Ertuğrul Özkök: Bütün zamanların en iyi müzik albümü hangisidir, Ege bamyası kaçıncı sırada?

Ertuğrul Özkök: Bütün vakitlerin en iyi müzik albümü hangisidir, Ege bamyası kaçıncı sırada?

Ertuğrul Özkök: Bütün zamanların en iyi müzik albümü hangisidir, Ege bamyası kaçıncı sırada?
Yayınlama: 19.01.2025
10
A+
A-

Geçen cuma günü Nişantaşı Develi Restoran’da Alman gazeteci dostum Kai Diekmann’la kebabımızı yerken bana değişik bir şey söyledi. 
“Sen Rolling Stonescusun ama kesin kararımı verdim. Ben Beatlescıyım.” Bu rekabet bizim kuşağımızda 50 yıldan beri süren bir tartışmadır.

Davulcular, Yesterday müziğini söyleyemez mi?
Bu defa husus, Beatles’ın hayatta kalan iki üyesinden biri olan Ringo Starr’ın yeni çıkardığı “Look Up” albümü nedeniyle açıldı. Ringo Starr herkesi şaşırtan bir şey yaptı ve bir “country” müzik albümü çıkardı. Çok kolay müzikler ama daha ilk dinleyişte beşere beğenilen geliyor. Albüm çıktıktan sonra Ringo, Times gazetesine verdiği demeçte şöyle bir şey dedi:
 “Ben hep bir “band” (müzik grubu) içinde olmak istedim. Zira davul çalarak Yesterday’i söyleyemezsin…” Oysa Genesis grubunun davulcusu Phill Collins, “Again All Odds” müziğini olağanüstü söyledi yıllarca. Sadece Spotify’da 550 milyon kişi severek dinledi.

“Uncut” dergisi geçen ay en iyi 500 albüm listesini yayınlayınca kıyamet koptu
Geçen ay sonundan beri rock müzik etraflarında tartışma, Beatles mi Rolling Stones mu sorusundan şuraya kaydı:
“Gelmiş geçmiş en iyi müzik albümü hangisidir?” Tartışmayı müzik dünyasının en çok önemli mecmualarından biri olan “Uncut” başlattı. Uncut geçmiş yıllardan “60’ların en iyi albümü”, “70-80-90’ların en iyi 500 albümü” benzeri sıralamalar yapmıştı. Geçen ay bu seçimi yaygınlaştırdı ve “Bütün vakitlerin en iyi 500 albümü” isimli bir liste yayımladı. Tartışma işte bu liste ile patladı.

Mesele Rolling Stones mu Beatles mı sonunu aştı?
Tabii mesele “Rolling Stonescular-Beatlescılar” hududunu aştı. Devreye “Pink Floydcular”, “Led Zeppelinciler”, “Bob Dylancılar” ve bilumum “cucular” katıldı… Çünkü mecmua ortaya kimseyi tatmin etmeyecek ve yer yer herkesi hayretler içinde bırakacak bir 500’lük liste yayınladı.

Bir haftadır bizim “rock mahallemiz” ile “eski tüfek rockcılar” arasında tam bir savaş yaşanıyor. Bu pazar günü sizi de bu tartışmaya bulaştırayım. Eminim daha ilk satırdan siz de sille tokat gireceksiniz bu arbedeye. Çünkü müzikle biraz ilgiliyseniz elinizi kolunuzu bağlayarak sessizce seyredemezsiniz bu arbedeyi.

Sizce ilk 500’e daha çok Beatles albümü mü, Rolling Stones albümü mü girer?
Şimdi esas soruyla başlayayım:
“Sizce tüm vakitlerin en iyi albümü hangisidir?” Sorunun yanıtını sonunda vereceğim. Ama önce beni şaşırtanlardan başlayayım. (*) Mesela şu soru: Sizce 500’lük listede Beatles’ın mı Rolling Stones’un mu daha çok albümü vardır? (*) Sizce Pink Floyd’un “Dark Side Of The Moon” albümü kaçıncı sıradadır? (*) Dünyanın en çok satan albümü sayılan ve 1980’li yıllarda siyasi mecmuaların bile kapak konusu olan Michael Jackson’ın “Thriller” albümü kaçıncı sıraya konmalıdır? (*) Simon and Garfunkel’in hangi müziklerinin bulunduğu albümü ilk 10’a koyarsınız? (*) Fleetwood Mac’in “Rumors” albümü sizce listede hangi sırada olmalıdır?

Bizim kuşağın çocuklarını eğitme müziği listede
Şimdi beni şahsen ilgilendirenlerden başlayayım. Listenin en sonuncu sırasında, yani 500 numarada Crosby, Still & Nash’in yalnızca isimleri yazılı albümü var. İçinde “Teach Your Children” benzeri bizim kuşağımızın çocuk eğitimi konusundaki görüşlerini bile etkileyecek efsane bir müzik var. “Suite: Judy Blue Eyes”, “ Marakesh Express” benzeri bize Kuzey Afrika egzotizminin yollarını açan müzikler da var. Ama ben bu albümlerinin yerine Neil Young

Pink Floyd’un “Dark Side Of The Moon” albümü sizce kaçıncı sırada olmalı?
Benim jenerasyonumdan bir müziksever bırakın 500’lük listeyi, 100’lük, hatta 10’luk, hatta 5’lik bir liste yapsa banko koyacağı bir albüm “Dark Side of the Moon…” İlk 10’da yok, ilk 100’de yok.
İlk 200’de yok. İlk 300’de de yok. Bu efsane albümü fakat 431’inci sırada görebiliyoruz. Yuhh artık… Utanmasalar hiç koymayacaklarmış. Üstelik Pink Floyd’un diğer hiçbir albümü de girmemiş listeye.

Michael Jackson’ın dünyayı sarsan Thriller albümü 500’de yok
“Thriller”, “Beat It”, ”Billie Jean”, “Human Nature”, “The Girl Is Mine” “Wanna Be Starting Something” Hiç olmazsa ilk üçünü bilmeyen var mı? Billie Jean… Bugüne kadar 2 milyardan fazla insan yalnızca Spotify üzerinden dinlemiş.

Yıl 1982… Dünya bu albümle yıkılıyor. “Time”, “Newsweek”, ”Economist”, ”Der Spiegel”, “Paris Match”, “L’Express…” Aklınıza gelen hangi mecmua varsa kapağında… 1960 İngiliz müzik ihtilalinden sonra 1980’ler Amerikan ihtilalini doruğa taşıyan albüm. Video klibini John Landis çekmiş… ”Moonwalk” dönemi açılmış. Ve siz bütün vakitlerin en iyi 500 albümü listesi yapıyorsunuz… Bu albüm yok. Hiç olmazsa geçen yıl kaybettiğimiz imalcisi Quincy Jones’un hatırına koysaydınız.

Fleetwood ve “Rumours’suz bir 500 listesi de olamaz
Yıl 1977… Fleetwood, “Rumours” albümünü çıkarmış. Müzik dünyası bunu konuşuyor. Her yerde “Dreams” çalıyor. İlk walkman’imi almışım. Beytepe yerleşkesinde ders vermeye giderken servis otobüsünde “Never Going Back Again” dinliyorum. Benim için bütün müzik antolojilerimin başköşesine geçecek bir albüm. Uncut mecmuasındaki arkadaşlar ilk 500’e bile sokmamışlar. Arıza bende mi? Onlarda mı?

Sadece müzikçi gözüyle baksanız bile Eric Clapton’ın Cream grubu girmez mi?
1960’lardan “Hollies”, “Manfred Mann”, “Yardbirds”, “Animals” yok. Özellikle o devrin put kırıcı efsane grubu Cream’in “Fresh Cream” albümü yok. Eric Clapton’ın ilk kümelerinden biri ve gerçek manada devrimci bir albüm…

Ege bamyası listede yok ama çalan grup var
Listenin 106 numarasında bir Alman grubu var. “Can…” 1960’larda kurulmuş bir grup. Alman elektronik müzik ekolünün kurucularından sayılabilir. Grubun 1969’da çıkardığı “Monster” isimli albümü listede 222’nci sırada.

Grubun 3 yıl sonra 1972’de çıkardığı “Ege Bamyası” isimli albümünü sonraki yıllarda keşfedip dinleyebilmiştim. İşte o en iyi 500 albüm listesinde 106’ncı sırada. Değişik bir üslupları var. Ama en iyi 500’e girer mi? Hem de Pink Floyd tek albümle girerken onlar 3 albümle. Bence liste burada biraz değil, bayağı kişiselleşmiş.

Listeyi yapanlar Michelin müfettişi bekleyen şefler benzeri davranmış
Listeyi yapanlar yemeklerini lokantaya gelen müşterinin değil, Michelin müfettişlerinin beklentilerine uygun yapan şefler benzeri seçim yapmışlar. Yani dinleyen insanın değil, ukala müzisyenlerin hoşuna gitmek için bu türlü bir “müzik bilgiçliği” yapmışlar benzeri geldi bana. Koskoca 500’lük listede Elvis Presley’nin yalnızca bir albümünün olmasını da lakin bu türlü açıklayabiliriz. Bir vakitler John Lennon’a sormuşlardı: “Amerikan müziği hakkında ne düşünüyorsun?” Sevdiği 3 ismi saymış:
Beach Boys, Byrds ve Mama’s an Papa’s… Aynı soruyu Mick Jagger’a sorsanız muhtemelen Muddy Waters’tan başlayıp, 5-10 yaşlı blues müzisyeni saymaya devam ederdi. Aralarındaki fark da buydu işte. Beatles insanların ağzına daha kolay kolay yapışacak, müzik bilmişlerinin değil, mahalledeki kızların seveceği müziklerin insanıydı. Ondan çok sevildiler… Daha bunun benzeri onlarca tenkit yapabilirim. Ama sizi fazla sinirlendirmeden ilk 20’ye geçeyim. Bütün vakitlerin en iyi 20 müzik albümü şunlar. Geriden başlayarak veriyorum:

İlk 20’de 3 Beatles, 2 David Bowie, 1 Rolling Stones var
Neticede en iyi 500 listesinde Uncut, tartışmaya kendi açısından noktayı koymuş. Bu yarışı Beatles kazanmış. Onların 500’e giren albüm sayısı Rolling Stones’unkinin 3 katı.

Velvet Underground’a güya kıyak yapılmış gibi
Bence mecmua, Velvet Underground’a faza kıyak geçmiş. Acaba bu kümenin en büyük destekçisi Andy Warholl olduğu için mi? Benim tercihim ise Velvet Underground değil, onların frontman’i Lou Reed olurdu. Ama onun tek başına yaptığı albümlerdeki iki müziği:
“Walk On The Wilde Side” Ve bilhassa “Perfect Day…”

David Bowie konusunda hep kararsız kaldım

David Bowie’ye gelince… Kararsızım. Ve gerçek fikrimi söylemeye de çekiniyorum. Çünkü bizim mahallede o denli bir David Bowie tapınması vardır ki. Sosyal lince uğrarım. Haklı oldukları bir taraf var. Bowie, karakter tesiri müziğini çok aşan bir sanatçı. Bir periyodun estetiğini ve trendini etkiledi. Ama kaç David Bowie plağını kaç defa çalıp dinledin derseniz… Beatles’tan, Rolling Stones’tan Michael Jackson’dan, Bob Dylan’dan, The Cure’dan çok sonra geliyor.

Mesele bütün zamanlarsa 500’lük bir listede 3 hip hopçu çok az
500’lük listede yalnızca 3 hip hop albümü var. Oysa hip hop 2024’te 50’nci yılını doldurdu ve müzik tarihinde tahminen de hiçbir müzik üslubu gençliği ve en az 3 jenerasyonu bu kadar etkilemedi. Sadece Eminem, Jay-Z ve Kanye West bence az kalmış listede.

Evet, “Kind Of Blue” kesinlikle bütün vakitlerin en iyi caz albümü
Caz müzikten listeye giren bütün albümler konusunda hemfikirim. Miles Davis’in “Kind Of Blue’su” geçmiş ve şimdiki vakitlerin değil, gelecek vakitlerin da en iyi caz albümü olmaya devam edecek. Daha çok konuşabiliriz ama şimdilik bu kadar.

İlgilenirseniz, Uncut’un tam listesini yazının sonunda veriyorum. Bakıp kendiniz de bir değerlendirme yapabilirsiniz.

* * *

16 yaşımda bana Melody Maker mecmuasının top 50’sini say deseydiniz ezbere sayardım
16 yaşımdayken, bana “İngiltere’de Melody Maker mecmuasının haftalık Top 50 listesini say” diye sorsaydınız, ezberimden sayabilirdim. Oysa o 50 müziğin en fazla 10 adedini dinlemiştim. Sonra Çiğli Amerikan Üssü’nün radyosu yayına başladı ve hayatımız değişti.

Çiğli Amerikan Üssü radyosunda dinlediğim ilk Bob Dylan şarkısı
Bob Dylan’ın benim 60 yıldır mahveden müziği “Like A Rolling Stone’u” ilk kez orada dinledim. Şimdi onun hayatından bir kısmı anlatan “A Complete Unknown”  (Bam Bir Bilinmez) sinemasını seyretmeye hazırlanıyorum. Filmde bir şarkıyı Bob Dylan’ı oynayan Timothee Chalamet söyledi. Çok da hoş söylemiş. Merak edene, Spotify’a yüklediler. O müzik “Like A Rolling Stone…” “How does it feel, how does it feel? To be on your own, with no direction home A complete unknown, like a rolling stone…” Çok hoş bir çeviri olmayacak ama… Biraz şöyle diyor:
 “Nasıl hissettiriyor, nasıl hissettiriyor? Kendinde olmak, konutun istikametini bulamamak, Tam bir bilinmezlik gibi Yuvarlanıp giden bir taş kesimi gibi…”

60 yıldır yanıtını bulamadığımız soru
Bir hayat geçip gidiyor. Bizim kuşağımız tam da onun dediği benzeri “A Complete Unknown bir istikamete hazırlanıyor. Ama o sorunun yanıtını hala bulamadık. Ve ona bir cümle daha ekledik. Özgürlükler peşinde koşarken, kendini derin bir düş kırıklığı uçurumunun tabanında bulmak… Nasıl hissettiriyor arkadaş…      

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.