Almanya’da UFO gördüğünü düşünenlerin başvurduğu CENAP, 50 yıldır şüpheli vakaları çözmeye çalışıyor. Yaptıkları işi “UFO dedektifliğine” benzeten Başkan Köhler, deneyimlerini DW’ye anlattı.
Tanımlanamayan Uçan Nesneler, kısa adıyla UFO’lar on yıllardır filmlere, araştırmalara konu oluyor. Gizemli uzaylılar, UFO’larıyla Dünyamıza iniyor, inceleme ve deneyler yapıyor, insanları kaçırıyor ya da 80’li yılların ünlü filmi E.T.’de olduğu gibi Dünya’da mahsur kalan sevimli uzaylı insanlarla dostluk kuruyor.
UFO’ların da uzaylıların da varlığı hâlen kanıtlanabilmiş değil. Ancak buna rağmen insanlarda uyandırdığı merak azalmadı. UFO gördüğünü sananların sayısı da…
Alışılmadık Gökyüzü Fenomenlerini Araştırma Merkezî Ağı, kısa adıyla CENAP, Almanya’da UFO gördüğünü düşünenlerin başvurduğu kurumlardan biri.
Hansjürgen Köhler başkanlığında gönüllülerden oluşan beş kişilik ekip, kendilerine gelen bilgiler ışığında işin özünü araştırıp bir nevi “UFO dedektifliği” yapıyor.
60’lı yaşlarının sonundaki Köhler’in gök cisimlerine ilgisi küçük yaşlardan başlamış. Babası “doğru dürüst bir meslek sahibi” olmasını istediği için astronotluktan vazgeçip ticaret eğitimi almış. Ama hobi olarak UFO’larla bağını hiç koparmamış.
ABD’nin ünlü NASA’sı daha sadece 2023’ten bu yana bir UFO direktörüne sahipken Almanya Hansjürgen Köhler sayesinde 50 yıldır işin içinde.
Kurulduğu 1976’dan bu yana CENAP’a 13 bin 621 UFO ihbarı gelmiş. Köhler, ihbarların açıklığa kavuşturulma oranının çok yüksek olduğunu, şimdiye kadar sadece 89 vakanın çözülemediğini anlatıyor. Ancak son beş yılda ihbar sayısında büyük artış olduğunu belirtiyor. Sadece geçen yıl bin 348 vaka bildirilmiş.

“UFO”ların arkasındaki gerçekler
UFO sanılan cisimlerin çoğu, aslında çok basit açıklamalarla aydınlatılabiliyor. Roketler, uydular, parlak gezegenler ya da sabit yıldızlar. En klasik UFO ise gökyüzünün en parlak yıldızı Sirius ya da Türkçe adıyla Akyıldız. Meteorlar da sıklıkla UFO sanılıyor.
CENAP özel bir kuruluş. Almanya’da alışılmadık gökyüzü olaylarının bildirildiği Alman UFO Araştırmaları Derneği (DEFUGO), uluslararası UFO ağının Almanya şubesi olan MUFON-CES ve UFO Fenomeni Araştırma Derneği (GEP) gibi başka kuruluşlar da var.
Hansjürgen Köhler, CENAP’a gelen bildirimlerin yaklaşık yüzde 40’ının uzay teknolojisiyle bağlantılı olduğunu anlatıyor. Sıklıkla karşılaşılan bir durum, örneğin Elon Musk’ın Starlink uyduları. Bu uydular belli koşullarda aşırı parlama yaratabiliyor ve uçak pilotları dahil pek çok kişinin bildirimde bulunmasına yol açıyor.
Ancak uçaklar, helikopterler ya da İHA’lar da sık sık yanlış alarma neden oluyor. Köhler, özellikle de delice manevralar yapan İHA’ların insanları yanılttığını belirtiyor. Başta ışığı güçlü bir şekilde yansıtan folyo balonlar olmak üzere her tür balon, ayrıca kilometrelerce uzaktan görülebilen büyük lazer ve ışık gösterileri de UFO sanılabiliyor.

“UFO”ları en çok balkonda sigara içenler görüyor
CENAP’ın 24 saat boyunca çalışan bir telefon yardım hattı var. Ayrıca kuruluşa WhatsApp, e-posta ve internet sitesindeki form üzerinden de ulaşılabiliyor. Köhler, her mesajı 24 saat içinde yanıtlamaya çalıştığını belirtiyor. Kendisine bildirimde bulunanlardan tarih, saat, yer, yön, gözlem süresi ve görgü tanıklarının sayısı gibi bilgilerin yanı sıra varsa fotoğraf ve videoları göndermeleri isteniyor.
Köhler’in ana çalışma saatleri akşam 22 ile gece yarısı arasında. Bu saatlerde insanların genelde balkona çıkıp gökyüzüne baktıklarını, çoğunun sigara molası sırasında gökyüzünü gözlemlediğini belirten Köhler, “Gökyüzünde meteor ya da bir roket parçasının atmosfere yeniden girişi gibi özel bir olay yaşandığında bir gecede 60 ila 80 bildirim birden aldığımız oluyor” diyor.
Astronomi bilgisizliği ve algı yanılsaması
Peki Hansjürgen Köhler’in kendisi UFO’larla ilgili ne düşünüyor?
UFO çevrelerinde şüpheciler arasında yer aldığını anlatıyor. Halk arasında astronomi bilgisinin zayıf olduğunu belirten Köhler, diğer yandan insanın algılarının da kendisini yanıltabildiğine dikkat çekiyor.
Psikolojide buna “pareidolia” deniyor. Beynin rastgele uyarıcıları insan yüzleri ya da nesneler gibi tanıdık şablonlar olarak algılama eğilimini ifade ediyor. Örneğin buluta benzer yapılar ya da ışık yansımaları beyinde Ufo olarak algılanabiliyor. Bu hatalı algı eğilimi, stres seviyesi, karakter ve beklentiler gibi faktörlerin de etkisiyle kişiden kişiye değişebiliyor.
“UFO dedektifi”
Köhler, kendisine gelen bildirimleri açıklığa kavuşturabilmek için astronomi programları, uzay ajanslarının bilgileri, uçuş trafik bilgileri gibi kaynaklardan yararlanıyor. Özel durumlarda Alman ordusunu aradığı da olmuş. Yaptığı işin bazen dedektifliğe benzediğini söylüyor.
Köhler, 90’lı yıllarda tanık olduğu bir olayın hâlâ aklından silinmediğini anlatıyor. Genç bir kadın aylar boyunca her akşam bir UFO’nun peşine takılıp Almanya’nın Ruhr bölgesinden Belçika’ya otomobil sürmüş. Kadın, bir keresinde kendisini bir kamyonun solladığını ve korna çaldığını anlatmış ve bunu kamyon şoförünün de UFO’yu gördüğünün işareti olarak yorumlamış. Ancak garip bir durum varmış. UFO sürekli şekil değiştiriyor, bir büyüyüp bir küçülüyormuş. Köhler düşünüp taşınıp sonunda hikâyenin ardında yatan gerçeği bulmuş. Kadın yarı körmüş ve büyüklüğü sürekli değişen UFO ise Ay’ın farklı safhalarından başka bir şey değilmiş.

Bir keresinde de gördüğü meteoru füze sanıp savaş çıktığı düşüncesiyle kendine evde barikat kuran bir kadının aradığını anlatıyor. CENAP’ı her yaştan, cinsiyetten, her türden insanın aradığını belirten Köhler, kendilerine ulaşanların olay aydınlandıktan sonra müteşekkir olduklarını ve rahatladıklarını söylüyor.
Aradan geçen zamanda Avrupa Uzay Ajansı (ESA) da bazı vakaları Köhler’e havale etmeye başlamış. Üç yıl önce Norveçli bir araştırma ekibi kutup ışıklarını gözlemlerken gökyüzünde garip bir şey görmüş. Ancak Köhler, “Ateşlenen bir roketin yakıtı dondurucu soğukta kristalleşmişti. Bu da gökyüzünde muazzam bir büyü yaratıyor” diyor.
Altı ay kadar önce de Portekiz’de bir plajda uzaylıların görüldüğü haberi iletilmiş kendisine. Bir kadın kamp ateşinin yanında otururken defalarca denizde kaybolan uzaylılar gördüğünü söylemiş ve bunu en ince ayrıntısına kadar çizimlerle belgelemiş. Köhler, sahilde bir dalış okulu bulunduğunu, kadının gözlemlediği şeyin dalgıçlar olduğunu söylüyor.
Peki günün birinde gerçekten de bir UFO Dünyamıza iniş yapar mı?
Köhler, “Şimdiye kadar gelmediler” diyor ama aynı zamanda galaksideki tek canlı varlık olmadığımızdan da emin. “Aksi takdirde bu bir yer israfı olurdu” diyor ve ekliyor:
“Bugün gelmeleri ihtimalini dışlayamam. Ama zaten Dünya’ya iner ve burada olup bitenleri görürlerse çok hızlı bir şekilde geri döneceklerdir.”