Azerbaycan ve Ermenistan yaptıkları ortak açıklamada barışa ulaşmak için imkan oluştuğu konusunda hem fikir olduklarını duyurarak, barış mutabakatı imzalama niyetlerini teyit ettiler. Buna göre Azerbaycan’ın 32 Ermeni askerini, Ermenistan’ın ise 2 Azerbaycan askerini serbest bırakma kararı aldığı bildirildi.
Azerbaycan ve Ermenistan, barışa ulaşmak için imkan oluştuğu konusunda hem fikir olduklarını duyurarak barış muahedesi imzalama niyetlerini teyit etti.
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı ve Ermenistan Başbakanlığı’ndan yapılan ortak açıklamada, Bakü ve Erivan arasında yapılan görüşmeler sonucunda iki devlet arasında inancın güçlendirilmesine yönelik çok önemli adımların atılması konusunda muahedeye varıldığı belirtildi.
Açıklamada, “Azerbaycan ve Ermenistan, bölgede uzun vakittir beklenen barışın sağlanması için tarihi bir fırsatın bulunduğu konusunda hemfikirdir. Her iki devlet de egemenlik ve toprak bütünlüğü prensiplerine hürmet temelinde ilişkileri düzenleme ve bir barış muahedesi imzalama niyetini teyit ediyor” ifadeleri kullanıldı.
Azerbaycan’ın iyi niyet göstergesi olarak 32 Ermeni askerini, Ermenistan’ın ise 2 Azerbaycan askerini serbest bırakma kararı aldığı bildirilen açıklamada ayrıyeten, Ermenistan’ın iyi niyet göstergesi olarak, Azerbaycan’ın Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Mukavelesi (COP29) Taraflar Konferansı’nın 29. oturumuna ev sahipliği yapmak için gerçekleştirdiği başvuruyu desteklediğini ve kendi adaylığını geri çektiği kaydedildi.
Açıklamada, Bakü ve Erivan’ın Doğu Avrupa Kümesi’nin diğer ülkelerinin de Azerbaycan’ın konferansa ev sahipliği yapma başvurusunu destekleyeceği istikametindeki umudu vurgulandı.
Azerbaycan’ın da iyi niyet göstergesi olarak, Ermenistan’ın Doğu Avrupa Grubu “COP” Ofisi üyeliği adaylığını desteklediği ifade edilen açıklamada, “Azerbaycan ve Ermenistan, yakın gelecekte uygulanacak daha fazla güven artırıcı fliyetlerin uygulanmasına ilişkin görüşmeleri sürdürecek ve uluslararası topluma bu gayretleri destekleme davetinde bulunacaktır. Bu, iki devlet arasındaki karşılıklı inancın güçlendirilmesine yardımcı olacak ve tüm Güney Kafkasya bölgesi üzerinde olumlu bir tesir yaratacaktır” denildi.