Ergün Atalay, Soma’da: Soma davası Anayasa Mahkemesinde; dünyada mahkemeler sorun çözer, bizim ülkemizde sorun çıkartır
Türk-İş Sendikası Başkanı Ergün Atalay, Soma Maden Faciasında hayatını kaybeden 301 madencinin defnedildiği maden şehitliğini ziyaret etti. Atalay, “Aradan 10 sene geçti. Hala mahkemelerle ilgili insanların içine su serpecek bir karar çıkmadı. En son Nisan ayının 22’sinde yargı, bir karar verdi. Şu Anda dava Anayasa Mahkemesinde. Dünya’da mahkemeler sorun çözer, mlesef mahkemeler bizim ülkemizde sorun çıkartır” dedi.
Türk-İş Sendikası Başkanı Ergün Atalay ve Türkiye Maden Çalışanları Sendikası Başkanı Nurettin Akçul, Manisa’nın Soma ilçesinde bulunan Türkiye Maden İşleri Sendikası şubelerini ziyaret etti.
Ergün Atalay şunları söyledi:
“Asgari ücret konusundan önce biz bugün Soma’dayız. 6 ay sonra 301 tane madencimizin 10. yılı oluyor. Aradan 10 sene geçti. Hala mahkemelerle ilgili insanların içine su serpecek bir karar çıkmadı. En son Nisan ayının 22’sinde yargı bir karar verdi. Şu Anda dava Anayasa Mahkemesi’nde. Dünya’da mahkemeler sorun çözer, mlesef mahkemeler bizim ülkemizde sorun çıkartır. Aslında vazifeleri sorun çözmek, mlesef sorun çıkartıyorlar. Sorun çıkartmanın bir manası yok. Soma davası ile ilgili geçen hafta ve ondan bir evvelki gün de Sağlık- İş sendikasının Genel kurulunda ifade ettim. Anayasa Mahkemesi’nin önünde belgeler. A’dan Z’ye elinde ne varsa ellerinde buradan bir sefer daha ifade ediyorum. Bu dosya ile ilgili insanların yüreğine su serpecek, bir kez daha inceleyin kusur, noksan nerede varsa noksansız yerine getirin; birinci işimiz bu. Burada şimdi partilerimizin ilçe başkanları var belediye liderlerimiz var. Bu 301 kazasından sonra 2 st 3 st sonra ben buradaydım. Ocak kapanana kadar buradaydık. Oradan ne oldu ne bitti ben biliyorum, siz biliyorsunuz Allah her yerde hoş bir laf var. Hukuk dünyanın her yerinde bayanı korur, emeği korur. Bu yazılmayan bir kuraldır. Biz burada mağduruz. Bu 301 tane insanımızın kardeşimizin evladı var ailesi var. Bununla ilgili verilen karardan toplumun tamamına yakını rahatsız. Onun için anayasa mahkemesi bu bu kararı bir an önce incelesin ayrıntılı şekilde. Biz de önümüzü görelim.
“Taşeron sıkıntısını kimse konuşmuyor”
Bana soruyorlar bize soruyorlar ne isteyeceksiniz diye. Bizim verdiğimiz karşılık ise masadakiler isteyecek diyoruz. Durumlarını anlatacaklar, pozisyonlarını anlatacaklar. Bu sene bu türlü bir düzenleme yapacağız. Bir de o kadar büyük bir sorun ülkeyi yönetenler, bundan 5 sene önce 696’yla ilgili 700 bine yakın arkadaşımız kamuya geçti. Seçimden önce iktidarı muhalefeti herkes söz verdi. O zaman dediler ki biz taşeron sorununu çözeceğiz. Hala giremeyenler var. Şu Anda taşeron sorununu kimse konuşmuyor, biz konuşuyoruz. Televizyonlarda, gazetelerde bütün her yerde bütün partiler söz verdi. İktidar partisi olmak üzere, taşeron sorununu çözeceğiz ama mlesef bugüne kadar bununla ilgili müspet bir yanıt almadık. Bugün Karayollarında, Enerji Bakanlığında her yerde var bu taşeron sorunu. Aynı yerde çalışan personellerden biri ikramiye alıyor başkası almıyor, biri yemek yiyor diğer yemiyor. Birinin sosyal hakkı var oburunun yok. Burada huzur bulmak burada iç barışı sağlamak mümkün değil. Bunlardan en kıymetlisi Anayasa Mahkemesinden Soma ile ilgili müspet bir karar bekliyorum. Burada Soma’da taşeron olmaz ya personel olur ya memur olur. Ne özelleşecek kamu çalışanı buradan madenler ayakta kalıyor. Emeklisi burada çalışanı burada. Soma’ya bakıldığında dört tarafı emekçi olarak biliyoruz. Bu madenler yoksa enerji yoksa o zaman emekçi de yok. Onun için burada yok. 4B’dir yok 4C’dir hiç gerek yok. Emekçi olsun memur olsun hayatı devam ettirmek gerekir. Burada taşeron ülkenin nasıl başına bela oldu. Taşeron nedir; bugün için devlette maliyeti neyse, bizim emekçilere versinler biz bunun altına imza atarız.
“301 tane kardeşimiz bundan 9,5 sene önce iş kazasında değil, iş cinayetinde can verdi”
Manisa Büyükşehir Belediye Mezarlığında maden şehitliğini ziyaret eden Atalay şöyle dedi:
“Bugün can verenleri ziyaret ettik. Burada 301 tane kardeşimiz bundan 9,5 sene önce iş kazasında değil, iş cinayetinde can verdi. Ardından Siirt’te, Maraş’ta, Ermenek’te, Amasra’da değişik bölgelerde maden çalışanları değişik iş yerlerinde iş kazalarında, iş cinayetlerinde can vermeye devam ediyorlar. Her seferinde bu son olsun diyoruz mlesef son olmuyor. Ev vermekle, para vermekle bir nebze ömürlerine biraz kolaylaştırıyor ama evlat bir daha gelmiyor baba bir daha gelmiyor, kardeş bir daha gelmiyor, abi bir daha gelmiyor, koca bir daha gelmiyor. İnşallah bu son olur bugünkü temennimiz bu. Evvela ülkeyi yönetenler patronlar daha adaletli kuralları uyarlar, daha merhametli olurlar. Sendikalar ve sivil toplum örgütleri bu kurallara uyup uymadıklarını takip ederler. Filistin’de bugün 41. gün, Filistin sendakiları bir mektup yazdılar. Diyorlar ki; hastane çalışanları ölüyor. Birleşmiş Milletler’deki bireyler ölüyor, gazeteciler ölüyor, kilisedekiler ölüyor, mülteci kampındakiler ölüyor. Ne olur bunu bir an önce durdurun. Bu feryadı dünyaya sesleniyorlar. Şimdiye kadar 13 bin insan bunun 7 bin çocuk ardından bayan yaşlısı ölmeye devam ediyor. Bunun için dünyayı yönetim edenler, merhametsizliklerin son örneklerini göstermeye devam ediyorlar. Bizler bu ülkede birlikte olmak durumundayız, adil olmak durumundayız. Bu kardeşlerimizin mahkemeleri anayasa mahkemesine devam ediyor. Oradan da adil insanların içini rahatlatacak adil bir karar bekliyoruz. Somalılar bekliyor, Türkiye bekliyor.”