İran ile İsrail arasındaki gerilimin tırmanmasını yorumlayan Mısırlı siyaset bilimci el-Bakli, İran’ın tarihte ilk kez bu kadar açık bir şekilde Lübnan halkını korumak amacıyla İsrail’e doğrudan askeri saldırılarda bulunduğunun belirtti.
Mısır Ortadoğu ve İran Araştırmaları Merkezi Direktörü Hişam el-Bakli, İran ile İsrail arasındaki gerilimin tırmanmasını Sputnik’e yorumladı.
“ABD ile İran arasındaki ilişkileri şu anda tam teşekküllü diplomasi olarak değerlendirmek zor. Taraflar müzakere masasına oturmuyor, yalnızca aracılar aracılığıyla, özellikle Pakistan üzerinden kapalı mesajlar alışverişinde bulunuyor. Bu durumun arka planında Washington ve Tel Aviv, kendi planlarını uygulamaya çalıştı: Lübnan’ı Tahran’ın etkisinden tamamen izole etmek ve Lübnan hükümetini İsrail ile ayrı bir anlaşmaya zorlamak. İran ise buna uzun süre direndi ve tüm cephelerde aynı anda kapsamlı bir ateşkes konusunda ısrar etti” diye konuşan El-Bakli, sözlerini şöyle sürdürdü:
İran’ın diplomatik çabaları başarısız olup sözlerine kulak asılmayınca Tahran aniden stratejisini değiştirdi. İran sözlerden eyleme geçti ve tarihte ilk kez bu kadar açık bir şekilde müdahale ederek, Lübnan halkını korumak amacıyla İsrail’e doğrudan askeri saldırılar düzenledi.
Şimdi bu zıtlaşmanın hala kontrollü bir tırmanış olarak devam ettiğine dikkat çeken uzman, ancak durumun uçurumun eşiğine doğru gittiği konusunda uyardı:
Herhangi bir hata topyekün bir savaşa neden olabilir. Örneğin İsrail, İran’ın nükleer veya enerji tesislerine saldırmaya karar verirse tüm bölge infilak edecek.
Bundan sonraki senaryonun tamamen ABD’ye bağlı olacağını vurgulayan el-Bakli, “Beyaz Saray, barışçıl söyleme rağmen eylemlerini Tel Aviv’le koordine ediyor, bölgedeki Amerikan birlikleri ise tam teyakkuz haline getirilmiş durumda. Dolayısıyla sonucu Washington’un tutumu belirleyecek: Ortadoğu topyekun bir savaşa mı girecek, yoksa taraflar her zamanki karşılıklı gizli saldırılar formatına mı dönecek? Sonuç önümüzdeki günlerde netleşecek” diye sözlerini tamamladı.