Aytunç Erkin: Genelkurmay çekmecesindeki dosyaların 43 sayfalık raporu

Aytunç Erkin: Genelkurmay çekmecesindeki belgelerin 43 sayfalık raporu

Aytunç Erkin: Genelkurmay çekmecesindeki dosyaların 43 sayfalık raporu
Yayınlama: 18.07.2024
24
A+
A-

Sözcü yazarı Aytunç Erkin, 15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında Genelkurmay Başkanı olan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın “Ergenekon ve kumpas davaları”na ilişkin “Etrafımızda yakın çalıştığımız subay ve generaller var. Onların halinde kimi farklılıkları sezdik. İstihbarat ünitelerine tekrar tekrar sorduk. ‘Herhangi bir kayıt yoktur’ diye karşılık geliyordu” sözlerine rağmen, darbe teşebbüsünün akabinde hazırlanan 43 sayfalık rapora dikkati çekti.

Erkin darbenin akabinde yaşananları şöyle aktardı:

“15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü gecesinin bitimi ve sonraki sabah. Darbenin kilit isimlerinden Genelkurmay İşçi Plan Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç ile Genelkurmay General-Amiral Şube Müdürü Kurmay Albay Cemil Turhan’ın makam odaları o sabah aranır. Çekmecelerden mavi klasör, kırmızı dosya, siyah karton kutu ve sarı zarf çıkar… Bunların içindeki evraklar, Genelkurmay İstihbarat tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilir. Fişlemeleri ve raporları inceler. Askeri yordamlarla ilgili kusur yapmamak için Genelkurmay Başkanlığı’na başvururlar. Karargah, Tuğgeneral Nerim Bitlislioğlu, Albay Orhan Gürdal ve Albay Oğuz Okuyucu’nun olduğu bir Eksper Heyeti oluşturur. Uzman Heyeti’nin başındaki Tuğgeneral Nerim Bitlislioğlu ve ekibi, “mavi, kırmızı, siyah ve sarı” evrakları da titizlikle inceler ve 6 Mart 2017’de, 43 sayfalık rapor hazırlar. Bu uzman raporu, Türkiye’nin dört yanında görülen Terör Örgütü askeri darbesi mahkemelerinin en çok önemli kanıtlarından biri olur. O renkli evraklardan çıkan evrakların detaylarında darbe teşebbüsüne nasıl gelindiği ortaya çıkar.”

Erkin, Hulusi Akar’ın şu açıklamalarını hatırlattı:

“Askeri hapishaneye ilk kez rütbeliler gelmeye başladı. Olabildiğince kumandanlarımızın yardımıyla siyah elbise giydirilmesini kaldırdık. Hukuk çerçevesinde yapılacak ne varsa yapıldı. Tüzel manada süreç devam ediyordu. Kara Kuvvetleri Komutanı olduğumuzdan itibaren ‘burada Türkiye sathında her gittiğimiz yerde görevimizi hukuk çerçevesinde, şeffaf yapacağız’ demiştik. Etrafımızda yakın çalıştığımız subay ve generaller var. Onların tutumunda birtakım farklılıkları sezdik. İstihbarat ünitelerine tekrar tekrar sorduk. ‘Herhangi bir kayıt yoktur’ diye karşılık geliyordu.”

Erkin, “Şimdi Hulusi Akar diyor ya: ‘İstihbarat ünitelerine tekrar tekrar sorduk. Herhangi bir kayıt yoktur diye yanıt geliyordu.’ Genelkurmay karargahından çıkan “notlara” göreyse ‘istihbarat’ gelmiş” diye yazdı.

Yazının tamamını okumak için .

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.