S-400’ün satın alındığı dönemin diplomatik aktörlerinden biri olan emekli büyükelçi Ümit Yardım, “Rusya ile olan siyasi sorunlar, Türkiye-ABD ilişkilerinde gerginlik unsurlarının doğması, o dönem Türkiye’yi farklı kanallara yönlendirdi. ABD’ye, bu …
S-400’ün satın alındığı dönemin diplomatik aktörlerinden biri olan emekli büyükelçi Ümit Yardım, “Rusya ile olan siyasi sorunlar, Türkiye-ABD ilişkilerinde gerginlik unsurlarının doğması, o dönem Türkiye’yi farklı kanallara yönlendirdi. ABD’ye, bu alımla, Türkiye’nin başka seçeneklerinin de olduğu mesajı verilmek istendi” dedi. S-400’lerin Türkiye’ye maliyetinin on milyarlarca dolarla ifade edilebileceğini söyleyen Yardım, sistemin geleceği ile ilgili olarak; “Amiyane tabirle, çöpe atılabilir” sözlerini kullandı.
İran’dan ateşlenen ve türkiye hava sahasına girmesi ardından NATO tarafından imha edilen 3 füzenin ardından S-400 hava savunma sistemleri yeniden gündeme geldi. Millî Savunma Bakanlığı (MSB), 2017’de Rusya’dan satın alınan ve 2019’da Türkiye’ye ulaşan S-400’ün, füzeleri engellemek için neden kullanılmadığı sorusuna, “NATO sistemi en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçerek ateşliyor” yanıtını verdi.
Cumhuriyet’in haberine göre; S-400’lerin alım sürecinde diplomatik aktörlerden biri olan emekli büyükelçi Ümit Yardım konuyu değerlendirdi.
Yardım, satın alım sürecini, “Türkiye, 2010’lu yılların başında ABD’den Patriot hava savunma sistemi alabilmek için temaslarda bulundu. ABD’nin anlaşma için olumlu yaklaşımları vardı fakat ‘teknoloji transferi’ konusunda sıkıntı yaşandı. Ardından, Türkiye-ABD ilişkileri Trump’ın ilk döneminde (2017-2021) kötüleşmeye başladı. Bu noktada Türkiye, Rusya’ya yöneldi” sözleriyle anlattı.
Düşürülen uçağın etkisi oldu mu?
“Rusya’ya yönelimde Türkiye’nin 2015’te Rus savaş uçağını düşürmesinin payı var mı?” sorusunu Yardım, “Bu, tamamen siyasi düzeyde olan bir karar, onun etkisi olmuş olabilir. Biz de o sırada Moskova’daydık. Rusya ile ipler kopmuştu. İlişkilerin toparlanması için S-400 alımının siyasi bir enstrüman olarak kullanıldığı görüşü hep dile getirildi. Ben bu görüşü dışlamıyorum. Bu tip adımlar, Ortadoğu’da kullanılan enstrümanlardır. Rusya ile olan siyasi sorunlar, o dönemde Türkiye-ABD ilişkilerinde gerginlik unsurlarının doğması, Türkiye’yi farklı kanallara yönlendirdi. ABD’ye, Türkiye’nin başka seçeneklerinin de olduğu mesajı verilmek istendi” şeklinde yanıtladı.
Yardım, şöyle devam etti:
“S-400 alımıyla birlikte Türkiye’nin NATO içinde ‘sözde ortak’ olduğu değerlendirmeleri yapıldı. ABD ile ilişkiler vahim hale geldi. Biden’ın 2021’deki ‘Ermeni soykırımı’ kararı bunun siyasi uzantısı olarak tanımlanabilir. ABD, Güney Kıbrıs’ta Yunanistan’la yakınlaştı. Türkiye’ye CAATSA yaptırımları uygulandı. F-35 programından çıkarıldık. Savunma sanayimiz olumsuz etkilendi. Bunları üst üste koyduğumuzda, 1 ya da 2.5 milyar dolar değil, on milyarlarca dolarla ifade edebilecek bir maliyet ortaya çıktı.”
Beştepe için mi alındı?
S-400’lerle ilgili, “NATO’dan gelebilecek olası bir tehdide karşı alındı” ya da “Saray’ı korumak için alındı” iddialarını değerlendiren Yardım, “Bu görüşlere katılmıyorum. Türkiye’nin o şartlar içinde NATO’ya karşı bir hasım ilişkisine girmesi zaten mümkün değil. NATO’ya, ‘Başka yönlere de bakabiliyoruz’ mesajı verilmek istendi” ifadelerini kullandı.
S-400’lerin geleceğini de değerlendiren Yardım, “Ben Türkiye’nin S-400’leri üçüncü bir ülkeye satmasını ya da Rusya’ya geri vermesini çok olası görmüyorum. Muhtemelen Türkiye’de, hiçbir şekilde kullanılmama, depolama, amiyane tabirle çöpe atılma gibi bir ortak nokta üzerinden gidilebilir. İlave bataryaların olmaması, teknolojik düzeyde iletişimin olmaması, atıl haldeki S-400’leri depoya atarak kurtulma gibi bir tablo var önümüzde” dedi.