Aspartam tatlandırıcısı, potansiyel kanserojen madde olarak kabul edildi

Aspartam tatlandırıcısı, potansiyel kanserojen madde olarak kabul edildi

Aspartam tatlandırıcısı, potansiyel kanserojen madde olarak kabul edildi
Yayınlama: 14.07.2023
10
A+
A-

Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) bağlı iki sağlık örgütü, diyet koladan sakızlara kadar piyasadaki birçok eserde bulunan tatlandırıcı madde aspartamın “potansiyel bir kanserojen” olduğunu, fakat kabul edilen düzeylerde tüketilmesinde bir sorun olmadığını açıkladı.

Kararın bir ortak sonuç olduğu, unsurun muhtemel bir tehlike oluşturduğuna dair herhangi bir ispat olup olmadığını ve unsurun gerçekte ne kadar risk oluşturduğunu değerlendiren iki başka DSÖ uzman panelinin sonucu olduğu belirtildi.

Merkezi Fransa’nın Lyon kentinde bulunan Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı , cuma günü erken saatlerde açıkladığı katkı hususuna ilişkin ilk bildirisinde aspartamın “potansiyel kanserojen” olduğunu söyledi. Bu sınıflandırmanın, bir hususun kansere neden olabileceğine dair sınırlı delil olduğu manasına geldiği ifade edildi.

Kişinin risk altında olması için ne kadar tüketmesi gerektiğinin dikkate alınmadığı, bunun Dünya Sağlık Örgütü ve Besin ve Tarım Örgütü (FAO)’ne bağlı başka bir panel olan Cenevre merkezli Besin Katkı Hususları Ortak Komitesi tarafından değerlendirildiği aktarıldı.

Gıda Katkı Hususları Ortak Komitesi, kendi kapsamlı incelemesini yaptıktan sonra cuma günü yaptığı açıklamada, aspartamın zarar verdiğine dair ikna edici delillere sahip olmadığını ve insanların aspartam tüketim düzeylerini günde 40 mg/kg’ın altında tutmalarını tavsiye etmeye sürdüğünü söyledi. Komitenin bu seviyeyi, ilk olarak 1981’de belirlediği bildirildi.

“Diyet kola ile şekerli kola arasında kalanlar ikisinin de yerine su içebilir”

Duyuru öncesinde basın toplantısı düzenleyen DSÖ beslenme sorumlusu Francesco Branca, içecek tercihleriyle ilgili tüketicilere aspartam ya da diğer tatlandırıcıları dikkate almamalarını, tüketicilerin tatlandırıcılı kola yahut şekerli kola arasında karar vermek durumunda kaldıkları takdirde, üçüncü bir seçenek olan su içmeyi tercih etmelerini tavsiye etti.

Branca, aynı konuşmada elde ettikleri sonuçların ara sıra tüketimin çoğu tüketici için risk oluşturacağını göstermediğini de söyledi.

Aspartam, aloe vera özünün de bulunduğu 2B grubuna alındı: Potansiyel kanserojen

Reuters’ın ilk olarak haziranda bildirdiğine göre, Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı, aspartamı potansiyel kanserojen olarak, aloe vera özünün de yer aldığı 2B grubuna koyacağını bildirmişti. Ajans, cuma günü yapılan açıklamada ABD ve Avrupa’da insanlar üzerinde yapılan ve bir cins karaciğer kanseri olan hepatosellüler karsinom ile tatlandırıcı tüketimi arasında bir irtibat olduğunu gösteren ve birincisi 2016 yılında yayınlanan üç çalışmaya dayanarak kararını verdiğini söyledi. Ajans, aspartamın kanserle irtibatlı birtakım kimyasal özelliklere sahip olduğuna dair kimi sınırlı ispatların da bulunduğunu söyledi.

Los Angeles’taki Cedars Sinai Tıp Merkezi’nde kanser epidemiyolojisi profesörü olan Paul Pharaoh, “Grup 2B, ne kadar kusurlu olursa olsun, kanserojenliğe dair neredeyse her delilin bir kimyasalı bu kategoriye ya da daha üstüne koyacağı çok muhafazakar bir sınıflandırmadır” dedi. Besin Katkı Unsurları Ortak Komitesi’nin zarar konusunda, “ikna edici bir kanıt” olmadığı sonucuna vardığını söyledi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.