Mutlak butlan kararı sonrası CHP’de Özel ve Kılıçdaroğlu cepheleri arasındaki gerilim sürüyor. Değişimci ekip son ana kadar partide kalıp mücadeleyi sürdürmekte kararlı ama şartlar ayrılık getirebilir mi?
CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla partinin başına atanmasının ardından seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel ve tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun başını çektiği değişimci ekip için zorlu bir mücadele başladı.
Değişim cephesi siyasi ve hukuki tüm seçenekler tükenene kadar CHP’de yönetimi yeniden ele geçirmek için mücadele etmeyi öncelerken, diğer yandan Kılıçdaroğlu yönetimi ile iktidar kanadının kendilerini partiden ayrılmaya zorlayabileceğini de hesaba katıyor.
Özel ekibi 12 Temmuz’da olağanüstü kurultay yapılmasını isterken, Kılıçdaroğlu’nun bu çağrıyı olumlu yanıtlaması beklenmiyor. Bu durumda olağanüstü kurultay talebinin yargıya taşınması söz konusu olabilir.
Yakın siyasi tarihte benzer bir durum MHP içinde yaşanmıştı.
Şubat 2016’da Meral Akşener’in başını çektiği muhalifler kurultay toplamak istemiş, çoğunluk delegenin imzasının sağlanmasının ardından mahkeme kurultayı düzenlemesi için MHP’ye “çağrı heyeti” atamıştı. Ancak bu kararı Tosya ve Gemerek’teki asliye hukuk mahkemeleri durdurmuş; yolları tıkanan MHP’li muhalifler de İYİ Parti’yi kurmak durumunda kalmıştı.
Şimdi kulislerde CHP’deki değişimciler için de benzer bir sürecin söz konusu olup olmayacağı tartışılıyor.
Olağanüstü kurultay toplanabilecek mi?
Özel ve ekibi, A planı olarak olağanüstü kurultayı toplama yolunu seçti.
Partinin görevden uzaklaştırılan yönetiminin sözcüsü Zeynel Emre, 1 Haziran Pazartesi’den itibaren delegelerden imza toplamaya başlayacaklarını duyurdu. 2 Haziran Salı akşamı itibariyle 900 kadar delegenin imza verdiği belirtiliyor.
Böylelikle olağanüstü kurultay çağrısı yapmak için yeterli delege sayısına ulaşıldı. CHP’nin 111 milletvekili ise ortak yazılı açıklama yaparak kurultayın 12 Temmuz’da toplanması çağrısında bulundu. 27 milletvekili ise bu açıklamaya imza atmadı.
Kurultayın bu yıl 25 Temmuz’a kadar yapılmaması halinde CHP’nin seçime girememe riski bulunduğu belirtilen açıklamada, “Yaşanan krizin, ülkemize ve partimize daha fazla zarar vermemesi adına, olağanüstü kurultayımızın en kısa sürede toplanması gerekmektedir” denildi.
Ancak delegelerden imza toplandığı sırada önemli bir başka gelişme daha oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP 38’inci Olağan Kurultayı’na yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında kurultayda oy kullanan tüm delegelerin ve birinci derece yakınlarının MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtlarını ilgili kurumlardan talep etti.
Özel cephesi, kurultay için imzaların toplanmaya başlandığı gün yaşanan bu gelişmeyi “delegeleri korkutmaya” yönelik bir adım olarak değerlendiriyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Basın Sözcüsü olarak görevlendirdiği Müslim Sarı ise milletvekillerinin açıklaması ve delegelerin imzalarına rağmen tedbir nedeniyle mevcut durumda kurultay yapma şansları bulunmadığını kaydetti.
Yollar yeni bir partiye mi çıkıyor?
Kurultay yapılması için tüm yolları denemekte kararlı olan Özel cephesi “baba ocağı” olarak nitelendirdikleri CHP için sonuna kadar mücadele etmeyi düşünüyor.
Ancak CHP’li değişimciler mevcut hukuki ve siyasi yolların tüketilmesi durumunda farklı alternatifleri de değerlendiriyor. Olağanüstü kurultayın Kılıçdaroğlu tarafından yapılmaması ve değişimci ekip için baskının giderek artması halinde CHP’den ayrılarak yeni bir partiye geçmek de bu alternatiflerden biri.
Özel ekibinden bir yetkiliye göre bu yaz aylarında her şey kesinliğe kavuşmak zorunda ve hukuki süreçlerin oyalamasına kapılmadan yeni parti dahil alternatifler için adım atmak düşünülmeli.
Kılıçdaroğlu ve iktidarın en baştan beri ortak planlama yaptığını ve kendilerinin onların takvimini beklemeleri durumunda “zamanın ruhunun” yok olabileceğini belirten aynı yetkili, şu anda sahada durumun kendi lehlerine olduğunu ve farklı anket sonuçlarının bunu gösterdiğini ifade ediyor.
Bu nedenlerle değişimci ekipteki bazı isimler halkın kendilerine desteği sönümlenmeden harekete geçmek gerektiğini düşünüyor.
Bu arada bu denklemde Yargıtay’ın vereceği kararın uzaması ve adli tatil sonrasına kalması da riskli görülüyor.
Yargıtay’ın, istinaf mahkemesinin verdiği kurultay iptali ve “mutlak butlan” kararına karşı Özgür Özel yönetiminin yaptığı temyiz başvurusunu inceleyerek nihai hukuki kararı vermesi gerekiyor.
DW Türkçe’nin iktidar da dahil farklı siyasi partilerin hukukçu kurmaylarından edindiği izlenim Yargıtay’ın kararının hemen olmayabileceği yönünde.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise son grup toplantısında Yargıtay’ın bir an önce karar vermesini doğru bulduğunu ifade etmişti.
Öte yandan Ekrem İmamoğlu, İBB Davası’nın Pazartesi günkü duruşmasında aranın ardından salona getirildiği sırada izleyicilere seslenerek yeni bir adımın işaretini şu sözlerle verdi:
“Milletimiz çok büyük bir yürüyüş başlatacak. Ruhumuz Kuvayı Milliye ruhudur. Yolumuzdaki en büyük karakter değişimdir. Çocuklar, gençler, kadınlar ve halkımızla birlikte tarihin en büyük yürüyüşünü başlatacağız.”
Son ana kadar mücadelenin süreceği ve yönetimin yeniden ele geçirilmeye çalışılacağı vurgulanırken, CHP’den ayrılmak zorunda kalınması halinde ise değişimci ekip en baştan yeni bir parti kurmayı düşünmüyor.
İlgili yasalarda son yapılan değişikliklerle bir partinin seçime girme yeterlilik şartları zorlaştırılmıştı. Bu kapsamda geçmişte uygulanan “TBMM’de grubu bulunma (en az 20 milletvekili)” şartı tek başına seçime girmek için artık yeterli kabul edilmezken, il ve ilçelerde teşkilatlanma aranıyor.
Bu nedenle CHP’nin kapatılması ihtimali için hazırlanmış ve seçime katılma yeterliliğini kazanmış olan bir partiye geçiş yapma seçeneği tartışılıyor.
Öte yandan değişimci ekibin tamamı yeni bir partiye geçilmesi gerektiğini savunmuyor ve yeni bir partiye geçmiş örneklerdeki başarısızlıkları hatırlatarak çok sıcak bakmıyor.
Mutlak butlan kararı sonrasında yapılan bazı anketler ise yeni parti senaryosunu güçlendiriyor. Gündemar Araştırma’nın Mayıs 2026 çalışmasına göre, Özgür Özel yeni parti kurması durumunda yüzde 35,7 oy alırken mevcut CHP yüzde 5,6’ya düşüyor.
Ancak bu anket şirketinin kurucularından Necdet Saraç’ın Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı MYK’ya girmesi manipülasyon iddialarını da beraberinde getirdi.
Değişimci ekip ise kendilerine farklı şirketlerden gelen anketlerde de benzer sonuçların çıktığını belirtiyor.
Mutlak butlan krizinde neler olmuştu?
CHP’de 21 Mayıs 2026’da Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi’nin verdiği “mutlak butlan” kararıyla uzun bir süredir iktidara yakın medyada yazılan ihtimaller gerçekleşmiş oldu.
Mahkeme, Özel’in genel başkan seçildiği 2023’teki 38’inci Olağan Kurultay ile 21’inci Olağanüstü Kurultay’ı iptal etti ve Kılıçdaroğlu ile eski yönetimini tedbiren göreve iade etti.
21 Mayıs’ta alınan bu kadar 24 Mayıs Pazar günü CHP Genel Merkezi’ne polis müdahalesiyle uygulandı.
Özel cephesi, karar sonrası Meclis’i “yeni genel merkez” ilan ederken, Özgür Özel 23 Mayıs’ta CHP TBMM Grup Başkanlığı’na yeniden seçildi.
Kılıçdaroğlu da grup ve diğer parti organlarının toplantılarını halen Meclis’te sürdüren Özel’in bu konumunu ortadan kaldırmak için TBMM Başkanlığı nezdindeki girişimlerini sürdürüyor.