Er Yatırım/Çelikkanat: Maliyetler bizi çok yordu

Er Yatırım Genel Müdürü Ferzan Çelikkanat Bloomberg HT’ye turizm bölümündeki gelişmeleri değerlendirdi. Yüksek maliyetlerin zorlayıcı olduğunu kaydeden Çelikkanat otellere yönelik ‘pahalılık’ tenkitlerine de karşılık verdi

Er Yatırım/Çelikkanat: Maliyetler bizi çok yordu
Yayınlama: 24.08.2024
25
A+
A-
Er Yatırım Genel Müdürü Ferzan Çelikkanat Bloomberg HT’de Üst Seviye programına konuk oldu.
Turizm kesimini değerlendiren Çelikkanat, yükselen maliyetlerden ötürü umduklarını bulamadıklarını ifade ederek “2023 yılı bizi biraz hayal kırıklığına uğrattı. Fakat cirolarla kârlılıkların birbirleriyle paralel gittiği bir dönem yaşadık. Enflasyonla kurun biraz daha sabit gitmesi ve talebin de maliyet artışlarıyla birlikte yavaşlaması, 2024’ün başından itibaren bütçelerimizde belli oranda sapmaya sebep olmaya başladı.
Tabi ki Türkiye’nin ana gelir kalemi seyahati bilhassa Akdeniz kıyısı ve Akdeniz çanağındaki otelcilik ve turizm anlayışı olduğu için gelirlerin büyük bir kısmını 2024 yazında toplayacağımızı umut ettik. 2024’ün 1. ve 2. çeyreğinde turizm hareketleri biraz daha şehiriçi aktivitelerdi ve kültür turizminde, yükselen sağlık turizminde çok önemli gelir ve ciro yaratmaya başlamıştı. Bilhassa acentaların ve tur operatörlerinin yaz sezonu için önden yaptığı mutabakatlarla 2024 yazı için aslında önemli umutlar vardı. Hakikaten gayelerimiz de 50 milyar dolar benzeri bir turizm gelirinden 60 milyar dolar bir turizm maksadına yönelmişti. Lakin tabi evdeki hesap çarşıya uymadı. Bilhassa yükselen maliyetlerdeki kahırlardan ötürü umulduğu benzeri bir Haziran-Temmuz dönemi yaşayamadık. Bunu da aslında açıklanan son datalarda de görüyoruz. Aslında yaz turizminin Ağustos ayı itibariyle daha yeni yeni toparlandığını görüyoruz, Eylül-Ekim de dönemlik kaymanın bir nedeni olarak yaz sezonun bir modülü oldu. Olimpiyatlar vardı, Avrupa Şampiyonası vardı, o yüzden yerli turistin tatili ve harcama alışkanlığı biraz daha Eylül-Ekim’e kaydı diyebiliriz.” değerlendirmesini yaptı.
Şehiriçi turizmde ise iyi bir sezon kaydettiklerini belirten Çelikkanat “Eğer doğru bir yatırım modeli ve finansman maliyetiyle kendi ana sarfiyatları içerisinde bir planlama yaptıysa şehiriçi otelciliği çoğu zaman biraz daha tatil otelciliğinden farklı dinamiklerle para kazandıran bir yapıda. Hatta otelcilik gelirlerin değil masrafların doğru denetim edilerek para kazanılan bir kesimdir. Şehiriçi otelciliğinde iyi bir sezon geçirdik.” sözünü kullandı.

“Kârlılıkla ilgili önemli sorunlar yaşadık”

Maliyetlerin zorlayıcı olduğunu kaydeden Çelikkanat “Giderler çok yüksek olduğu için cironun elde edildiği satır sonunda mlesef kârlılıkla ilgili çok önemli sorunlar yaşadık. Bu inkar edilemez maliyetler bizi çok yordu. Ciro bir işletmenin borç alabilme kapasitesini gösterir, karlılık borç ödeyebilme kapasitesini gösterir. Borçlu turizmci kar etmediği zaman borcunu ödeyemez duruma geldi, aslında şimdi borç alabilecek durumda olmadığı için gerek yeni yatırım gerek renovasyon için borç ödeme döngüsünü şayet sekteye uğratırsanız turizmci bu sarmalda önemli yara alıyor.
Son devirde esasen turizme gelen yeni vergilerle birlikte bir de enflasyon muhasebesiyle yüzleştiğimiz bir periyod yaşıyoruz. Yani masraflarını doğru denetim edemeyen turizmci sıkıntı çekti ama doluluk ve ciro bazında çok büyük bir hayal kırıklığı yaşamadı.” diye konuştu.
Otellere yönelik ‘Pahalılık’ tenkitlerine dair ise Çelikkanat “evet kıymetliyiz. Ama bu pahalılığın arasındaki marj işletmecinin çok daha büyük bir para kazandığı manasını taşımıyor. Bizim şimdi sosyolojik olarak en büyük yanılgımız güya işletmeci bu pahalılıkta ortadaki marjdan büyük para kazanıyor algısı…Ama maliyetlerinizi kurtarmak ismine bununla ilgili bir rasyo oluşturduğunuzda aslında hala zarar eden bir yatırım modelinden bahsediyoruz. Biz burada çok zorlanıyoruz ve sosyolojik olarak da doğru yönetemiyoruz işte Yunanistan’ının kalamarıyla öteki bir ülkenin diğer bir şeyiyle kıyaslanıyoruz. Biraz haksızlık yapıyoruz. Burada aslolan şey turizmcinin masraflarını denetim ederek belli oranda sürecini ayakta tutabilmek.” yorumunu yaptı.
Enflasyon muhasebesine itirazları olmadığını, fakat önemli vergi yükü oluştuğunu kaydeden Çelikkanat, “Özellikle turizm döneminde hele de bu türlü zor bir sezonda üzerine kazanmadığımız ama kur farkından gelen bir gelir benzeri gözüken bir çıkar benzeri gözüken bir bilanço bedelinin vergilendirilerek bunun üzerine bir vergi getirilmesi turizmciyi çok yordu. Zati istediğimiz gayeleri, bütçeleri tutturamadığımız bir dönemin üzerine bir de bu yükü koşullanmamız nitekim bizi yordu ve yoracak önümüzdeki devirde de.
Aslında bizim başımızda birçok vergi yükü var, bunun da üzerine enflasyon muhasebesi geldiği zaman maliyet farkı neredeyse %30 civarında yani totalde bir vergi yükü getiriyor. İşte pahalılık dediğinizin altyapısını oluşturan kalemlerden bir tanesi de bu mecburiyetler oluyor.” dedi.
Turizmde direkt yabancı yatırımcının gelmesi gerektiğine dikkat çeken Çekikkanat şunları söyledi; “Yabancılar Türkiye pazarından mutlular ama turizmde bu kadar potansiyeli olan bir ülkede neden bir tane yabancı uluslararası marka direk yatırım yapmıyor Türkiye’de? Farklı anlaşma modelleriyle geliyorlar, management ile ya da franchise ile geliyorlar. Kiralamada bile kimseyi ikna edemiyoruz. Bizim ‘bu markalar neden bu şekilde yatırım yapmıyor’ kendimize sormamız gerekiyor ve buna tahlil bulmamız gerekiyor.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.