CHP’den İliç Raporu: Murat Kurum felaketin baş sorumlularından biri, acilen istifa etmesi gerekmektedir

CHP, 13 Şubat’ta Erzincan İliç’te altın madeninde meydana gelen liç kaymasına ilişkin rapor hazırladı

CHP’den İliç Raporu: Murat Kurum felaketin baş sorumlularından biri, acilen istifa etmesi gerekmektedir
Yayınlama: 08.03.2024
17
A+
A-

CHP, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı, 13 Şubat’ta Erzincan’ın İliç ilçesinde Anagold’un işlettiği altın madeni sahasında yaşanan liç kaymasına ilişkin hazırladıkları raporu açıklandı. “AK Parti bir kere daha bu yaşananların tüm vazifesini çalışanların üzerine atmak istemektedir. Felaketin önünü açan onayları veren siyasi görevliler ise yargıdan kaçırılmak istenilmektedir” sözleri kullanılan raporda, devrin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Kurum‘un sürecin baş sorumlulardan biri olduğu ve ivedilikle istifa etmesi gerektiği savunuldu.

Raporda olayın gelişimi, saha incelemesine ait notlar, proje sahiplerinin iştirak yapısı, felaketi doğuran ihlaller, felaket sonrası ihlaller, felaketin personel sağlığı ve güvenliği açısından kıymetlendirilmesi, değerlendirme ve sonuç kısımları yer aldı.

Rapor’un 25 maddelik sonuç kısmında öne çıkan tespitler şu şekilde:

‘Anagold Madencilik’e ait Çöpler Kompleks Madeni sahasında 13 Şubat 2024’te yaşanan felaketi sonrasında bir afet yönetim krizi doğmuştur. Felaket sonrasında, yığın liç alanından kopan kimyasal içerikli kütlenin bir kısmı Sabırlı Deresi diğer kısmı açık ocakların bulunduğu alanlarda birikmiştir. İçinde cevher bulunan bu kütlenin idaresinin nasıl olacağı, akıbetinin ne olacağı, çevre izin ve lisans dokümanı iptali dışında Çöpler Kompleks Maden alanının madencilik fliyetlerinin devam edip etmeyeceğine dair bir açıklama yapılmamıştır. Yığın liç alanından kayan ve geride kalan kütleler içerisindeki cevherin tekrar işlenmesine yönelik planlamaların ve yer araştırmalarının yapılıyor olması, bu felaketten ders çıkarılmadığı gerçeğini ortaya koymaktadır.

”Murat Kurum, sürecin baş sorumlularından biri, hemen istifası gerekiyor”

Murat Kurum’un İliç’teki felakete giden sürecin baş sorumlularından biri olmasına karşın hala TBMM Çevre Komitesi Başkanı sorumluluğunu yürütüyor olması abesle iştigaldir. Hemen istifası gerekmektedir. Türkiye tarihinin en büyük çevre felaketlerinden birisini yaşarken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin, esas denetleyici ve sorumlu olduğu halde adeta bir konuk benzeri 7. Gün sahaya gelmiş olması, felaket sürecini ne kadar ciddiyetsiz takip ettiğinin çok önemli bir göstergesidir.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen çevre müsaadesi ve lisans dokümanının iptal edilmesine karşın, diğer izin ve lisans dokümanlarının, ÇED olumlu kararları ile ÇED Gerekli Değildir kararlarının iptaline yahut ‘geri alınmasına’ dair süreç işletilmemiştir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Anagold Madencilik’e verdiği 6 ruhsat da iptal edilmemiştir. Bu ruhsatların 2026, 2028, 2029 ve 2031 yıllarına geçerlilik mühletleri devam etmektedir. Uzmanlarca 7 ve üstü büyüklükte zelzeleler üretebileceği ifade edilen Ovacık Fay Sınırının Munzur Segmenti, tesisin tam altından geçmektedir. Şimdi bir sarsıntı dahi olmadan, söylediği söz edilen felaket yaşanmışken; böylesine riskli bir bölgede bu projeye nasıl izin verildiği başka bir soru işaretidir.

Maden tesisindeki personeller ve ekonomik geçimleri maden tesisi üzerine kurulu toplulukların yaşayacakları işsizlik, güvencesizlik, ekonomik belirsizlikler, sağlık problemleri, yerel iktisatta meydana gelebilecek zayıflama, dış göç dalgaları benzeri muhtemel sosyal ve ekonomik risklerle mücadele edebilmek ismine yeni istihdam imkanlarının planlanmasını da içeren kısa ve uzun vadeli stratejik planların hazırlanması ve adil geçiş prensipleri kapsamında acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir. Kütle altında kalan 9 emekçinin arama çalışmaları nihayete erdirildikten sonra, felaketin ağır sonuçlarının ortadan kaldırılması ve sahanın rehabilitasyonu süreçlerinin birlikte planlanması gerekmektedir.

‘”Siyasi görevliler yargıdan kaçırılmak istenmektedir”

Felaket sonrası başlatılan ceza soruşturmasında tutuklanan şüphelilerin tesisteki çalışma konumlarına dikkat edildiğinde, açıkça görülmektedir ki; AK Parti bir sefer daha bu yaşananların tüm vazifesini çalışanların üzerine atmak istemektedir. Felaketin önünü açan onayları veren siyasi görevliler ise yargıdan kaçırılmak istenilmektedir. Etrafa ağır, geniş çaplı ve uzun vadeli zarar veren bu hukuk dışı eylemler nedeniyle bağlı ekosistemlerin geleceği tehlikeye atılmış ve ‘ekokırım’ suçu maddi ve manevi tüm ögeleriyle gerçekleşmiştir. Türk Ceza Kanunu’nda ‘iş kazalarına ve cinayetlerine karşı kâfi tedbirleri almamak’ fiilinin suç olarak düzenlenmemiş olması, ağır ve tehlikeli iş kollarındaki iş cinayetlerinin sayısını artırmaktadır. 13 Şubat felaketi yetkililer tarafından toprak kayması yahut heyelan olarak nitelendirilmek suretiyle doğal afet algısı oluşturulmaya çalışılmıştır. 13 Şubat’ta yaşanan felaket siyasi görevliler eli ile gerçekleştirilen bir cinayete dönüşmüştür.”

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.