap, bir tablo düzenliyor. Bu tabloda altı farklı hakemin, aynı olgu hakkındaki çoğunluk kararları esas alınıyor ve bana göre ortaya değerli bir bilgi çıkıyor.

Verinin en çok önemli özelliği algıyı olguya dönüştürebilmesidir. Altı farklı hakemin çoğunluk kararlarıyla oluşturulan bu sarı kart tablosu bize bir şeyler söylüyor. Öncelikle, şu tarifi yapmakta fayda görüyorum. Çabucak her disiplinde kozmik standardı “Normal Dağılım” belirler. Ölçümlenen her şey önünde sonunda olağan dağılır yahut bu eğilime girer. Aşağıdaki tablodan çıkan bilgi, aynı kulvarda yarışan üç takımdan bir tanesi lehine, şimdi on dördüncü haftada bir sapma oluştuğu gerçekliğidir.

Sarı kart, futbolcuyu kısıtlayan, hareket alanını daraltan aktif bir yaptırım sistemi. Aşağıdaki tabloya göre, Fenerbahçe ve Beşiktaş, altı farklı hakemin müşterek yorumlarıyla, çabucak hemen görmeleri gerektiği kadar kart görmüşler. Bu noktada Galatasaray lehine besbelli bir fark açıkça göze çarpıyor. Tabloyu hazırlayan, mutlak tarafsızlık telaşıyla hareket ettiğinden işin bu boyutuna yorum katmıyor. Tabloyu düzenliyor geçiyor. Bendeniz bu tablonun anlattığını, ima yoluyla değil açıktan söyleyeceğim. Altı farklı kaynaktan gelerek oluşan bu data, bana tarif cümlesi kurduracak kadar net iki şey söylüyor.

Galatasaraylı oyuncular ilk on dört hafta sonunda görmelerini gerekenin yarısı kadar sarı kart görmüştür. (Gördüğü 29- Görmesi Gereken 58)

Ferhat Gündoğdu’nun hakemleri bilhassa Galatasaraylı futbolculara kart göstermekten imtina etmektedir.

Türkiye’de oynanan futbolda yıllara yaygın bir sorun var. Bu sorunun kök nedenini tek bir noktada toplamak mümkün değil gibi. Bu yüzden, her ne kadar sulandırılıp, karikatürize edilmeye çalışılsa da, ben “Yapı” tanımlamasını yerli yerinde buluyorum. Türk futbolunda hakemler eliyle yaratılan bu ikili standart tablosu, bahse husus yapının yarattığı bir çıktıdır.

Biraz da kırmızı kartlara bakalım. Yeniden altı farklı hakemin çoğunluk kararlarına göre oluşan kırmızı kart tablosunda da durum farklı değil. İstanbul’un üç büyük takımı da ligin on dördüncü haftasına kadar şimdi kırmızı kart görmemişler. Oyuncuları ihraç edilmemiş.

Altı hakemin çoğunluk kantine göre, Fenerbahçe futbol takımı, on dört hafta boyunca toplamda iki defa kırmızı kart görmeliymiş. Fenerbahçe maçı hiç eksik bitirmemiş. Fenerbahçe’nin rakipleri dört sefer kırmızı kart görmeliyken, hiç ihraç gerçekleşmemiş. Fenerbahçe’nin rakipleri her maçı on bir kişi tamamlamış.

Galatasaray da tıpkı Fenerbahçe gibi, ilk on dört haftada hiç kırmızı kart görmemekle birlikte, görmesi gereken tam altı kırmızı kart pozisyonu hakemler tarafından es geçilmiş. Rakipleri iki defa kırmızı kart görmeliyken, iki defa kırmızı kart görmüşler.

Beşiktaş da maçlarını on bir kişi tamamlamış. Görmesi gereken bir kırmızı kart es geçilmiş, rakipleri beş kırmızı görmeliyken iki defa ihraç gerçeklemiş.

Burada sorulması gereken büyük sorular var. En kolay soruyu bu yazıda sorayım. Takım kalitesi bu kadar yüksek bir takıma, bir de tekme tokat oynama hakkını verdiğinizde, diğer ekipler Galatasaray’dan nasıl puan alacak? Sorunun yanıtını da vereyim. Eyüpspor’un genç kalecisi Berke benzeri bir arkadaşımız, meslek performansı ortaya koyacak ki Galatasaray tökezlesin. Bir futbolcunun meslek performansının Galatasaray maçına denk gelme mümkünlüğü yok sayılabilecek bir ihtimaldir.

Yazının son paragrafı, “Canım her büyük takım kollanıyor” diyen idare-i maslahat grubuna gelsin.

Pek o denli düşündüğünüz benzeri değilmiş güya.

Herkes eşit ama kimileri daha eşitmiş benzeri güya.

Futbol ligimizi dizayn etmeye çalışanların rengi belli. Sizin de renginiz belli olsun.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.