CANLI | Erdoğan konuşuyor
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘Her Mahallesiyle İstanbul’ programında konuşuyor.
Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:
“Biz sandığa kadar değil son nefese kadar yol ve kader arkadaşlığı yapan bir kadroyuz. AK Partili kadrolar olarak, daha fazla çalışarak, daha fazla gayret göstererek, seleflerimizden aldığımız bayrağı yükseklere taşıyacağız.
Bizim yol arkadaşlarımız elitler, sırça köklerde oturanlar değil; boğaza karşı kadeh tokuşturanlar değildir. Bizim yol arkadaşlarımız Allah’tan başka kimsesi olmayanlardır. Biz kimsesizlerin kimsesi olmak için yola çıkmış hareketiz. Biz ikbal için bu yola revan olmadık. Garibin elinden tutmak, yetim başını okşamak, yoksulun fakirin derdine derman olmak için siyasete atıldık.
Nice oyunu bozduk, nice kanlı ve kirli senaryoyu yırtıp attık. Rehavete karamsarlığa kapılmadık. Başkaları gibi şiddet, tehdit değil iş ürettik. Bizim için esas olan milletin rızasıdır. Bizim için esas olan milletin hayır duasıdır. Hırsı, senlik benlik kavgasını yanımıza yaklaştırmayacağız. Milletimize karşı hürmetsizlik etmeyeceğiz. Tevazu bizim rehberimiz olacak.
Nifak siyasetinin bizim kitabımızda yeri yoktur. Gerilim, kutuplaştırma, nefret dilinin bizim siyasi lugatımızda asla ve asla yeri yoktur. Şiddeti övmek, sokakları yakıp yıkmak, bizim meşru göreceğimiz bir siyaset tarzı değildir. Sokak tarzıyla konuşarak, sağa sola hakaret etmeyi, uzatılan her mikrofonda birilerini tehdit etmeyi reddediyoruz.
Daha önce defalarca dile getirdim; Siyaset, millete hizmet için yapılır. Sorunlara çözüm için yapılır. Demokrasiyi güçlendirmek, kardeşliği pekleştirmek için yapılır. Siyaset er meydanında yapılır. Siyaset milletle birlikte, millet için yapılır. Halka rağmen siyaset olmaz. Milleti dinlemez, halkın sorunlarına çözüm üretmezseniz, halkçı değil; ya rantçı olursunuz ya da bantçı olursunuz. Rantçıların da bantçıların da ne hallere düştüklerini, özellikle İstanbul’u ne hallere düşürdüklerini hepimiz biliyoruz.
Yolsuzlukları gözden kaçırmak için sokaklarda sahnelenen vandallıkları, meydanlarda estirilen terörü, basına, siyasete, sanat dünyasına dayatılan faşist dayatmaları hep beraber takip ediyoruz. Faşizm öyle bir raddeye vardı ki, kendileri dışında kimseye tahammülleri yok. Kendileri gibi düşünmeyen, davranmayan herkesi, muhalefet partisi mensubu dahi olsa zorbalıkla sindirmeye çalışıyorlar. Hırsızlara, yolsuzlara sahip çıkmadı diye önlerine geleni linç ediyorlar. En ufak bir eleştiriye, itiraza, en basit çatlak sese nasıl bir tahammülsüzlükle saldırdıklarını inanıyorum ki, milletimiz gibi, 16 milyon İstanbullu gibi sizler de görüyorsunuz.
Özellikle şuraya dikkat edin, bakın; neredeyse her gün suç örgütünün yeni bir yolsuzluğu, hırsızlığı, sahtekârlığı ortaya çıkıyor. İstanbul’un kaynaklarının nasıl yağmalandığı ortaya dökülüyor.