Almanya’nın yolları aşırı sıcaklara neden hazır değil?

Aşırı sıcaklar Almanya’nın yollarına giderek daha fazla zarar veriyor. Geleceğe dayanıklı yollar için teknik çözümler bulunsa da siyaset, bilimsel gelişmelerin gerisinde kalıyor.

Almanya’nın yolları aşırı sıcaklara neden hazır değil?
Yayınlama: 04.08.2026
0
A+
A-

Avrupa’da sıcaklığın yer yer 40 derecenin üzerine çıktığı ve günlerce süren sıcak hava dalgalarının sonuçları, Almanya’nın otoyollarında da giderek daha sık ortaya çıkıyor: Beton plakalar patlıyor, asfalt deforme oluyor, şeritler trafiğe kapatılıyor ve hız sınırları düşürülüyor. Yalnızca Temmuz ayı başında yedi otoyol kesimi geçici olarak tamamen kapatılmak zorunda kalıyor.

Alman otoyollarınıyöneten Autobahn GmbH’nin bir sözcüsü, DW’ye yaptığı açıklamada şöyle dedi:

“Bunun nedeni çoğu zaman asfaltın içinde bulunan ve petrolden elde edilen bağlayıcı madde bitümdür. Esnek olan bitüm, yaklaşık 60 dereceden itibaren yüksek sıcaklıklarda yumuşayabilir.”

Bitüm, Almanya’daki yolların çoğunda kullanılan yol kaplamasının bileşenlerinden biri.

Hava sıcaklığı 30 dereceyi aştığında, güneş altında kalan asfaltın yüzeyi kısa sürede 60 ya da 70 dereceye kadar ısınabiliyor ve ardından deforme olabiliyor. Autobahn GmbH’ye göre bitüm içermeyen modern asfalt karışımlarında bu tür hasarların ortaya çıkma riski daha düşük.


Yol kaplamasının sıcağa dayanıklılığı, yalnızca işçilikten değil kullanılan bağlayıcı ve malzeme karışımından da etkileniyor. Sıcak hava dalgaları sıklaştıkça, daha dirençli asfalt formülleri altyapı için daha kritik hale geliyor.Fotoğraf: Florian Gaertner/photothek.de/picture alliance

Otoyollar gelecekteki sıcak hava dalgalarına hazır değil

Almanya’nın bugün kullandığı yol yapım yöntemleri, artan trafik yoğunluğu da dikkate alındığında geleceğin sıcak hava dalgalarına dayanabilecek mi? Bu konuda görüş ayrılıkları bulunuyor.

Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü’nün (KIT) Yol Yapım Teknolojisi Bölümü’nü yöneten mühendis Nina Stelzenmüller, Alman yollarının “bu yükler için kesinlikle tasarlanmadığını” söylüyor. Stelzenmüller şöyle açıklıyor:

“Yol kaplamasının temel yapısı ve bileşimi, giderek daha belirgin biçimde hissedilen iklim değişikliklerine değil, son 30 ya da 50 yılda edinilen deneyimlere dayanıyor.”

Autobahn GmbH’ye göre yol kaplamalarının şu anda eksi 30 ile artı 45 derece arasındaki sıcaklıklara dayanacak biçimde tasarlanması gerekiyor. Yolların, “Almanya’da sıcak ve soğuk nedeniyle beklenebilecek iklimsel yüklere dayanacak” şekilde inşa edildiği belirtiliyor.

Ancak Alman Meteoroloji Dairesi’nin (DWD) iklim modelleri, Almanya’nın doğusundaki bazı bölgelerde 2040 ile 2070 yılları arasında en yüksek sıcaklıkların 45 dereceyi aşabileceğini gösteriyor. Bu modeller, emisyonların önümüzdeki yıllarda yüksek kalacağını ve küresel ısınmanın artmaya devam edeceğini varsayıyor.

Federal Ulaştırma Bakanlığına bağlı Federal Karayolları Araştırma Enstitüsü’nün (BASt) de katıldığı bir araştırma, bugüne kadar kullanılan malzemelerin iklim değişikliği nedeniyle çoktan sınırlarına ulaştığı ve harekete geçilmesi gerektiği sonucuna varıyor. Ancak bu bulgular, iklim koşullarına uyarlanmış yol kaplamaları için henüz bağlayıcı düzenlemelere dönüşmüş değil.


Brandenburg’daki A2 otoyolunda aşırı sıcak nedeniyle parçalanan beton kaplama, Almanya’da özellikle eski yol kesimlerinin yeni sıcak hava dalgalarına ne kadar hazırlıksız olduğunu ortaya koyuyor. Mevcut yol standartlarının geleceğin iklim koşullarına uyarlanmasında ise hâlâ ciddi eksikler bulunuyor.Fotoğraf: Michael Bahlo/dpa/picture alliance

2070’lerin iklimine uygun asfaltlar

Bugün yenilenen her yolun, ancak onlarca yıl sonra gerçeğe dönüşebilecek aşırı sıcaklıklara da dayanması gerekiyor. Önemli karayolu altyapısını uzun vadede sıcağa karşı dayanıklı hâle getirebilecek birçok yöntem bulunuyor.

BASt’ın da katıldığı 2019 tarihli bir araştırmada, asfalta açık renkli kuvarsit taşı karıştırılması durumunda yol yüzeyinin yedi dereceye kadar daha az ısındığı tespit ediliyor. Bilim insanları, yollara mümkün olduğunca hızlı biçimde güneş ışığını yansıtan üst tabakalar uygulanmasını ve soğutucu özellik taşıyan malzemeler kullanılmasını öneriyor.

Bu öneriler şu anda sahada test ediliyor. Ancak araştırmada bu tür sıcaklığa uyum yöntemlerinin maliyetleri ve dayanıklılığı incelenmiyor. Uygulamada ise yollarda bugüne kadar çok az şey değişiyor.

Autobahn GmbH, yol yapımında bazı durumlarda şimdiden daha açık renkli taşların kullanıldığını belirtiyor. Ancak kurumun yanıtından bunların nerede ve ne ölçüde kullanıldığı anlaşılmıyor. Açık renkli taşların bölgesel olarak bulunabilirliği ve maliyeti de bu konuda rol oynuyor.


Yolların yenilenmesi, yalnızca mevcut hasarı gidermek için değil, gelecek on yılların daha sıcak iklimine dayanabilecek yeni asfalt teknolojilerini devreye sokmak için de kritik fırsat sunuyor.Fotoğraf: Roland Weihrauch/dpa/picture alliance

Sıcağa dayanıklı yollar: Teknik olarak neler mümkün?

Almanya’da bazı eyaletler ve kentler şu anda daha açık renkli yol yüzeylerini test ediyor ya da bu yönde projeler planlıyor. Batı Almanya’daki Oberhausen kentinde ve Brandenburg eyaletinde açık renkli yol yüzeyleriyle pilot uygulamalar yapılması planlanıyor. Stuttgart’ta ise açık renkli ve parıltılı granüllerin öncelikle görünürlüğü artırması hedefleniyor.

Ancak Almanya, sıcaklıktan kaynaklanan hasarlara karşı uygun yol kaplamalarını sistematik biçimde kullanmaktan hâlâ çok uzak.

Stelzenmüller’e göre asfalt yüzeyine açık renkli kuvarsit serpilmesi de etkili olabilir ve kısa vadede uygulanabilecek bir yöntem oluşturabilir.

Ortalama sıcaklıklar giderek yükselse de Almanya’daki bir başka sorun, yol kaplamasının don koşullarında da sağlam kalmak zorunda olması.

Stelzenmüller, bitüme alternatif olarak hem don hem de aşırı sıcak koşullarına dayanabilen yüksek performanslı bağlayıcı maddeler üzerinde çalışıldığını söylüyor. Mühendis şöyle diyor:

“Bu malzemeler bir yandan son derece esnek. Böylece düşük sıcaklıklarda soğuğun yol açtığı gerilime dayanabiliyor. Diğer yandan çok yüksek bir dayanıklılığa da sahip oldukları için yüksek sıcaklıklarda oluşabilecek deformasyonlara karşı direnebiliyor.”

Dünyadan örnekler: Asfaltta su ve yansıtıcı kaplamalar

Dünya genelinde altyapının değişen iklim koşullarına uyarlanması gerekiyor. Örneğin Tokyo Belediyesi, yol yenileme çalışmalarında güneş ışığını yansıtan ve su tutabilen yol yüzeylerini düzenli olarak kullanıyor. Bu yöntemler yol yüzeyindeki sıcaklığı sekiz ila 10 derece azaltabiliyor. Japonya’nın başkentinde 2030 yılına kadar yaklaşık 245 kilometrelik yolun bu malzemelerle kaplanması hedefleniyor.

ABD’nin Phoenix kentinde de çok sayıda yola açık renkli kaplamalar uygulanıyor. Böylece daha fazla güneş ışığı geri yansıtılıyor ve yollar daha az ısınıyor. Bu yolların gündüz saatlerinde geleneksel yol kaplamalarına kıyasla yaklaşık 6,7 derece daha serin olduğu ölçülüyor. Ancak bu uygulamanın çevredeki havayı yayalar açısından hissedilir ölçüde ısıttığı da belirleniyor.


Tokyo ve Phoenix gibi kentler yansıtıcı ya da su tutan yol kaplamalarını kalıcı çözüm olarak kullanırken Almanya, aşırı sıcaklarda deforme olan asfaltı sulayarak geçici önlemler almaya devam ediyor. Uzmanlar, bu yaklaşımın yerine iklime dayanıklı yeni malzemelerin sistemli biçimde uygulanması gerektiğini vurguluyor.Fotoğraf: Jacob Schröter/dpa/picture alliance

Asıl sorun: Siyasetçiler yeni koşullara uyum sağlayamıyor

Stelzenmüller’e göre iklime uyarlanmış yol yapımı konusunda şu anda çok sayıda araştırma yürütülüyor. Stelzenmüller şöyle diyor:

“Ancak bu bulguların yönetmeliklere girmesi ve yolların bu esaslara göre düzenli biçimde inşa edilmeye başlanması yıllar, hatta onlarca yıl sürebilecek bir süreç. Bunun önümüzdeki iki ya da üç yıl içinde uygulanmasını beklemiyorum.”

Federal Ulaştırma Bakanlığı ile yetkili karayolları idaresi konuya öncelik verse, altyapının aşırı sıcaklara uygun hâle getirilmesi daha hızlı mümkün olabilir.

Asfalt karışımlarının geliştirilmesinde zararlı madde sınırlarının sıkılaştırılmasına ilişkin başka bir düzenlemede bunun yapılabildiği görülüyor.

Federal Ulaştırma Bakanlığı, yeni yönetmelik resmen yürürlüğe girmeden önce, daha az zehirli yol kaplamalarının 2025 yılında “mümkün olan en kısa sürede” kullanılmasını emrediyor.

Stelzenmüller bu süreci şöyle anlatıyor:

“Bu sınır değerlere uyulması için çok büyük bir gereklilik ve aciliyet vardı. Bu nedenle birkaç yıl içinde yeni yönetmeliklerin oluşturulması hızlı biçimde mümkün oldu.”

İklim değişikliklerine uyarlanmış ve geleceğe dayanıklı yol yapımı için araştırmaların artık bir araya getirilmesi ve sonuçların hızla yönetmeliklere aktarılması gerekiyor.

Mühendis bunu “Konuya daha fazla öncelik verilirse birkaç yıl içinde yeni asfalt türlerine sahip olabiliriz” sözleriyle açıklıyor.

DW, konuyla ilgili Federal Ulaştırma Bakanlığı’na sorduğu sorulara haberin yayına hazırlandığı saate kadar herhangi bir yanıt alamadı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.