BirGün yazarı Soykan: Yakın koruması, Ekrem İmamoğlu’nun yakınında olduğu için sorgulandı
BirGün yazarı Timur Soykan, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yakın koruması Bektaş Kamburoğlu’na gözaltında sorulan soruları ve yanıtlarını köşesine taşıdı. Soykan, “Gözaltına alınan Kamburoğlu’nun İstanbul Emniyeti’nde alınan ifadesi trajikomik ve absürt. Çünkü İmamoğlu’nun yakın koruması Ekrem İmamoğlu’nun yakınında olduğu için sorgulanıyor.” diye yazdı.
BirGün yazarı Soykan, “7 Şubat’ta yani cumartesi günü İmamoğlu’nun yakın koruması Bektaş Kamburoğlu Beşiktaş Etiler’deki evinde gözaltına alındı. İki gün İstanbul Emniyet Müdürlüğü nezarethanesinde gözaltında tutulan Kamburoğlu önceki gün İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne sevk edildi.” hatırlatmasını yaparak, şöyle devam etti:
“Tabii ki Emniyet ifadesindeki ilk soru; ‘Etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyor musun?’ oldu.
Kamburoğlu ‘Ben herhangi bir örgüte üye olmadığım için etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemiyorum’ diye yanıt veriyor.”
“Gözaltına alınan Kamburoğlu’nun İstanbul Emniyeti’nde alınan ifadesi trajikomik ve absürt. Çünkü İmamoğlu’nun yakın koruması Ekrem İmamoğlu’nun yakınında olduğu için sorgulanıyor.” diye yazan Soykan, şöyle devam etti:
“Emniyet’teki ifadesinde yakın korumaya isimler sıralandı ve tanıyıp tanımadığı soruldu. İlk sıralanan isimler şöyleydi: Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu, oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, kayınçosu Cevat Kaya. Yakın korumanın tanıdığı aileden sonra İmamoğlu’nun yakın çalışma arkadaşları soruldu. Yakın koruma, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, İBB Basın Danışmanı Murat Ongun, İBB Koruma Müdürü Mustafa Akın, İBB Spor Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın arasında olduğu isimleri tanıyordu.
Arasında iş insanlarının ve İBB’nin bilişim bölümünde çalışanların da olduğu toplam 27 isim soruldu ve yakın korumanın bunların büyük kısmını tanıması normaldi.
Ama bu isimlerle telefon ile görüşme kayıtları ve baz sinyalleri de sorguda Bektaş Kamburoğlu’na soruldu. Mesela sorulardan biri şuydu: “Murat Ongun ile 2019-2024 tarihleri arasında 247 telefon irtibatınız hakkında açıklamanızı yapınız.”
Elbette hayatın olağan akışına çok uygun bir yanıt vardı: “Yakın koruma ekibinde olduğum için bir yere gidileceği zaman ‘Geldik, geliyoruz, çıktık, giriyoruz’ gibi bilgileri vermişimdir.”
Neden bu kişilerle baz sinyali verdiğine yönelik soruya da yanıt çok inandırıcıydı: “11-12 senedir Ekrem İmamoğlu’nun yakın korumalığını yapmaktayım. Ekrem İmamoğlu ile Türkiye’nin her yerine birlikte gittik. Adı geçen şahıslarda bu toplantılarda, mitinglerde, camilerde birlikte olabilir. Birlikte baz verme sebebim budur.”
3 bin 741 sayfalık İBB İddianamesi’nde Bektaş Kamburoğlu’nun ismi bir kez bile geçmemişti. Ama iddianamede zaten var olan iddialar, ‘polis fezlekesinde var’ denilerek Bektaş Kamburoğlu’na soruldu.
Birincisi; iddianamede ‘Eylem-15’ başlığında yer alan Le Meridien Otel kameralarının bantlanmasıyla ilgiliydi. Hani bavullarda paralar olduğu söylenmiş, günlerce yandaş medyada ‘Para dolu çantalar’ diye yayın yapılmış, daha sonra çantalarda sinyal önleyici olduğu anlaşılmıştı. Yok paralar sorulmadı, zaten milyarlarca liralık yolsuzluk iddiasıyla başlayan soruşturmada halen en büyük delil olması gereken paralar ortaya konulmadı.
Bektaş Kamburoğlu’na kameraların bantlandığı gün telefonunun neden otel çevresinden sinyal verildiği soruldu. Böylece yakın koruma, Ekrem İmamoğlu’nun yakınında olmadığı bir gün nedeniyle de sorgulandı. Çünkü kameraların bantlandığı gün Bektaş Kamburoğlu izinliydi. Evi, otele 500 metre uzakta, Etiler’de olduğu için telefonu aynı bazdan sinyal vermişti.
Soruya şöyle yanıt verdi: “Bahse konu otel ikametime 500 metre mesafededir. O gün oradan aracımla da yaya olarak da geçmiş olabilirim. Bu sebeple baz vermiş olabilirim.”
Bektaş ayrıca kameraların bantlanmasının yakın korumalar için rutin bir uygulama olduğunu anlattı.
Kamburoğlu’na diğer suçlama ise İBB Başkanlık Konutu’ndaki kamera cihazlarının sökülmesi ile ilgiliydi. “O gün neden Başkanlık Konutu’ndaydın” diye soruldu.
Yakın koruma şöyle yanıt verdi: “Görevim gereği İBB Başkanlık Konutu’na gider gelirim. İBB operasyonları sonrasında ben görevime devam ettim. Kameraların sökülmesi ve tahrip olayına ilişkin herhangi bir bilgim yoktur.”
Zaten iddianamenin bu olayla ilgili bölümünde Kamburoğlu’nun adı hiç geçmiyordu.”
Yazının tamamını okumak için .