Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) ülkelerinin dışişleri bakanları, Myanmar’daki durumu görüşerek, ASEAN ile Myanmar arasında varılan ve bu ülkede şiddetin bitirilmesi, siyasi diyalog ile insani yardımları öngören Beş Maddelik Mutabakat’ın uygulanmasının devam etmesi gerektiğini bildirdi.
Laos’un başkenti Vientiane’deki ASEAN Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda, Myanmar’daki durum başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası sorunlar ele alındı.
Toplantı hakkında sosyal medya platformu X’ten açıklama yapan Singapur Dışişleri Bakanı Vivian Balakrishnan, kendisi ve mevkidaşlarının görüşmeleri sırasında bölgesel ve jeopolitik gelişmelerin ele alındığını belirtti.
Balakrishnan, görüşmelerde, Myanmar’daki berbatlaşan durumun değerlendirildiğini, bakanların Beş Maddelik Mutabakat’ın sürdürülmesinin değerini vurguladığını kaydetti.
Endonezya Dışişleri Bakanı Retno Marsudi ise insani yardımların genişletilmesi de dahil olmak üzere Beş Maddelik Mutabakat konusunda ilerleme kaydedilmesi gerektiğini bildirdi. Marsudi, Myanmar’da diyaloğun artmasının ehemmiyetine dikkati çekti.
Myanmar’daki askeri darbe
Myanmar ordusu, 2020’deki genel seçimlerde hile yapıldığı iddialarının ortaya atılması ve ülkede siyasi tansiyon yaşanmasının akabinde 1 Şubat 2021’de idareye el koymuştu.
Ordu, ülkenin fiili lideri ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii başta olmak üzere pek çok yetkili ile iktidar partisi yöneticisini gözaltına almış ve 1 yıllığına olağanüstü hal ilan etmişti.
Myanmar ordusunun darbe zıddı protestocu ve isyancı gruplara silahlı müdahalesi sonucu bugüne kadar 1000’den fazla kişi hayatını kaybetti, binlerce gösterici de gözaltına alındı.
Beş Maddelik Mutabakat
ASEAN üyesi ülkeleri ve Myanmar askeri yönetim lideri Min Aung Hlaing, 24 Nisan 2021’de Beş Maddelik Mutabakat’ta mutabakata varmıştı.
Mutabakattaki maddeler, Myanmar’daki şiddetin derhal sona erdirilmesi, tüm taraflar arasında diyalog kurulması, ASEAN tarafından insani yardım yapılması, özel bir elçi atanması ve özel elçinin tüm taraflarla görüşmek üzere Myanmar’ı ziyaret etmesi olarak belirlenmişti.