Ertuğrul Özkök | Dün gelen son anket: AKP’nin 22 yıllık dönemi kapanıyor

Ertuğrul Özkök | Dün gelen son anket: AKP’nin 22 yıllık dönemi kapanıyor

Ertuğrul Özkök | Dün gelen son anket: AKP’nin 22 yıllık dönemi kapanıyor
Yayınlama: 11.07.2024
4
A+
A-

Ertuğrul Özkök

Dün çok çok önemli bir anketin sonuçları geldi.

İlke olarak seçim anketlerini yayınlamıyorum.

Ancak bu ankette o denli bir sonuç vardı ki…

Pek çoğumuzun en merak ettiği soruya yanıt veriyordu.

Neydi bu soru ve cevabı…

İşte yalnızca o nedenle bu anketi yayınlıyorum..

En önemli şirketlerden birinin haziran sonucu

Türkiye’de işini önemli yapan ve güvendiğim üç araştırma şirketinden biri olan Panorama’nın haziran ayı anketi sonuçları bunlar…

Panorama şirketinin 7-14 Haziran 2024 tarihleri arasında 2 bin 160 denek üzerinde yaptığı araştırmaya göre;

Bugün seçim yapılsa partilerin alacağı oy oranları şunlar:

(*) Birinci parti: CHP yüzde 35

(*) İkinci parti: AKP yüzde 32.1

(*) Üçüncü parti: DEM yüzde 9

(*) Dördüncü parti: MHP yüzde 7.1

(*) Beşinci parti: Yeniden Refah yüzde 6

(*) Altıncı parti: Zafer Partisi yüzde 3.6

(*) Yedinci parti: İYİ Parti yüzde 2.7

(*) Sekizinci parti: Personel Partisi yüzde 1.4

(*) Diğer: Yüzde 3.2


CHP Genel Başkanı Özgür Özel

31 Mart gecesinden beri hepimizin merak ettiği soru

Sandık kurulsa durum bu.

Galiba hem iktidara hem muhalefete oy verenlerin anket sonucundan çok daha fazla merak ettiği asıl soru şu:

31 Mart seçiminde oluşan tablo motamot devam ediyor mu?

Yani CHP’nin birinci parti pozisyonunda, AKP’nin ikinci pozisyonda olması durumu, üçüncü ayın sonunda değişti mi, değişmedi mi?

Haziran ayı anketinin özel değeri işte burada kendini gösteriyor.

Panaroma Genel Müdürü Hatem Efe bu sorunun yanıtını vermiş. Yalnızca o sorunun değil, aklınıza gelmemiş ya da söylem etmeye çekindiğiniz daha öteki soruların da yanıtını vermiş

Raporundan motamot aktarıyorum:

22 yıllık AKP dönemi devam edecek mi

(*) 31 Mart sonucu kalıcılaşıyor: “31 Mart’ın yol açtığı siyasal eksen, üç ayın sonunda büyük ölçüde şekillenmiş görünüyor.”

(*) CHP birinci partiliğini tescilledi: “Siyası partilerin oy oranı belli bir banda oturdu. CHP 31 Mart’ta yükseldiği birinci parti pozisyonunu üç ay üst üste koruyarak tescillemiş durumda. AKP 2-3 puan farkla CHP’nin arkasında yer alıyor.”

(*) AKP yeniden birinci olabilir mi: “Aradaki farkın düşüklüğü nedeniyle AKP’nin yeniden birinci parti haline gelmesi şaşırtan olmaz. Lakin her halükarda AKP’nin açık ara üstünlüğü ile geçen 22 yıllık devrin artık geride kaldığını varsaymak mümkün.”


Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan

Erdoğan 2028’e kadar bugünkü gücünü korur mu

(*) Önümüzdeki dönem ne olacak: “Önümüzdeki süreçte birinciliğin AKP ile CHP arasında el değiştireceği bir periyoda girdiğimiz anlaşılıyor.”

(*) Erdoğan ve Cumhur İttifakı hegemonyası bitiyor: “Bunun iki yansıması,  Erdoğan  ve Cumhur İttifakı’nın siyasal hegemonya monopolünün zayıflaması olacaktır. “

(*) Muhalefet, iktidarın çizdiği meşruiyet sonunu aşacak: “Muhalefetin iktidar tarafından çizilen siyasal meşruiyet hudutlarının dışına çıkmaktan tedirginlik duyduğu dönem geride kalmış görünüyor. Bunun ilk sonuçlarını Gezi ve Sinan Ateş davalarında göreceğiz.  “

2028’e kadar Türkiye’de gündemi kim belirleyecek

(*) Gündemi artık Erdoğan-Özel belirleyecek: “Önümüzdeki devirde siyasal gündem yalnızca Erdoğan ve Cumhur İttifakı tarafından değil, Erdoğan ve Özel ya da iktidar bloku ve CHP arasındaki etkileşim üzerinden şekillenecektir.”

Ve geliyorum çok çarpıcı bir yoruma:

31 Mart gecesi Türkiye’de yeni bir dönem başladı diyebilir miyiz

(*) 31 Mart, 14 Mayıs’tan çok önemli sonuç doğurdu: “Bu istikametiyle 31 Mart seçimlerinin, Türkiye siyasal hayatının yapısal dinamikleri ve olası gidişatı üzerinde, 14 Mayıs seçimlerinden daha kritik bir tesirde bulunduğunu söylemek yanlış olmaz.”

(*) Hiç elbet yeni bir dönem başladı: “31 Mart seçimleri, iktidar-muhalefet ilişkileri ve toplum-siyaset etkileşimi bağlamında yeni bir dönem başlatmış durumda.”

31 Mart gecesinden beri Avrupalı tanıdıklarıma bunu anlatamadım

Gördüğünüz benzeri çoğumuzun başında hala soru işareti olarak duran bir çok mevzuya çok çarpıcı yanıtlar getiriyor bu değerlendirme.

İşte bu nedenle 31 Mart akşamında beri herkese bu “yeni durumu” anlatmaya çalışıyorum.

Batı’da birçok gazeteci arkadaşım, 31 Mart’ın ne olduğunu anlamadı.

Veya anlamazlıktan geldi.

Çünkü kendi ülkelerinde seçmen, Amok koşusu yapar benzeri aşırı sağa giderken, aynı hayat pahalılığı ve göçmen meselelerini çok daha ağır yaşayan Türk halkının tahlili daha diktatör bir rejimde değil, daha demokratik bir rejimde arzuladığını itiraf  edemediler.

AKP’nin önündeki soru, yeni Türkiye artık tek merkezden yönetilebilir mi

Dünden beri bu sonucu ve tabloyu düşünüyorum.

Bu yeni Türkiye, artık tek merkezden ya da bir partinin keyfi ve şahsi duygular üzerine kurulu kararları ile yönetilebilir mi?

Hiç kuşkusuz baskıyı ve endişeyi daha da arttırarak yönetilmeye devam edilebilir.

Ama ne kadar?

Önümüzdeki 4 yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son dönemi olduğuna göre…

Umarım bundan bu türlü cumhurbaşkanı olarak alacağı kararlarda “yeni Türkiye’nin” kendisine gösterdiği bu yeni gerçeği dikkate alır.

Bu onun için de hoş bir final olur.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.