Kahramanmaraş’ta 15 Nisan’daki okul saldırısının ardından güvenlik tartışmaları yeniden alevlendi. İçişleri Bakanlığı 7 basamaklı yeni güvenlik modelini devreye alırken, Resmi Gazete’de yayımlanan kararla saldırıların nedenlerini araştıracak komisyon kuruluyor. Peki okullarda güvenlik nasıl sağlanacak?
Kahramanmaraş’ta 15 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen okul saldırısının ardından okullarda güvenlik meselesi tartışılmaya başlandı. İçişleri Bakanlığı, okullardaki mevcut güvenlik sistemini güncelleyerek 7 basamaklı güvenlik modeli hayata geçirirken Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre ise Okullarda meydana gelen saldırıların nedenlerine ilişkin araştırma komisyonu kurulacak. Peki okullarda öğretmen ve öğrencilerin güvenliği nasıl sağlanır? Kent Güvenlik Yönetim Sistemi ile okullarda neler değişecek? Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, konuyla ilgili olarak Sputnik’e özel açıklamalarda bulundu.
‘Bu olaylar eğitim kurumlarının ne kadar tehdide açık olduğunu net bir şekilde gösteriyor’
Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, yaşanan olaylarda okulların ne kadar tehdide açık olduğunun altını çiziyor:
“Kahramanmaraş’ta ve Siverek‘te yaşanan olaylar eğitim sistemimiz adına ne kadar boşluklar olduğunu bu boşluklardan kaynaklı ne kadar tehtite açık olduğunu gördük. ‘Ne eksikti?’ sorusu yerine ‘Ne tamam ki?’ sorusuyla yanıtlamak doğru olacaktır. Çünkü okulun birine o okuldan ayrılmış 18 yaşında bir öğrenci giriyor ve elinde pompalı tüfekle önüne gelene ateş ediyor. Ta üst katlara kadar çıkıp bu eylemini sürdürüyorsa eğitim kurumlarının ne kadar tehdide açık olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Kahramanmaraş’taki okulda daha sekizinci sınıf öğrencisi yanında beş tabanca ve yedi şarjör içeri giriyor rastgele ateş edip dokuz kişiyi öldürüp 50’ye yakın kişiyi yaralıyorsa, evet burada sorun ne eksik de değil ne tamamdı bu okulda demek lazım.”
‘Biatçı bir eğitim yaklaşımı, şiddeti besleyen sebepler olarak karşımıza çıkıyor’
Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, şiddetin kendiliğinden gelişen bir olay olmadığını bunun zeminini oluşturan birçok sebep olduğunu söyledi:
“Şiddet kendiliğinden, aniden gelişen bir olay değil bu şiddetler kişisel ya da münferitte değil. Şiddeti doğuran, şiddet zeminini oluşturan birçok sebep var. Bu şiddet yalnızca öğrenciler arasında da değil öğrenci-öğretmen, veli-öğretmen hatta idareci-öğretmen ilişkilerine kadar yayılan çok katmanlı bir kriz söz konusu. Bu yüzden doğru tespitler yapıp yüzeysel değil bütünlüklü ve kamusal bir yaklaşım gösterilmesi gerekiyor.”
‘Okullarda çocuklara baskıcı otorite yaklaşımlarıyla değil, okulun birçok sorununda söz hakkı olan, katılımcı okul modelleri geliştirilmeli’
Kemal Irmak, okullarda güvenlik sorununun çözümünün pedagojik yaklaşımdan geçtiğini aktardı:
“Okullarda güvenlik nasıl sağlanır; bahsettiğim bütün sebepleri ortadan kaldıracak bir eğitim programına ve eğitim yaklaşımına ihtiyaç var. Diğer yandan mutlaka her okula yetersiz sayıda psikolojik danışman atanması, travma şiddet ve kriz yönetim için okullara destek mekanizmalarının kurulması. Öğretmeni koruyan, öğretmene karşı işlenen şiddet azaltacak hukuki ve idari yaptırımlar getirilmeli. Demokratik okul kültürü inşa edilmeli. Çocuklar baskı ve baskıcı otorite yaklaşımlarla değil, okulun birçok sorununda söz hakkı olan katılımcı okul modelleri geliştirilmeli. Disiplin yerine; onarımcı, dinleyen, anlayan, çözüm üreten yaklaşımlar esas alınmalı.”