Polis müdürlerinin Cevheri Güven’e sızdırdıkları iddia edilen belgeyi örgüt sızdırmış!
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ayhan Bora Kaplan suç örgütü operasyonunu gerçekleştiren polislere kumpas kurulduğu iddiasıyla yeni bir iddianame hazırladı. Kaplan, avukatı firari Cengiz Haliç ve yurtdışına kaçarak M7 kodlu gizli tanık olduğunu açıklayan Serdar Sertçelik’in de aralarında bulunduğu 6 kişinin sanık olarak yer aldığı iddianamede, Sertçelik’in kullandığı bir cep telefonundan çıkan yazışmalardan Avukat Haliç’in polislere yönelik kumpası planladığı ve gizli tanık olması için Sertçelik’e talimat verdiğinin anlaşıldığı anlatıldı. Sertçelik’in polis müdürlerinin tutuklanmasına neden olan videoları yine Haliç’in ilettiği metin ve talimatlara uygun olarak çekip yayınladığı da kaydedildi. İddianamede, polisler hakkında firari Cevheri Güven’e bilgi sızdırdıkları iddiasıyla FETÖ’ye yardım suçundan süren davayı da doğrudan etkileyecek bilgiler yer aldı. İddianameye göre Güven’e polislerce sızdırıldığı öne sürülen belgenin Haliç tarafından Sertçelik’e gönderildiği, Sertçelik’in de Güven’e ilettiği tespit edildi. Güven ile Sertçelik arasında buna ilişkin yazışma bulunduğu da kaydedilen iddianamede, Haliç’in, Sertçelik’ten polis müdürü Şevket Demircan ile görüşerek ses kaydını alması ve kayıtlarda bazı siyasilerin isimlerini özellikle geçirmesini istediği anlatıldı. Haliç’in planlama yaparken “şu y..k Murat müdürü bir tutuklatalım gerisi kolay herkes çıkacak zaten” dediği, polislerin de 2 gün sonra gözaltına alındığı ortaya çıktı.
5 ayrı rapor alındı
Ankara Başsavcıvekili Önder Kemal Sekücü tarafından hazırlanan iddianamede, soruşturmanın, Kaplan operasyonunu yapan ve sonrasında tutuklanan eski Ankara Organize Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan’ın avukatının ofis kapısına bir not kâğıdı ile bırakılan cep telefonunun savcılığa teslim edilmesi üzerine başlatıldığı kaydedildi. El koyma işleminin ardından müştekilerin bir kısmının polis olması nedeniyle, yapılacak araştırmalar için Jandarma’nın adli kolluk olarak görevlendirildiği kaydedilen iddianamede, cep telefonunun Jandarma Siber Suçlar Müdürlüğünce incelendiği ve teknik rapor hazırlandığı belirtildi. İddianamede, hazırlanan raporda, telefondaki whatsapp sohbet uygulamasının orijinal, yazışmaların ise Sertçelik’e ait olduğunun belirlendiği ifade edilirken, Sertçelik’in yazışma yaptığı kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduğu ve bu kişilerin de yazışmaları teyit ettiği aktarıldı. Görüşme tarihleri ile HTS kayıtlarının da birbiriyle uyumlu olduğu aktarılan iddianamede, elektronik delillerin güvenilirliğinin teyidi açısından Jandarma Siber Suçlar dışında hem Emniyet Siber Suçlar, hem bilgisayar mühendisi bir bilirkişi hem adli bilirkişi uzmanı hem de Adli Tıp Kurumu’ndan ayrı ayrı raporlar alındığı ve yazışmalarda manipülasyon bulunmadığının belirlendiği anlatıldı.
Eski telefonu da incelendi
İddianamede, Sertçelik’in Macaristan’da yakalanarak Türkiye’ye getirilmesinden sonra verdiği ifadesinde, “daha önce gözaltına alındığı sırada teslim ettiği telefon ile abisinin cep telefonundaki yazışmaların birleştirilerek sahte yazışmalar oluşturulduğunu” iddia ettiği hatırlatıldı. Bu nedenle Sertçelik’in bahsettiği telefonun imajı ile abisinin telefonun imajı üzerinde de araştırma yapıldığı aktarılan iddianamede, söz konusu imajlarda Sertçelik ve Haliç arasında herhangi bir yazışmanın bulunmadığı gibi, sonradan teslim edilen telefondaki kişilerle de yazışmalara rastlanmadığı belirtildi.
Yazışmalar teyit edildi
İddianamede daha sonra telefondaki yazışmalarda bahsedilen konuların teyidine ilişkin detaylı örneklemelere yer verildi. Gönderilen bir mesajda “Ado tutuklanmış” şeklinde bir ifade bulunduğuna yer verilen iddianamede, mesajın atıldığı tarihte Sertçelik’in kaçmasına yardım eden Adem Kaçan’ın tutuklandığı, yine bir başka mesajda Sertçelik’e para gönderildiğinden bahsedildiği ve kayıtlarda da aynı tarihte aynı kişi tarafından para gönderildiğinin tespit edildiği aktarıldı.
“İfadeyi basına sızdırmamız lazım Serdar”
İddianamede daha sonra, Avukat Haliç ile Sertçelik arasındaki dikkat çekici yazışmalara yer verilerek, polis müdürleri Murat Çelik ve Şevket Demircan’ın da aralarında bulunduğu bazı isimlerin Cevheri Güven’e bilgi sızdırdıkları iddiasıyla FETÖ’ye yardım suçundan yargılandığı davayı doğrudan etkileyecek bilgiler aktarıldı. Kaplan’ın gözaltına alınmasından hemen sonra Haliç’ten Sertçelik’e “Abiyi aldılar duydun değil mi diyor ki herkes sağlam olsun en ufak hata yapmasın kimse” şeklinde mesaj gönderildiği belirtilen iddianamede, 4 gün gözaltında kalan Kaplan’ın tutuklanmasından birkaç saat sonra da yine Haliç tarafından “ACE Scanner_2023_09_12.pdf” isimli bir dosyanın Sertçelik’e gönderildiğine yer verildi. Haliç’in Sertçelik’e daha sonra “Bu attığım ifadeleri Basına sızdırmamız lazım Serdar. Bu ifadeleri abi üstüne alan alsın diye verdirdi, şimdi de gerçek ifade yayınlansın diyo. Abi diyor ki bu fetöcüler var Erk Acarer Cevheri filan, Abi daha önce bunlarla görüşmüş Almanya’da. Diyor ki Serdara söyle bunlarla görüşsün bu ifademi onlar yayınlasın” yazdığı anlatıldı. İddianamede, Sertçelik’in de ilerleyen saatlerde “Abi gönderdim Cevheriye birde birkaç gazeteciye yayınlayacak kesin” yanıtını verdiği kaydedilerek, Cevheri Güven ile Sertçelik arasındaki yazışmalar da aktarıldı.
Haliç emniyete gitmiş, rüşveti anlatmış
“Abi haber gönderdi, güzelce kayda al, isimleri mutlaka söyle”
İddianameye göre yazışmalarda, Sertçelik’in M7 koduyla verdiği gizli tanık ifadesinde çok fazla detaya girdiği ve Kaplan’ın gizli tanığın Sertçelik olduğunu anladığı yönünde ifadeler kullanan Haliç’in, “Neyse olan oldu. Şimdi abi haber gönderdi. Serdarı affederim tek şartla. Plana uysun ne deniyorsa yapsın, Eğer dediklerimi tam olarak yapmazsa önce Selçuk sonra babası bacısı çocuğu hepsinin başına ne gelir o bilir diyo. Ama yaparsan seni affedecek ve maddi olarak sana destek verecek. Düzen kursun yurtdışında dedi. Tamam sen sakin ol kimseyle görüşme. Güzel bir planımız var. Anlatacağım” dediği görüldü.
“Yani bana kumpas kurmuş olsunlar”
Haliç’in Şubat ve Mart 2024’te arasında ise polislere kurulacak kumpas için talimatları aktardığı anlaşılan yazışmalarda, Sertçelik’e, “Şimdi plan şöyle, Abi diyor ki Şevketi (Demircan) arasın, Murat Ç (Çelik) ile görüşsün hepsini güzelce kayda alsın net olarak. Konuştursun ben geldim gelcem vs diye. Bu ifadeleri siz yayınladınız filan de polise, Gizli tanık ifadelerimi içeriden sızdırdılar beni patlattınıza getir işi. Erk Acarer, Cevheri Güven bu isimleri söyle mutlaka” mesajını gönderdiği kaydedildi. Sertçelik’in de cevap olarak, “Hım anladım abi. Yani bana kumpas kurmuş olsunlar” cevabını verdiği anlaşıldı.
“Kendimiz videolar yapacağız, YouTube’dan yayınlayacaksın”
Kumpas planına ilişkin yazışmaların ardından Sertçelik’in kendisine verilen talimatlar doğrultusunda polis müdürü Şevket Demircan ile konuşup kayıt yaptıktan sonra Haliç’e bu kayıtları mail olarak gönderdiği anlatılan iddianamede, Sertçelik’in kendisine atılan metni okuyarak çektiği videolar ile aldığı ses kayıtlarının, Haliç tarafından düzenlenerek tekrar Sertçelik’e gönderildiği ve YouTube’da yayınlandığı kaydedildi. İddianamede buna ilişkin yazışmalara örnek verilerek, Haliç’ten Sertçelik’e “Serdar kendimiz vidoelar yapcaz. Youtube den yayınlayacaksın. Sen sadece sana attığımız maildeki yazıları oku. Gerisini biz editleyeceğiz. Sana atacağız sen de kanalından yayınla gündeme düşeceksin. Gazeteciler senin videodan haber yapacak. Başka türlü olmuyor” dediği aktarıldı. Mesaj içeriği ile uyumlu olacak şekilde Haliç tarafından Sertçelik’e gönderilen videoların, aynı şekilde YouTube’dan yayınlandığının belirlendiğine dikkat çekilen iddianamede, Sertçelik’in dosya kapsamında firari bulunan Tolga Sivri’ye de “Bu Cengiz bana plan yapıyor, kumpas planı yaptırıyor kafasına göre emniyetçilere” yazdığı kaydedilerek, şüphelilerin bu şekilde örgütü aklamak için delil ürettiği anlatıldı.
“Hepsi paket, oyun şimdi başlıyor”
İddianamede dikkat çeken bir diğer yazışma da Kaplan operasyonundan sonra tutuklanan dönemin Organize Suçlardan sorumlu İl Emniyet Müdür yardımcısı Murat Çelik hakkındaki ifadeler oldu. Örgütün, emniyet görevlilerini tutuklatarak haklarındaki davada alacakları cezadan kurtulmaya çalıştığı öne sürülen iddianamede, Cengiz Haliç’in polis müdürlerinin gözaltına alınmasından sadece 2 gün önce Sertçelik’e “Şu y… Murat müdürü bir tutuklatalım gerisi kolay herkes çıkacak zaten, Hiç merak etme videolar çok etkili oldu başta (Ankara Emniyet Müdürü Engin Dinç’i kast ederek) Engin g… olmak üzere hepsi patlayacak:) Ondan sonra hepsi tutuklanır. Abi aftetti söz dedi. Biz bu emniyetçileri patlatalım hepsi geçecek. Sen filme bak pazartesi aleme rezil olacaklar Engin p.. ve MÇ i…” şeklinde mesaj attığı aktarıldı. Polislerin tutuklanmasının ardından da Haliç’in bu kez, “Hepsi paket, oyun şimdi başlıyor” mesajı yazdığı aktarıldı.
Haliç’e 160 yıl 3 ay hapis istemi
İddianamede, Haliç hakkında “örgüt yöneticiliği, gizliliği ihlal, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, iftira, tehdit yaralama” gibi suçlardan 160 yıl 3 aya kadar, Sertçelik hakkında 45 yıla, Kaplan hakkında ise 52 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. İddianame, Kaplan örgütü ve polislerin birlikte yargılanacağı Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Tensip zaptı düzenleyen Mahkeme, iddianamenin birleşen diğer iki dosya ile birlikte görülmesine ve dosya kapsamında tutuklu bulunan avukat Tarık Teoman’ın tahliyesine karar verirken, Dubai’da bulunan Haliç hakkında da yakalama kararı çıkardı.
Editörün notu: İddianamede tırnak içi verilen ifadelerin imla hatalarına müdahale edilmemiştir.