“Diploma” sürecinde gözler yargıda: AYM, emsal kararında, “eğitim hakkının ihlali” kararı vermişti

“Diploma” sürecinde gözler yargıda: AYM, emsal kararında, “eğitim hakkının ihlali” kararı vermişti

“Diploma” sürecinde gözler yargıda: AYM, emsal kararında, “eğitim hakkının ihlali” kararı vermişti
Yayınlama: 18.03.2025
6
A+
A-

İstanbul Üniversitesi Yönetim Konseyi’nin, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasını iptal etmesinden sonra gözler yargıya çevrildi. İmamoğlu’nun bu idari sürecin iptali istemiyle idari yargıda dava açması bekleniyor. İdari yargıdaki süreç “olumsuz” tamamlanırsa, sıra Anayasa Mahkemesi’ne gelecek. Anayasa Mahkemesi, doktorasını bitirip mezun olduktan bir yıl sonra diploması iptal edilen bir kişinin ferdi başvurusunu 2023 yılında kabul ederek, Anayasa’daki eğitim hakkının ihlal edildiğine karar vermişti. Emsal niteliğindeki bu karar, 2024’te Fotoğraf Gazete’de de yayımlanmıştı.

İmamoğlu’nun, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden aldığı diploması, İstanbul Üniversite Yönetim Kurulu kararıyla iptal edildi. İmamoğlu’nun diplomasının iptaline karar veren yönetim aleyhine yönetim mahkemesinde dava açması bekleniyor. İdari yargının akabinde iç hukuktaki son yol ise Anayasa Mahkemesi olacak. Anayasa Mahkemesi, İmamoğlu‘nun diplomasının iptalini de yakından ilgilendiren emsal niteliğinde bir karar vermişti. Yüksek Mahkeme, Gürcistan’dan yatay geçiş yaptığı Süleyman Demirel üniversitesinde zarurî olan seminer dersini almadan imtihana girerek mezun olan bir kişinin, doktora mezuniyetinin bir yıl sonra yönetim tarafından iptal edilmiş olmasını, eğitim hakkının ihlali saymıştı. Kararda, “doktora yeterlilik imtihanına katılma kaidelerini taşımamasına karşın müracaatçının yeterlilik imtihanına kabul edilmesinde yönetimin kusuru olduğu” belirtilerek, bir yıl sonra mezuniyetin iptali kararı verilmesinin yönetimin tutarlılığıyla bağdaşmayacağı vurgulanmıştı. Kararda, “Somut olayda yönetimin de yükümlülüklerini ihmal etmesinden doğan külfetin yalnızca müracaatçıya yüklenmesi sonucu ortaya çıkmış ve bu durum müracaatçının eğitim hakkına yapılan müdahaleyi ölçüsüz kılmıştır” sözleri yer almıştı. 

Resmi Gazete’de yayınlandı

20 Şubat 2024’te Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, A.P. isimli kişi, 1990’da Hacettepe Üniversitesi Sağlık Yönetimi Yüksekokulu’ndan mezun olduktan sonra 2011 yılında Fatih Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Ana Bilim Kolunda yüksek lisansını bitirdi. 2011-2012 eğitim öğretim yılında Gürcistan Uluslararası Karadeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Yönetimi Ana Bilim Kısmında doktorasına başladı ve 2012-2013 eğitim öğretim yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsüne işletme doktora programına yatay geçişle kabul edildi. A.P., 7 Mayıs 2015 tarihli kararla doktorasını tamamlayarak mezun oldu ve Ardahan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Sağlık Yönetimi Kısmında yrd. doç. olarak göreve başladı. 

Doktora mezuniyeti iptal edildi

2016 yılında Gürcistan Uluslararası Karadeniz Üniversitesinden yapılan yatay geçişlerin mevzuata uygun yapılıp yapılmadığı konusunda Süleyman Demirel Üniversitesinde inceleme başlatıldı. Yapılan inceleme sonucunda A.P.’nin doktora yeterlilik imtihanına girebilmesi için aranan seminer dersini almış olma kuralını taşımadığı tespit edilerek, 11 Mayıs 2016 tarihinde doktora mezuniyeti iptal edildi. 

Yönetmelik uyarınca seminer dersi alma zaruriliği yok

A.P., mezun olduğu periyotta yürürlükte bulunan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği kararları uyarınca seminer dersi alma zorunluluğunun olmadığı, üniversite tarafından çıkarılan özel nitelikteki yönetmelik kararları ile daraltıcı koşul getirilemeyeceği, ortaya çıkan eksikliğin kendi kusurundan kaynaklanmadığını ifade ederek, doktora iptali sürecinin iptali istemiyle dava açtı. 

Mahkeme reddetti, Anayasa Mahkemesi kabul etti

Mahkeme, davalı yönetim sürecinde hukuka terslik bulunmadığı sonucuna vararak, davayı reddetti. Karar Konya Bölge Yönetim Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi ve Danıştay 8. Dairesi tarafından yerinde bulundu ve kesinleşti. A.P., doktora eğitiminin geçersiz sayılması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. AYM İkinci Kısmı, 18 Ekim 2023 tarihinde A.P.’yi haklı buldu. 20 Şubat 2024’te Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, AYM, eğitim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına hükmetti. 

“Yönetmelik kararlarını bilmekle yükümlüdür”

Kararda şu sözler yer aldı:

“Başvurucu -aldığı eğitimin düzeyi dikkate alındığında- kendisine haklar ve birtakım ödevler yükleyen ilgili mülga Süleyman Demirel Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’ni bilmekle yükümlüdür. Nitekim seminer dersi alma zaruriliği da anılan Yönetmelik’ten kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda Yönetmelik’te öngörülen söylediği söz edilen zorunluluğa karşın müracaatçının doktora eğitimi sırasında seminer dersi alma yönünde bir talebinin bulunduğuna ilişkin herhangi bir açıklama yapmadığı görülmüştür. Bu bilgiler ışığında söylediği söz edilen eksiklik tarafından müracaatçının kendinden beklenen ihtimamı gösterdiği söylenemez.

“İdarenin kusuru, yönetim tarafından yanlışlı bir değerlendirme yapıldığı açıktır”

Bununla birlikte doktora yeterlilik imtihanına katılma koşullarını taşımamasına karşın müracaatçının yeterlilik imtihanına kabul edilmesinde yönetimin kusuru olduğu, imtihan için gerekli koşulları taşıdığı konusunda yönetim tarafından yanılgılı bir değerlendirme yapıldığı da açıktır. Yönetimin ilgilisinin hilesi veya açık kusur sonucunda tesis ettiği yanılgılı süreçler dışında kalan süreçleri geri almasına yönelik yargısal içtihat dikkate alındığında bu süreçlere yönelik iptal mühletinin iptal davası açma müddetiyle sonlandırıldığı anlaşılmıştır. Ne var ki müracaatçının 7/5/2015 tarihinde almaya hak kazandığı diplomasının 11/5/2016 tarihinde iptaline karar verildiği görülmüştür. Müracaata husus yargılamada üstte işaret edilen içtihattan hangi sebeple vazgeçildiğine ilişkin bir açıklama da yapılmamıştır.

“Diplomanın iptali, yönetimin tutarlılığı prensibiyle çelişir”

İyi yönetişim unsuru gereği, kamu faydası kapsamında bir konu söylediği söz edilen olduğunda kamu otoritelerinin uygun vakitte, uygun teknikle ve her şeyden önce dengeli olarak hareket etmeleri gerekir. Gerek müracaatçının gerekse yönetimin kusurlu hareket ettiği bu uyuşmazlıkta yanlışlı süreçten kaynaklanan tüm sorumluluğun müracaatçıya yüklenerek -işlemin tesisinin üzerinden bir yıldan fazla zaman geçtikten sonra- diploma iptaline karar verilmesi iyi yönetişim unsurunun ögelerinden olan yönetimin tutarlılığı prensibiyle de çelişmekte ve kamu menftleri ile kişisel fayda arasında kurulması gereken istikrarın bozulmasına yol açmaktadır. Diğer bir sözle somut olayda yönetimin de yükümlülüklerini ihmal etmesinden doğan külfetin yalnızca müracaatçıya yüklenmesi sonucu ortaya çıkmış ve bu durum müracaatçının eğitim hakkına yapılan müdahaleyi ölçüsüz kılmıştır.

Açıklanan münasebetlerle Anayasa’nın 42. unsurunda garanti altına alınan eğitim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.”

İmamoğlu’nun diploması iptal edildi!

Diploması iptal edilen İmamoğlu’ndan ilk açıklama: Bu kararı alanların tarih ve adalet önünde hesap verecekleri günler yakındır!

İmamoğlu’nun diplomasının iptali sonrası siyasilerden yansılar…

İmamoğlu’nun diplomasının iptali sonrası Özgür Özel’den ilk açıklama: İdari yargıdan döneceğine inanıyoruz

İmamoğlu’nun avukatı Pehlivan: Üniversite Yönetim Şurası’nın bu türlü bir yetkisi yoktur, yok hükmündedir

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.